Çok eskiden “mutluluk” adında büyülü bir duygu vardı belki hatırlayanlarımız olur. Eskiden diyorum hani Sezen Aksu’nun dediği gibi “hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, hani herkes arkadaş, hani oyunlar sürerken, hani çerçeveler boş, hani körkütük sarhoş gençliğimizden, hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken, eskidendi çok eskiden…” Kızmayın sakın eskidenmiş mutluluklar şimdilerde nerde? Çıkıyorum sokağa parkta [...]
”Yalnız Gezenin Düşgenleri” eserinde 10 tane gezisini anlatan ünlü Fransız düşünür, filozof ve yazar Jean- Jacques Rousseau, 230 sene sonra uyanıp günümüz İstiklal Caddesi’nde gezseydi düşünceleri ve izlenimleri neler olurdu?
Gidişleri yetim olur bu şehrin… Son kez çıkarsın dik yokuşları yalnızlıkla beraber. Gözyaşın birikir gözünde ama ağlayamazsın; susarsın sadece şehir susar, insanlar susar ve sen susarsın… Bir yanın bu şehirde kalır sevgilim onu da koyamazsın valize. Anılar hep taze kokar ve buraları süsler. Ardını dönüp son kez bakamazsın; başın öne hafifçe düşer. Güçlü durmak hayat [...]
Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu doğru yorumlaya bilmek için tarih ve iktisat bilgisi gerekli, salt televizyon haberlerinden yola çıkarak bu konunun tartışılması tamamen akıldışı.
Haber kanalların yeni çıktığı zamanlarda haber verme odaklı , farklı alanlardaki uzmanları biraraya getirerek ceryan eden olayları yorumlama ile izleyiciyi bilgilendirme ve bilinçlendirme amacı güdüldüğünü düşünmüştüm, nitekim de öyleydi. Ancak son zamanlarda sanırsam sayıların artması, reklam pastasından daha geniş bir dilim alma çabası, kutuplaşma ve yandaş olma ısrarı haber kanallarını tekrar gözden geçmem gerektiği haline geldi.
Öncelikle seçkin yazar kadrosu, güncel ve kaliteli yazılarıyla 6 yıl ve 55 sayıdır bizimle birlikte olan TÜRK E-DERGİ ailesinin en yeni üyesi olarak tüm okurlarımıza merhabalar diyorum. Bu güne kadar düşüncelerin özgürce paylaşıldığı, bilgi ve kültür yayıncılığının harmanlanarak okuyucuların bilgisayarları başında keyifli ve düşündürücü dakikalar geçirmesini sağlayan e-dergimize bundan böyle elimden geldiği kadarıyla renk katmaya [...]
1998’de şirketi sattığımızda, elime birden bir sürü para geçti. Şimdi uzun süredir düşünmediğim birşeyi düşünmek zorundaydım: parayı tutmayı. Yoksulluktan zenginliğe geçişin mümkün olduğu gibi, zenginlikten de yoksulluğa geçişin mümkün olduğunu biliyordum. Ama geçen yılların çoğunu yoksulluktan zenginliğe nasıl geçilebileceğini düşünerek geçirmiş olmama rağmen, zenginlikten yoksulluğa nasıl geçileceğinin yolları hakkında hiçbirşey bilmiyordum. Bu yollardan kaçınmak için, [...]
Her şeyden önce aşk vardı. Aşktan gayrisi yalandı. Allah aşkı evrene verdi. Evren aşk üzerine yaratıldı. Dünya aşkla döndü. Güneş aşkla yaktı kendini. Tohumlar aşkla filizlendi. Gökyüzü aşktan ağladı. Kuzular aşkla ayaklandı. Aşkla sütlendi göğüsleri. Aşk olmasaydı bu hayat olur muydu? Aşk olmasaydı, gözyaşı pınarları kurur muydu? Aşk. İsmi yetiyor gayrısına ne hacet. Yaradan yarattı insanı aşkla tanısın [...]
Kadınlar bir erkekte ne arar? Bu çok genel aynı zamanda kadınlar için yanıtlaması basit bir soru. Sizlere önerim çıkın kadınlara sorun “Siz bir erkekten neler bekliyorsunuz 5 maddeyle sıralar mısınız ?” diye. Her birinin cevabı genel olarak benzer ama sıralamaları farklı olacaktır. Cevapların erkeklerinkilere göre daha samimi ve kesin olacağından da eminim. Erkekler gibi abartmazlar [...]
Hayatımızı cehenneme çeviren sadece 7 harften oluşan kelimedir AYRILIK…Ama neleri anlatır kimleri ağlatır yaşamayan bilemez.Aşığın o kara sevdasına karşılık çekip giden zalim sevgili hiç mi dönüp bakmaz geride bıraktığı esere?Acaba aşığın döktüğü gözyaşlarını görmez mi yüreğinde hissetmez mi gidiyorum dediğinde buğulu gözlerin bakışını… Oysa giden de haklıdır kalan da…Öyle şey mi olur diye düşüneceksiniz bazıları [...]
Çocuk: “Anneee, şortumu giyebilir miyim?” Anne: “Hayır,yavrum. Henüz yaz gelmedi.Bu bahar…” Bu bahar.. Tanıştırayım Cıvıl cıvıl… İnsanı kendine hapsediyor her bir güzelliğiyle. Uzun kış günlerinin ardından beliren o güneş bambaşka ısıtıyor insanın içini. Güneş bile apayrı vuruyor ışınlarını yeryüzüne baharın edasıyla. Ömrümüze sığdıramayacak kadar çok guzelliklerin var oldugunu isaret ediyor. Evet, ayni gunes bu kez [...]
Efendimiz (s.a.v) bir gün bir sefer dönüşünde yoruluyor ve ağaçların mevcut bulunduğu bir yerde kılıcını bir ağaç dalına asıyor ve istirahat buyuruyor. Mübarek bedeni zemine henüz temas etmişken bir kafir sessizce yaklaşarak kılıcı daldan alarak efendimizin tepesine dikliyor. Şimdi seni benim elimden kim kurtaracak diyor. Birazdan efendimizin mübarek dudaklarından tarihin bugüne kadar kaydettiği en cesurane [...]
Beş yıl ve dokuz ay geçmişti ‘’Kadın’’ ebedi hayata göçeli. Parlanın dedesi pastayı almış mumları üzerine özenle dizmişti beş yıldır aksatmadan sürdürdüğü bu geleneği yineleyeceklerdi, küçük Parla artık yedi yaşına gün itibariyle basmış bulunmaktaydı. Geçen yıllarda Parla anaokuluna gitmiş okumaya denemez ama harfleri ard arda sıralamaya başlamıştı. Zekiydi her küçük çocuk gibi, hayata mutlu mutlu [...]
Herkese selamlar… Uzun süren bir sessizlik sonrası yine aranızdayım. Bu yazım İngiliz Edebiyatı hakkında. Size, bir kısa öyküyü (short story) oluşturan öğeleri, işin içine kendi yorumu katarak anlatmaya çalışacağım. Fakat paragrafın başında belirttiğim gibi bu yazıyı, aldığım İngiliz Edebiyatı dersi sayesinde yazıyorum. Türk Edebiyatı’nda bu öğelerin tanımları değişiklik gösterebilir. Futbolu anlamak için ofsayt (genellikle erkekler [...]
