Türk E-Dergi

Mart, 2010 için arşiv

Mehmet Egemen Özkan İlk yorumu siz yapın

Herkes  rahmi kadar konuşmalı!…. Haluk Bilginer’in bir mülakatında söylediği bu söz aklıma sanki çivilenmişti.  Üstat “Erkek doğuramadığı için kadını kıskanır. Kadından korktuğu için onu aşağılar. Bence herkes rahmi kadar konuşmalı!” demişti. Doğrudur, kadını erkekten ayıran en önemli özelliğidir doğurganlık.  Gücü de güçsüzlüğü de doğurganlığından gelmektedir kadının.  İçgüdüleri, davranışları tamamen bu duruma endekslidir.  Bundan dolayıdır karmaşıklığı [...]

Kategoriler: Editörden
Mehmet Özkara İlk yorumu siz yapın

Başlangıçtan beri “Biraz da Müzik” adını verdiğimiz köşemizden, “Merhaba!” sevgili Türk E-Dergi okurları. Bu ayki yazımızda da birbirinden güzel haberlerle karşınızdayız, yeni video klipler, çıkacak olan albümler ve festival haberleri ile bu ay ki yazımızda yine yok yok. Bir bakalım neler varmış?   Stil Zengini Pamela Önümüzdeki haftadan itibaren yeni albümü ile karşımızda olacak olan [...]

Kategoriler: Biraz da Müzik
Mehmet Egemen Özkan İlk yorumu siz yapın

O kadar önemli mi kadınların ne istediği, zaten kadın hakkı diye bir şey yok kıllı Hakkıların ne istediği her zaman daha önemli insanlık için, sonuçta sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmememiz gereken bir kesim için yazı yazmak bile yersiz, aslında günaha bile girebiliriz bu yazıyı yazarken ee sonuçta kadınlar şeytanın dünyadaki yansıması, ana rahmine düştükleri [...]

Kategoriler: Naçizane
İpek Yaşar İlk yorumu siz yapın

Bir sayılık kadın olalım hepimiz, evet. Önce kadını tanımlamakla başlamalıyım. Günümüzde kadın, kadıncık sıfatıyla köleliğe itilmiş, her türlü hizmete uygun kısa süreli kullanılabilen varlık olarak algılanmakta. Henüz sözde insan modeline uygun olmayan fakat hayatın her evresinde mühim başarıların kaynağı olan bu canlı, nasıl olur da dünyanın %51’lik oranıyla dahi azınlık durumunda, geri planda olur anlamıyorum. Erkeklerimizin [...]

Kategoriler: Naçizane
polifonikdenemeler İlk yorumu siz yapın

Çalmayan kapıları kendi yüzüme kapatıyorum; çünkü bir tek bu işe yarıyorlar… Ben Bilinmeyen. Hiçlikten doğup, hiçliğe giden. Yokluk giyip, tokluk içen. Benim adım Bilinmeyen. Ömrüm; hiç bilinmeyenli, çok sevilmeyenli, biraz gerekmeyenli bir denklem. Çözmeye lüzum gerektirmeyecek kadar haybeden bağış, cömert bir bahşiş, hava parası… Şikayetim olmazdı olmasaydı. Hiç bir şey yapmadan yorulmak, yorulduğumda uyumak. Hep [...]

Kategoriler: 54. Sayı, Naçizane
polifonikdenemeler İlk yorumu siz yapın

Erotik melankolik hallerde cebime sığdırabileceğim kadar küçük yüzler. Sesleri, giyimleri, ferdilikleri kadın olmuş bebek ruhlarında. Dünyaya yeni yeni açılan, uykudan uyanmış gibi mahmur gözleri, feleğin çemberinden geçmişçesine kırmızı ve şehvetli… İncecik bacakları minicik eteklerinin altında kırılacak kadar cılız; çok geçirgen, pek de saydam. Bir bebeğin doğumu gibi sancılı ve kanlı hayatın içinde balığını bekleyen oltaya [...]

Kategoriler: Naçizane
Beysim Öztürk İlk yorumu siz yapın

   Sancıları o gece daha da artmıştı. Dokuzuncu aydan henüz gün almıştı ki artık dünyaya gelmeye hazır olduğunu söylüyordu kadının rahmindeki. Gerçek bir nefes alma vaktinin geldiğini tekmelerle kıpırdanmalarla geçici sahibesine anlatmaya çalışıyordu.    Gece iki sularında hastaneye yetiştirilen kadın, bir kız çocuğu annesi oluvermişti. Hayatına anlam katacak ve kendisine benzemesi için uğraşacağı minik kızını [...]

Kategoriler: Naçizane
Alparslan Zengin İlk yorumu siz yapın

Şubat kısa bir ay. Kısa olduğu yetmezmiş gibi ilk günleri de sakin geçince bu yıl, bu sayıda Gündem Takibi köşesinde ne yazacağıma dair endişelenmeye başlamıştım. Her gece uyumadan önce mecliste kavga çıksın, birileri Ergenekon operasyonunun artık sayısını şaşırdığım dalgalarından birinde gözaltına alınsın, Genelkurmay’dan darbe planlarına dair bir açıklama gelsin diye dualar ediyordum. Doğruyu söylemek gerekirse [...]

Kategoriler: Naçizane
Pelin Köklü İlk yorumu siz yapın

Bir sayılık kadın olmak kolay olsa gerek… Peki, hep kadın olmak? Bazı kadınlar için çok güzel, bazıları içinse değeri olmayan bir duygu. Neden bazı kadınlar el üstünde tutulurken bazıları kötü muameleye maruz kalıyor? Nedir bunun ölçütü, bir kadının diğerinden daha güzel, daha akıllı olması, daha güzel yemek yapıp kariyeriyle özel hayatını birlikte yürütebilmesi mi? Ne [...]

Kategoriler: Naçizane

‘‘Kadının Adı Yok!’’ der Duygu Asena sevdiğim ve daha sonra da filme uyarlanan bir kitabında. Ama olmalı… Kadının bir adı olmalı! Sadece adı değil; diploması, ekonomik özgürlüğü,  cinsel özgürlüğü, Virginia Woolf’un da belirttiği gibi ‘kendine ait bir odası’ olmalı! Ve kadının kadınlığını yaşayabileceği; ‘‘bayan’’ kelimesi altında cinselliğinin ötülmediği; sadece bacı, anne, kız arkadaş, eş ya [...]

Kategoriler: Naçizane


Arama

Son Cıvıltı