Tags

Related Posts

Share This

BOL BUDAKLI İNCE DAL (2)





Barıştıktan sonra iki gün geçmişti. İşten geç çıkmış, arkadaşlarla beraber bir türkü barda fazla mesainin acısını çıkarmıştık. Eve geldiğimde vakit hayli geçti. Aynı konuyu daha önce defalarca konuştuğumuz halde sevgilim yine bildiğini okumuş, akşam yemeğini bensiz yememişti. Bunu beni sevdiğinden yaptığını biliyordum ama Tanrı’nın insana ve annenin evladına olan sevgisi haricinde hiçbir sevginin birisini aç beklemeye mecbur edeceğine inanmıyordum. Safi sevginin karşılık almaya hatta karşılık beklemeye gerek duymadığını söyleyebilirdim ki bu yalnızca sözünü ettiğim iki durum için geçerli olabilirdi.








Lavaboya girerken sofraya kendisiyle oturmamı istiyorsa kahve yapması gerektiğini söyledim. Çıktığımda kahvem hazırdı. Yemeklerinin cazibesine karşı koyamadığımı bildiği halde blöfümü yemiş görünmüştü. Şimdi geriye dönüp baktığımda en çok kahvelerini özlediğimi fark ediyorum. Benden bile güzel yapıyordu ki kahveyi fincan yerine kupayla içen biri olarak neden bir defa olsun nasıl yaptığını sormadım diye kendime kızar dururum.  

Kahveyi içip kupayı yıkadıktan sonra masaya oturdum. Önce önüme bol baharatlı bir çorba koydu. Yemekleri ben geldikten sonra ısıttığı için çorbadan buhar çıkıyordu. Baharatın kokusunu ve çorbanın buğusunu derin bir nefesle içime çektim.

Biliyor musun, seninle yemek yemeyi de sana yemek yapmayı da çok seviyorum.” dedi. “Her yemeğe öyle iştahla ve sevgiyle bakıyorsun ki.”

Bunu ilk defa duyuyordum, hoşuma gitmişti. “Senin bana baktığın gibi mi?” diye takıldım.

Bana bakmadığın gibi. Hoş, yemekleri benden çok sevmene alıştım ya artık sorun etmiyorum.” Sitem yoktu bu cevapta, küskünlük sonrası günlerimizde sitem etmezdi.

Ertesi gün işe gitmeden önce elektrik faturasını yatırmam gerektiğinden erken kalktım. Evde bir gariplik vardı. Ne olduğunu anlamakta gecikmedim, kahve kokusu yoktu. Sevgilim evde olduğunda sabah kahvemi hazırlayıp kahvaltı sofrasını kurduktan sonra işe giderdi. Benim çalışma saatlerim onunkine nispetle esnek olduğundan hep benden erken kalkardı ama ben de erken kalktığıma göre bu defaki fazla erken demekti. Elbiselerini dolapta görmesem yine evi terk ettiğini düşünmeye başlayacaktım. Cezveye su koyup kahvaltılıkları çıkarmak için buzdolabının kapağını açtığımda içeri girdiğini duydum. Sadece benim yediğim gül reçelini (sevgilim çok tatlı bulduğu için yemiyordu) ve yaz helvasını masaya koyduğumda mutfağa girdi.

Onları yerine koy. Ocağı da kapat. Dışarı çıkıyoruz.” Bu bir emrivaki değil ricaydı.

Neden?”

Kahvaltıyı dışarıda yapacağız.”

İşe gitmen gerekmiyor mu?”

Bugün izinliyim. Hadi oyalanma da çıkalım.”

Dışarıda yemek fikri güzeldi ama yatırılmayı bekleyen bir elektrik faturası vardı.

Faturayı dert etme, ben dün yatırdım.”

Müneccim misin sen? Nereden anladın onu düşündüğümü?”

Anlarım ben. Zahmet olmazsa giyin de çıkalım. Midem kazınıyor.”

Dışarıda hava nasıl?”

Güneşli ama ortalık henüz ısınmamış. Üzerine bir şey al istersen.”

Sen alacak mısın?”

Düşünmüyorum. Üşürsem sen ısıtırsın beni.”

Olur. Sahi ne yapıyordun sen dışarıda bu saatte?”

Ufak bir işim vardı. Biliyor musun gelirken…”

Yatak odasından çıktığımı görünce yarıda kesti cümlesini. Şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu.

Ne oldu? İlk defa görmüyorsun ya beni.” dedim.

Bunu nasıl beceriyorsun?”

Neyi?”

Hız ve şıklık arasında doğru orantı kurabilmeyi. Tam tersi olması gerekmiyor mu?”

Şıklık benim genlerimde var kızım. Kontrolü bilinçaltıma bırakıyorum, olup bitiyor.”

Dışarı çıktık. Apartmanın kapısını kapatır kapatmaz koluma girdi. Üşümemişti, sadece yakın olmak istiyordu. Tuhaf olan, benim yakınlıktan rahatsız olmamamdı. Hatta abartıp başını omzuma koymasını istedim. İki yıl sonra sevgilime aşık olmaya başlamıştım galiba.

Nereye gidiyoruz?”

Bilmem. İlk gelen otobüs bizi nereye götürürse.”

Ciddiyetini anlamak için yüzüne baktım, dudaklarındaki muzip gülümsemeden başka hiçbir ipucu bulamadım. “Yanlış duymadım değil mi? Bilmediğini söyledin az önce.”  

Bir şey söylemeden yüzüme bakıp gülümsemekle yetindi. Bu onayladığını gösteriyordu. Nihayet bazı şeylerin benim isteğime uygun olmasına razı olmuştu demek ki.

Devam edecek…

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)