Tags

Related Posts

Share This

BEN

Gecenin çocuğuyum ben. O dünyaya getirmiş beni. Karanlığın içinde ağlamaklı bir bebeğim. Sesi yine karanlıkta kaybolanlardan. Gece örter üstümü doğduğumdan beri. Ben geceleri kendim olurum. Dolunayı gören kurt adamlar gibi… Karanlık, ucunda bir son olmayan yoldur. Ve ben o yolda ilerlemeyi göze alan bir göçmen… Tek başına, yapayalnız… Ama yine de severim yalnızlığı. Gece koynumda çünkü. Yıldızlar gökyüzünde doğru yolu bulmamı isteyen arkadaşlarım gibi. Loş ışıkları altında aydınlatıyor gecemi. Ayın bin bir çeşit hali var benim için. Her baktığımda ayrı bir anlamı. Bazen aya benzetirim kendimi. Uzaktan ne kadar da parlak ve göz alıcı ama yakınlaştıkça da çukurlarında kaybolmaktan korkarsın. Yaralıdır ay. Hiç belli etmez. Yıldızların hepsiyle iyidir ama çoğunu sevmez. Yıldızlar ki daha çok parlamak için yarışırlar. Sivrilip çıkmak için milyonlarca yıldızın arasından… Yapmacık bulurum ben onları. Makyajla güzelleştirilmiş kadınlar gibi. Uzak dursunlar benden. Günün birinde onlar da sönecek ya. Ya da kayıp gidecekler gökyüzünden. Oynadıkları oyun sahnesinden uzaklardan izlerim ben. Gülerim onlara, girdikleri farklı kalıpların ardında sakladıkları yalan dünyalara. Gecenin çocuğuyum işte ben. Her şey güneş ışığında berraklaşır, her şey güneş ışığında açıklanır ama benim için sadece gece vardır. Ayın ışığında güneşlenirim ben. Karanlık biraz loşlaştımı duygusallaşırım. Bilirim ki ayın bir tarafı karanlık, bir tarafı aydınlık. Yarı mutlu, yarı mutsuz anlayacağın. Ama mutsuz tarafı da karanlıkta kaybolur gider ve biz onu anlamayız. Kimse anlamaz ya beni. Anlatamam kendimi milyonlarca yıldız arasından birine. Tek tük belki de. Çözmek isterlerse gerçek anlamda yıldız olanlar. Sanırım onları seviyorum. Gece onları bekler, bazıları gelmezse de özlerim. Söndüler mi diye düşünmem. Üzülmek istemem ben. Birisi için üzülmek, gözyaşı dökmek anlamlıdır benim için. Durduk yere ağlayanlara kızarım. Gözyaşının anlamını oturtamam o sahte yüzlerine. Sönen yıldızlar vardır ki ağlarsın, bazısı hiç umrunda dahi olmamalı. Gecenin çocuğuyum ya ben işte. Çok gerçekçi az hayalperestim. Gece çıkar her şey meydana. Gündüz karanlıklar belki güneşle aydınlanır ama gece onları göremezsen bil ki gelip geçici kişilerdir. Hayatına bir anda girerler ama o karanlık günde ve gecede kaybolup giderler. Zaten gelip geçici değil mi her şey. Ben, sevgim, arkadaşlıklar ve belki de sevgilim. Kaybedilir ya her şey, anlamazsın. Farkında olmadan yitirilir. Belki hataların vardır geçmişe dair. Ama zamanla unutulur. Diyorum ya işte gelip geçici her şey. Unutamıyorsan da gece örter kusurlarını. Keşke bende de öyle olsa. Her dakika güneşin batışında tedirgin olmak… Çok zor. Yüzleşme vakti geliyor diye. İçimden seslenen öteki kişi açığa çıkıyor ve ben kimsenin tanımadığı biri oluveriyorum. Karanlık büyütüyor onu. Kötülükler besliyor. Büyüyor… Büyüyor… Herkes uykusuna çekilirken o herkesi düşünüyor. Garip analizler ve insanları sınıflandırmalar. Kime yakın olması gerektiğine karar vermeler. Ama tek yakın olduğu yine kendisi. Sevgisi uzakta kaldı onun. Bağlandıkları ve alışkanlıkları. O karanlıkta yalnız olduğu için mutlu. Herkes uyurken o düşünüyor. Gecenin sessizliğinden bir ses çıkar mı diye umutla bekler ama her sonda da umutlarını yitirendir o. O gecenin çocuğudur. Her şeyin farkında olduğu zaman aşıktır. Hem korkar geceden, hem de bağlanır hiç düşünmeden. Mutlak güven duygusuyla hissetmeye çalışır o sonsuzluğu. Dokunmak ister. Yıldızlara… Gerçekte inandığı kişilere. Ne kadar da uzaklar ama. Gece her şeyine çözüm olamaz tabi. Onun bir de ikizi var. Aynı bedende farklı ruhlarda. Doğanın çocuğuyum ben. Esen rüzgarda şarkımı söylerim. Bazen haykırırım sevdamı. Fırtınalar koparırım. Bazen de kulağına fısıldarım. Ruhunu okşayan ses tonumdur rüzgar. Sana verdiği hoşnutlukla bağlanırsın bana. Ama asıl gerçek olandır doğa. Kuşların uçuşundaki asaleti barındırırım bir yerde. Duruma göre hızlanırım ama en sevdiğim süzüle süzüle uçmaktır şu hayatta. Ne yüksekleri isterim, ne de alçaklarda gezinmeyi. Keyiflendim mi sevgi sözcükleri şakırım. Pek kızmam ben, sinirlenemem. O zaman ki nefret kusarım. Bir kartal olur ve bir yavru kuşu alıp kaçarım. Acımasızım. Ardıma bile bakmam. Denizimdir ben. Gel-gitlerim olur elbet. Dengesizdir denizim. Seversem taşarım, fazla sevgiden zarar bile verebilirim. Üzülürsem acı çeker balıklarım. Sahile vurarlar birer birer. En küçüğünden en büyüğüne ölür denizimdeki varlıklarım. Kuruyup biterim. Üzülemem işte onlar için. Dalgalarım kayalara vurarken ben ruhumu dinlerim. Dalgalarla kayaların bana sunduğu müzik keyfinde. Bir yaprak olurum. Oradan oraya gitmek ister ama engellenirim. Küsmem ama istediğim olmadı diye. Bir gün elbet o tatlı rüzgar beni oraya taşır diye umut beslerim. Sadece seni özlerim ama gelemem bir daha yanına, bunu da bilirim. Yağmur olurum o vakit. Olduğun yere yağarım. Bil ki ağlıyorum. Senin için… Özleminden yanıp tutuşuyorum. Bakmışsın ateş olmuşum. Sevdamı tutuşturmuşum. Korları hâlâ tenimde, izleri hâlâ kalbimdedir diye. Hissetmek güzel diye. Seni ve solmuş sevgini. Ne kadar da isterdim bilmeni. Doğanın çocuğuyum işte. Mutluyken ve mutsuzken her biri benimle. Onları insan diye dolaşan çoğu kişiden çok severim. Daha anlayışlı ve bendendirler diye. Ben severim. Sevdiklerimin her biri ayrı bir çiçektir. Ayrı kokulardır. Hepsi farklıdır. İçimdeki sevgi gecenin karanlığı kadar sonsuz… Doğanın güzellikleri kadar hayranlık vericidir. Severim. Sevgiye muhtacım. Bazıları var ki sevgilerine hayranım. Onları kıskanırım o zaman. Bende daha fazlası vardır ama yaşayamam. Engellenirim bir şekilde. Küsemem. “Sevmek güzel be!” diye bağırırım. Sesim boğuk çıkar, biraz da ağlarım. Sen varsın ya. İyi ki vardın işte. Olmuştun bir zamanlar. Var olmuştun benim için ama sonra sen de söndün. Gitti bütün güzelliğin ve ben yine yalnız kaldım. Ben işte ben! Ben her anımı doğayla yaşarım, ben gece gerçeklerle doğanım. Yaşanmışlıkların hepsi bir bir aklımda. Yalnızım ve kendi içimde yaşarım. Ebedi ve ölümsüz bir ruh aleminde. Doğayla iç içe… Gecenin koynunda karanlıkla sevişirim. Kendimi bu yüzden çok severim. Ben sadece biriyim. Aynı zamanda da tek bedende bir çok kişiyim. Anlayamazlar. Elimden de bir şey gelmez. Anlatamam. Sözcükler yardımıma koşar. Her bir harf benim adıma konuşur. Belki bir gün o zaman anlarsın beni. “Beni tanısan var ya.” dememe gerek kalmaz. Ben karanlıklar ülkesinin mutlu prensiyim. Doğanın kötülüğünü de yaşatacak kadar zalim. Karanlıkta avını bekleyen bir aslanım. Ömrü bir gün olan en güzel renkte bir kelebek de… İşte ben biriyim ama aynı beden de milyonlarca kişiyim.

 

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)