<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk E-Dergi</title>
	<atom:link href="http://www.turkedergi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkedergi.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Sanal Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jan 2012 07:33:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>MERHABA&#8230;</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/merhaba-2-3311?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=merhaba-2</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/merhaba-2-3311#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 18:43:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Oktay</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Naçizane]]></category>
		<category><![CDATA[beysim öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[editör]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[turgut maraş]]></category>
		<category><![CDATA[turkedergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3311</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="230" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/eslemnokta_zorzaman2-300x230.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="eslemnokta_zorzaman2" title="eslemnokta_zorzaman2" /></p>Merhabalar, Türk e-derginin 64.sayısıyla sizlerle yeniden buluşmamızın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sayı da ayrı bir heyecan daha taşıyorum her zamankinden biraz farklı olarak. Türk e-derginin editörü olarak yazdığım ilk sayımız. Kelimeler hangi yerlere konacağını bilemiyor, sözler havada asılı, sözlerin hepsi sizlere tutsak.. &#160;     Değerli ağabeyim Mehmet Egemen Özkan&#8217;ın üniversitede yıllarında kurduğu bu dergiye , [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="230" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/eslemnokta_zorzaman2-300x230.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="eslemnokta_zorzaman2" title="eslemnokta_zorzaman2" /></p><p><strong><em>Merhabalar, Türk e-derginin 64.sayısıyla sizlerle yeniden buluşmamızın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sayı da ayrı bir heyecan daha taşıyorum her zamankinden biraz farklı olarak. Türk e-derginin editörü olarak yazdığım ilk sayımız. Kelimeler hangi yerlere konacağını bilemiyor, sözler havada asılı, sözlerin hepsi sizlere tutsak..</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>    Değerli ağabeyim Mehmet Egemen Özkan&#8217;ın üniversitede yıllarında kurduğu bu dergiye , üniversite birinci sınıftaki bir öğrenciyi editör koltuğuna getirmesi bazılarının kafalarında soru işaretleri , bazılarımızda neden soruları bırakmış olabilir. Biz bir aileyiz . Ayaklarımızın altına bir uçan halı serilmiş ve bana &#8220;dümene geç&#8221; denildi. Şimdi bu köklü dergiyi ileri götürebilmek, sizleri memnun edebilmek için ayaklarım titreyerek geçiyorum dümene&#8230;</em></strong></p>
<p><strong><em>   </em></strong></p>
<p><strong><em>    Türkçe&#8217;nin gücüyle, haykırmaya devam ediyoruz bir düşünceyken kalbimize yağan her şeyi&#8230;</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>   </em></strong></p>
<p><em><strong>Sözü şerbet bilip, Türkçe yazanlar</strong></em></p>
<p><em><strong>Merhaba diyorum, özden merhaba!&#8230;</strong></em></p>
<p><em><strong>Bükülmez kalemler edip ozanlar</strong></em></p>
<p><em><strong>Ocaktan ataştan közden merhaba!&#8230;</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>     </strong></em><strong><em>Aramızdaki yeni arkadaşlarımıza &#8221; hoşgeldiniz &#8221; derken , siz eskimeyen dostlarım gönülden bir merhaba deyip Nihal Mirdoğan&#8217;ın bu dizeleriyle şimdilik veda ediyorum&#8230;</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>ALİ OKTAY ÖZBAYRAK</em></strong></p>
<p><strong><em><br />
</em></strong></p>
<p><em><strong>TÜRK E-DERGİ EDİTÖRÜ</strong></em></p>
<p><strong><em><br />
</em></strong></p>
<p><strong><em>    </em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/merhaba-2-3311/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AH… ŞU CAM PİPETLİ BALIKLAR</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/ah-su-cam-pipetli-baliklar-3320?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ah-su-cam-pipetli-baliklar</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/ah-su-cam-pipetli-baliklar-3320#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 18:42:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sadi atay</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Naçizane]]></category>
		<category><![CDATA[Şairane]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[şairane]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[turkedergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3320</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="168" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/05220632_100-300x168.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="0,,5220632_1,00" title="0,,5220632_1,00" /></p>Mavişin bir kediyim; Bağdaş kurmuşum, Kutbun en yalçın buzdağının… En yüksek platosuna. Çok seneler öncesinden bellediğim Bir tek oyunu oynar dururum; Bir solumda… Bir dişlerimin arasında, Bir sağımda… Bir dişlerimin arasında kuyruğum. Görür gibi olmuşluğum var güneşi Ama ağladığı zamanları iyi bilirim Anlarım burun çekişlerinden Güneş şakır şakır buz ağlar. Mavişin bir kediyim kutupta… Yeşil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="168" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/05220632_100-300x168.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="0,,5220632_1,00" title="0,,5220632_1,00" /></p><p>Mavişin bir kediyim;<br />
Bağdaş kurmuşum,<br />
Kutbun en yalçın buzdağının…<br />
En yüksek platosuna.</p>
<p>Çok seneler öncesinden bellediğim<br />
Bir tek oyunu oynar dururum;<br />
Bir solumda…<br />
Bir dişlerimin arasında,<br />
Bir sağımda…<br />
Bir dişlerimin arasında kuyruğum.</p>
<p>Görür gibi olmuşluğum var güneşi<br />
Ama ağladığı zamanları iyi bilirim<br />
Anlarım burun çekişlerinden<br />
Güneş şakır şakır buz ağlar.<br />
Mavişin bir kediyim kutupta…<br />
Yeşil bıyıklarımdan ter damlar.</p>
<p>Keyiflenirim;<br />
Kardaki zikzaklı kızak izlerini…<br />
Kuşbakışıyla gördüğümde.<br />
Bilirim;<br />
Menzilimin yakınından geçen…<br />
Kutup köpekleri tedirgindi yine<br />
Böbürlenir, kasılırım…<br />
Ki o ne kasılmalar…<br />
O ne kasılmalar…<br />
Bıyık altında tutamam gülüşümü,<br />
Bıyığımın üstünde kahkahalar…</p>
<p>Huzurluyum…<br />
Huzurlu olmasına da<br />
Şu cam pipetli balıklar var ya;<br />
Ta… Ötelerin ötesindeki o çölde…<br />
Kımıl kımıl oynayan,<br />
Rengârenk cam pipetleriyle…<br />
Çöl kumu soluyan<br />
Durup da kulak kesilirler ya bazı…<br />
O gamsız balıklar.<br />
Diken diken olur mavi tüylerim,<br />
Sarı yüreğim hop hop, hoplar.</p>
<p>Mavişin bir kediyim;<br />
Kuyruğumun ucunda zamanlar.<br />
Huzurluyum…<br />
Huzurlu olmasına da<br />
Ah… Şu cam pipetli balıklar!<br />
Sadi Atay</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/ah-su-cam-pipetli-baliklar-3320/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YÜREK RENGİM</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/yurek-rengim-3331?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yurek-rengim</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/yurek-rengim-3331#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 18:42:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nihal Mirdogan</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Naçizane]]></category>
		<category><![CDATA[Şairane]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[sevda]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[yürek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3331</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="300" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/03_03_2009_0749328001236108283_oprisco-300x300.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="03_03_2009_0749328001236108283_oprisco" title="03_03_2009_0749328001236108283_oprisco" /></p>Ellerini uzatıp tenimi titretirsen Bil ki ! esir almışsın kölen bile sayıver Ömrümü bir nefeste eritip kirletirsen Sensiz dil bayram etmez, vefasız anlayıver Aşkın uçar giderse izbe viranelere Dönerim hasretinden,deli divanelere Ömrümün sokağından git yetimhanelere  Yandım oy ! alev alev boğuştuğum külü ver  Eyvâhla zararını telafi edemem ki Kimselerden merhamet isteyip diyemem ki &#8220;Şehit düştüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="300" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/03_03_2009_0749328001236108283_oprisco-300x300.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="03_03_2009_0749328001236108283_oprisco" title="03_03_2009_0749328001236108283_oprisco" /></p><p><strong>Ellerini uzatıp tenimi titretirsen</strong><br />
<strong>Bil ki ! esir almışsın kölen bile sayıver</strong><br />
<strong>Ömrümü bir nefeste eritip kirletirsen</strong><br />
<strong>Sensiz dil bayram etmez, vefasız anlayıver</strong></p>
<p><strong>Aşkın uçar giderse izbe viranelere</strong><br />
<strong>Dönerim hasretinden,deli divanelere</strong><br />
<strong>Ömrümün sokağından git yetimhanelere </strong><br />
<strong>Yandım oy ! alev alev boğuştuğum külü ver </strong></p>
<p><strong>Eyvâhla zararını telafi edemem ki</strong><br />
<strong>Kimselerden merhamet isteyip diyemem ki</strong><br />
<strong>&#8220;Şehit düştüm bağrında&#8221; cephenden dönemem ki</strong><br />
<strong>Kızarsan eğer bana dilinde bükülüver</strong></p>
<p><strong>Gözlerimin ezgisi ! her yerde âh eyledim</strong><br />
<strong>Beri gel daha beri bu ney vuslatım dedim</strong><br />
<strong>Hayallerimi yıkma gururumu söyledim </strong><br />
<strong>Sen de rengi biçtiğin sesleri söyleyiver</strong></p>
<p><strong>De ki ! yüreğimdeki beyaz kurtuluş besten</strong><br />
<strong>Dokuduğun nakışla seherde duy da seslen</strong><br />
<strong>&#8220;Şöyle doyasıya iç, bağrımdan aşkla beslen&#8221;</strong><br />
<strong>İşte böyle birtanem, sevgiyle sökülüver</strong></p>
<p><strong>Açtım ellerimi yâr ! ufkuma ördüm seni</strong><br />
<strong>Dağların ardında da buluta sürdüm seni</strong><br />
<strong>Yürek gözümle uçup rengimde gördüm seni</strong><br />
<strong>Gönlünü gülşenimde, imbik imbik süzüver</strong></p>
<p><strong>Nihâl MİRDOĞAN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/yurek-rengim-3331/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nostaljik Şarkılara Pınar Aylin Yorumu</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/nostaljik-sarkilara-pinar-aylin-yorumu-3343?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=nostaljik-sarkilara-pinar-aylin-yorumu</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/nostaljik-sarkilara-pinar-aylin-yorumu-3343#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 18:22:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Özkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Biraz da Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[64. sayı]]></category>
		<category><![CDATA[album]]></category>
		<category><![CDATA[belin flarmoni orkestrası]]></category>
		<category><![CDATA[berlin flarmoni]]></category>
		<category><![CDATA[hit 70ler]]></category>
		<category><![CDATA[pınar aylin]]></category>
		<category><![CDATA[turkedergi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni album]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3343</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="300" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/PinarAylin-Hit70ler-1-300x300.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="PinarAylin-Hit70ler-1" title="PinarAylin-Hit70ler-1" /></p>Geçtiğimiz günlerde yeni bir albüm çıkartarak sevenleriyle buluşan Pınar Aylin, 70&#8242;lerin en beğenilen şarkılarını kendine has tarzıyla yorumluyor. 12 parçadan oluşan albümün &#8220;Palavra&#8221; adlı parçasına hoş bir klip çekilmiş bile. Berlin Flarmoni Orkestrası mensubu müzisyenlerin de katılımıyla oldukça renkli bir müzikal alt yapı kazanan albümün tüm şarkıları dinlenilmeye değer.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="300" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/PinarAylin-Hit70ler-1-300x300.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="PinarAylin-Hit70ler-1" title="PinarAylin-Hit70ler-1" /></p><p style="text-align: center;"><a href="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/963cfd2af476.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3344" title="963cfd2af476" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/963cfd2af476.jpg" alt="" width="411" height="304" /></a></p>
<h4>Geçtiğimiz günlerde yeni bir albüm çıkartarak sevenleriyle buluşan Pınar Aylin, 70&#8242;lerin en beğenilen şarkılarını kendine has tarzıyla yorumluyor. 12 parçadan oluşan albümün &#8220;Palavra&#8221; adlı parçasına hoş bir klip çekilmiş bile. Berlin Flarmoni Orkestrası mensubu müzisyenlerin de katılımıyla oldukça renkli bir müzikal alt yapı kazanan albümün tüm şarkıları dinlenilmeye değer.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/nostaljik-sarkilara-pinar-aylin-yorumu-3343/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DENGE:  GİRİŞ</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/denge-giris-3365?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=denge-giris</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/denge-giris-3365#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 18:11:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Egemen Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Denge]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlı Denge]]></category>
		<category><![CDATA[Kararsız Denge]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi Denge]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Denge]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3365</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="214" height="300" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/denge_burkay1-214x300.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="denge_burkay[1]" title="denge_burkay[1]" /></p>Bilinen ve bilinmeyen galaksiler, içinde yaşadığımız Dünya ve üzerinde varolan herşey bir denge içinde yaratılmıştır.  &#8221; Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık&#8221; (Kamer suresi, ayet 49) Denge, kendi içinde bir çok anlamı içeren bir kelimedir, Türk Dil Kurumu&#8217;na ait sözlükte sırasıyla şu şekilde verilmiştir. Denge: Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="214" height="300" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/denge_burkay1-214x300.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="denge_burkay[1]" title="denge_burkay[1]" /></p><p>Bilinen ve bilinmeyen galaksiler, içinde yaşadığımız Dünya ve üzerinde varolan herşey bir denge içinde yaratılmıştır.  <strong>&#8221; Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık&#8221;</strong> (Kamer suresi, ayet 49)</p>
<p>Denge, kendi içinde bir çok anlamı içeren bir kelimedir, Türk Dil Kurumu&#8217;na ait sözlükte sırasıyla şu şekilde verilmiştir.</p>
<p><strong>Denge:</strong></p>
<ol>
<li>Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans.</li>
<li>Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar.</li>
<li> Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması.</li>
<li>Ekonomik hayatın uyumlu düzeni.</li>
<li><em> ( fizik</em> ) Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.</li>
</ol>
<p>Fakat biz dengeyi bu sayıdan itibaren elimizden geldiğince bilimsel olarak açıklamaya çalışacağız. Bu nedenle denge kavramanı rahat bir şekilde açıklayabilmek adına:</p>
<ul>
<li>Ekonomik Denge</li>
<li>Siyasi Denge</li>
<li>Sosyal Denge</li>
</ul>
<p>İnceleyeceğimiz tüm denge kategorilerinini irdelerken sizlerin rahat anlayabilmeniz için öncelikle bilmeniz gereken temel bilgiler var. Açıklayacağımız tüm kategorileri <strong>Kararlı Denge</strong>  ve <strong>Kararsız Denge </strong> olmak üzere ikiye ayıracağız.</p>
<p><strong>Kararlı Denge</strong>; müdale olmaksızın var olan denge bozulsa bile bir süre sonra yine eski haline dönmesinin beklenmesidir , bunu bizler U tipindeki bir tüp içinde var olan bir topa benzetiriz. Tüp hareket edince yeri oynayan top bir süre sonra aynı yere gelmesi durumudur. <strong>Kararsız Denge</strong>, ise bir hareketlilik sonra müdale etmeden dengenin yerine gelememesidir. Bizler  daha çok kararsız denge üzerinde durarak mevcut kategorileri inceleyeceğiz.</p>
<p>Bahsi geçen denge kategorileri için ise çözümü kendi polikaları içinde bulacağız. Ekonomi Denge için Ekonomi Politikaları, Siyasi Denge için Siyasi Politikalar, Sosyal Dengede ise Sosyal Politikaları inceleyerek denge konusu kapatacağız.</p>
<p>Önümüzdeki sayıda buluşmak dileğiyle.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/denge-giris-3365/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜÇLÜ UYUMU</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/uclu-uyumu-3295?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uclu-uyumu</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/uclu-uyumu-3295#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 11:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alparslan Zengin</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Naçizane]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[HUZURSUZLUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3295</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="225" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/pencere-yağmur-300x225.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="pencere yağmur" title="pencere yağmur" /></p>Pazartesiyi Salıya bağlayan gece bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Pencerenin pervazından sızan yağmur suları gömleğimin yenini ıslatmış, bu yapışkan ıslaklık huzursuzlaşmama sebep olmuştu. Huzursuzluğumun tek sebebi ne yazık ki kolumun ıslanması değildi. Hatta yağmur suyu huzursuzluğuma teşne olmuş bile olabilirdi. Yağmuru, pencereyi, ıslaklığı ve huzursuzluğu unutup kendimi kuzinenin sıcaklığına bırakmaya çalıştım. Aksi gibi ıslak olan kolum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="225" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/pencere-yağmur-300x225.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="pencere yağmur" title="pencere yağmur" /></p><p>Pazartesiyi Salıya bağlayan gece bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Pencerenin pervazından sızan yağmur suları gömleğimin yenini ıslatmış, bu yapışkan ıslaklık huzursuzlaşmama sebep olmuştu. Huzursuzluğumun tek sebebi ne yazık ki kolumun ıslanması değildi. Hatta yağmur suyu huzursuzluğuma teşne olmuş bile olabilirdi.</p>
<p>Yağmuru, pencereyi, ıslaklığı ve huzursuzluğu unutup kendimi kuzinenin sıcaklığına bırakmaya çalıştım. Aksi gibi ıslak olan kolum sobadan uzak yanda kalıyordu. Islaklığı, haliyle huzursuzluğu unutmam mümkün değildi bu vaziyette. Çareyi gömleği çıkarmakta buldum. Hatta hızımı alamayıp fanilamı da çıkardım. Böyle üst yanı çıplak altta ütülü pantolonlu halimle Hollywood filmlerinden fırlamış aktörlere benzettim kendimi. Ne ki o filmlerde böyle giyinen (yahut giyinmeyen) aktörlerin her birine birer adam oturacak genişlikte omuzları, kaya gibi göğüsleri ve baklava dilimi desenli karınları olur. Bense omuzlardan yana fena sayılmasam da emziren bir anneninki kadar yumuşak göğüslerim ve kemerimden sarkan göbeğimle olsa olsa bir şarlatan olabilirdim.</p>
<p>Mamafih hiç de şarlatan sayılmazdım. Memleketin en önemli adamı olmadığımı biliyordum fakat kendi çapımda önemli bir insandım.</p>
<p>“Hocam iyi misiniz?”</p>
<p>“Gel Ahmet gel. Gömleğin yeni ıslandı, ben de huylanıp çıkardım. Şurada, sandalyeye asılı vaziyette kuruyor.”</p>
<p>“Atletinizi neden çıkardınız hocam?” diye sormasını bekledim ama sormadı. Anlayışlı çocuktu Ahmet. Öyle olur olmaz her işe burnunu sokmazdı. En çok bu huyunu seviyordum galiba.</p>
<p>“Hocam arabaya bakan arkadaş elinde yedek parça olmadan tamir edemeyeceğini söyledi. Bu akşam buradayız maalesef. Ben sigorta şirketini aradım, yol yardım için yarın sabah gelecekler.”</p>
<p>“Tamam Ahmet, rahat ol. Geceyi burada geçiririz, ne olacak. Şansımız yaver gitti yine. İnin cinin top oynadığı bir yerde de bozulabilirdi kerata.”</p>
<p>Ahmet benim huzursuzluğumu arabanın bozulmasına vermiş olacak ki pek rahatlamamıştı. Arabayı kullanan kendisi olduğu için de biraz mahcubiyeti vardı galiba. Oysa benim huzursuzluğumun bozulan arabadan ve ıslanan yenimden ziyade kızımın sevgilisi yerine yanlışlıkla bana gönderdiği mesajdan kaynaklanıyordu. Her ne kadar senede birkaç defa yüzünü görüyor olsa da kızının uyuşturucu kullandığını öğrenmesi –benim durumumda içine bu şüphenin düşmesi- insanın keyfini kaçırıyordu.</p>
<p>Pazartesiyi Salıya bağlayan gece bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Ben Prof. Dr. Cezmi Keser, saha araştırması için bir Karadeniz köyüne giderken bozulan arabam yüzünden başka bir köyün misafirhanesinde geceliyordum. Su sızdıran penceresiyle misafirhane, ıslak yeniyle gömleğim  ve içimi sarıp sarmalayan huzursuzluğumla ben belki en mükemmel değil ama en uyumlu üçlülerinden birini oluşturuyorduk.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/uclu-uyumu-3295/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İLETİŞİMİN İLETİŞİMDEKİ ÖNEMİ</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/iletisimin-iletisimdeki-onemi-3286?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=iletisimin-iletisimdeki-onemi</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/iletisimin-iletisimdeki-onemi-3286#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 11:19:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Turgut Maraş</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Naçizane]]></category>
		<category><![CDATA[ifade etme]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim ve ifade yeteneği]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim yeteneği]]></category>
		<category><![CDATA[kendini ifade etme]]></category>
		<category><![CDATA[turgut maraş]]></category>
		<category><![CDATA[turkedergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3286</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="297" height="300" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/iletisim-297x300.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="iletisim" title="iletisim" /></p>        Sağlıklı bir iletişimdeki başlıca sıkıntı konuşanların birbirlerini anlamamaları ve anlatmaya çalışmaları için sarf ettikleri çabadan dolayı vericilerin açık alıcıların kapalı olmalarından kaynaklanır. Bu durumu sağırlar iletişimi olarak da adlandırabiliriz. ........]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="297" height="300" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/iletisim-297x300.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="iletisim" title="iletisim" /></p><p style="text-align: justify;">        Sağlıklı bir iletişimdeki başlıca sıkıntı konuşanların birbirlerini anlamamaları ve anlatmaya çalışmaları için sarf ettikleri çabadan dolayı vericilerin açık alıcıların kapalı olmalarından kaynaklanır. Bu durumu sağırlar iletişimi olarak da adlandırabiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">        Hz. Mevlana&#8217;nın bu konuyla ilgili olarak: &#8220;Ne kadar bilirsen bil, nasıl anlatırsan anlat, anlattıkların karşındakinin anlayabileceği kadardır.&#8221; sözü konuya açıklık getirmektedir. Mevlana bu sözüyle bir şey anlatırken karşıdakinin algılama kapasitesini, bilgi dağarcığını da göz ardı etmememiz gerektiğini anlatıyor. Aksi halde anlatan da dinleyen de iletşime kapalı olacaktır. Yine özlü bir sözde: &#8220;Dinlemesini bilen en cahilinden bile bir şeyler öğrenir.&#8221; diyerek dinlemenin ne kadar önemli olduğundan bahsetmiştir. Tabi dinlediğimiz konunun özünü de bilmemiz dinlemenin etkisini güçlendirecektir. Konuşmacı anlattığı konuyu beden dilini de kullanarak anlatımını güçlendirmesi gerekir. Zira anlatıcı hareketsiz bir şekilde durmak suretiyle anlatma yoluna gitse dinleyiciye anlatmak isteğini güçlükle anlatır. Yahut dinleyici hiç bir şey anlamayabilir. Bu noktada beden dilinin iyi bir şekilde kullanılması çok önemlidir. Ayrıca beden dilini kullanarak bir şeyler aktarmaya çalışan kişi, konunun aktarılması hususunda rahat olacak  ve anlatmak istediğini net bir şekilde anlatacaktır. Atalarımız &#8220;Bin bilsen bir bilene sor&#8221; diyerek her insanın bilmediğimiz bi şeyi bilebileceğini ve önemli olanın da bu bilmedikleirmizi karşıdaki kişiden öğrenebilmemiz gerektiğini ve her insandan bir şeyler öğrenebileceğimize vurgu yapmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">        İyi bir iletişimin sağlanmasında amacımız kendimizin ve karşıdakinin gelişmesi olmalıdır. Sorunların çözümünde kendi potansiyelimiz içinde kalmayıp, sorunun bir parçası olan herkesin çözüm önermesine izin vermeliyiz. Bu şekilde iletişimin önemini idrak ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Hayatta iyi bir iletişim kurmanız temennimle. Sağlıcakla kalın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/iletisimin-iletisimdeki-onemi-3286/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İZLE KENDİNDEN GEÇ! ~ 2</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/izle-kendinden-gec-2-3276?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=izle-kendinden-gec-2</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/izle-kendinden-gec-2-3276#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2011 19:40:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Turgut Maraş</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[25. kare]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[izlengeç]]></category>
		<category><![CDATA[subliminal]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon makinası]]></category>
		<category><![CDATA[turgutmaras]]></category>
		<category><![CDATA[turkedergi]]></category>
		<category><![CDATA[tv]]></category>
		<category><![CDATA[tv tehlikesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3276</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="246" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/televizyon-reyting-300x246.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="televizyon-reyting" title="televizyon-reyting" /></p>Bir mesajı normal olarak göz önüne getirmekten çekinmeyen kişiler neden bu yola baş vuruyor diyebilirsiniz. Normal olarak izlediğiniz bir görüntünün önünü kesebilir ve verilecek mesajı peşinen reddede bilir ya da kabul eder izlersiniz. Fakat 25. Kareleri göremediğimizden kabullenme veya reddetme olanağımız da olmadığından bu yola başvurulmaktadır. ......]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="246" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/televizyon-reyting-300x246.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="televizyon-reyting" title="televizyon-reyting" /></p><p style="text-align: justify;"><em>        Sevgili Türk e-Dergi okurları, bir önceki (63.) sayıda ilkini yayımlamış olduğum İzle Kendinden Geç başlıklı yazımın ikinci dizisini yayımlamaktan mutluluk duyuyorum. İyi okumalar dilerim.</em></p>
<p style="text-align: justify;">        Bir mesajı normal olarak göz önüne getirmekten çekinmeyen kişiler neden bu yola baş vuruyor diyebilirsiniz. Normal olarak izlediğiniz bir görüntünün önünü kesebilir ve verilecek mesajı peşinen reddede bilir ya da kabul eder izlersiniz. Fakat 25. Kareleri göremediğimizden kabullenme veya reddetme olanağımız da olmadığından bu yola başvurulmaktadır. Bu yöntemin temel mantığı hedef grupların  tercih seçeneğini yok etmek ve kişileri haberleri olmadan zehirlemek.<a href="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/tvdanger.jpg"><img class="alignright  wp-image-3278" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/12/tvdanger-300x287.jpg" alt="" width="259" height="244" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">        Bu yöntemi tercih edenler insan fıtratını çok iyi bilen kişilerdir. Psikilogların, psikianalistlerin 100 yılı aşkın çalışmaları bulunmakta ve insanla ilgili gözlem ve deneylerle ortaya koydukları bulgulardan yola çıkılalarak “İnsanı nasıl etkileriz?” sorusuna cevap aramaktaydılar. Büyük şirketlerin mallarını pazarlamak için bu yöntemi kullandılar.  Sonuçta sinema da bir tür ekonomik sektör ve her yapımcı kendi iyi ya da kötü niyetini, dini inanç ve ideolojisini bu yolla empoze  etmeye çalışmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">        Hiç sigara kullanmıyor olduğum halde canım sigara çekiyorsa, kola içmediğim halde kola içesim geliyorsa, kullanmadığım halde Next&amp;Nextstar ve Atiker Sıralı Otogaz Sistemini tavsiye edebiliyor ya da alacaklarım arasında tercih listemin başına koyuyorsam, bilinçaltıma bazı iletiler ulaşmış demektir.  Objektif olarak kendinizi sınayın göreceksiniz ki sizde 25. Karelerin ve diğer subliminal mesajların taarruzuna uğramışsınızdır.</p>
<p style="text-align: justify;">        Knight DUNLAP adında Amerikalı bir pskikoloji profesörü göz bağcılık gösterisi yaparken bilinç gücüyle algılanamayan &#8220;hissedilemez gölgeler&#8221; kullanarak aynı uzunluktaki 2 çizgiyi seyircilerin farklı ölçüler de algılanmasını sağlamıştı. Uçları iki zıt yöne bakan çizgi ile içe bakan çizginin boyu aynı olmasına rağmen boyları farklı algılanır. Bir algılama resminde birbirine bakan iki yüz varken biz vazo olduğunu algılarız. Algılarımıza aldanırız aslında. Bunu bilen yapımcılar ilk defa subliminal mesajlar içeren reklamları 1950&#8242;li yıllarda Ameraika&#8217;da yapmaya başladılar. James Vicary adlı reklamcılık uzmanı sinema salonalrında yapmış olduğu deneylerde patlamış mısır ve kola satışlarında artış olduğunu gözlemlediğini iddia etmiştir. Yapılan bu deneyde &#8220;patlamış mısır ye&#8221; ve &#8220;kola iç&#8221; sloganları gizlenmiş subliminal mesajlar sayesinde kola satışlarında %18.1, patlamış mısır satışlarında %57.7 arttığı görülmüş.</p>
<p style="text-align: justify;">        Bir insanı ya da bir topluluğu değil tüm insanlığı tehdit etmesine rağmen, henüz bu konuyla ilgili bir kitap çıkmamış, bir eğitim programı yapılmamış, seminerler verilmemiş. Varsa bile duyulmamış, sessiz sedasız yapılmış yapılanlar.</p>
<p style="text-align: justify;">        Subliminal tekniği ne yazık ki çizgi filmlerde, reklam panolarında, şarkılarda, filmlerde bir şekilde kullanılıyor. Masum sandığımız bir çok çizgi filmde çocukların bilinç altına şiddet, cinsellik unsurları içeren içerikler yerleştirilmektedir. Çizgi filmleri aşırı şiddet içeren Caroon Network kanalını kesinlikle önermiyorum. Evin akıllı kedisi gibi görünen Tom&#8217;un Jerry&#8217;i yakalama mücadelesi esasında şiddet içerikli bir çizgi filmdir. O, çok sevimli gördüğümüz Disney yapımı çizgi filmlerde yıllardır cinsellik teması çocukların bilinçaltına hücum etmektedir. Çocuklarımızın gelecekleri açısından bu tür yayınlar içeren çizgi filmleri çocuklarımızdan uzak tutmalıyız.</p>
<p><em>Yazımın devamı bir sonraki sayımızda olacak. Sevgilerimle, hoşçakalın.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/izle-kendinden-gec-2-3276/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsaniyetin İstem Gücü&#8230;</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/insaniyetin-istem-gucu-3254?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=insaniyetin-istem-gucu</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/insaniyetin-istem-gucu-3254#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Nov 2011 13:29:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatmanur Ahmetbeyoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Naçizane]]></category>
		<category><![CDATA[ahmetbeyoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[insanın istekleri]]></category>
		<category><![CDATA[İslami]]></category>
		<category><![CDATA[istek]]></category>
		<category><![CDATA[mükemmel dünya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3254</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="251" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/fny8gw5-300x251.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="güneş." title="fny8gw5" /></p>    Bu dünyaya ait olmadığımı, aklımın hep bir karıştan çok yukarılarda;Atmosferin ötesinde gezindiğini düşünmüşümdür.Bir bakıma destekleyici düşüncelerim var ama çoğu zaman &#8216;bu dünyaya gelme sebebim&#8217;i  hatırlayıp &#8216;burada olmaktan memnunum&#8217; derim&#8230; Sevgili dünyamıza bir gözlem bakışı atalım;İstekler&#8230; Keşkelerle dolu anılara sahibizdir.Bu anıları unutmak ya da geriye dönüp her şeyi isteyeceğiniz şekle sokmak istersiniz&#8230; Acaba&#8217;ları tavan arasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="251" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/fny8gw5-300x251.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="güneş." title="fny8gw5" /></p><p><a href="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/fny8gw5.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3255" style="border-width: 1px; border-color: black; border-style: solid; margin: 5px;" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/fny8gw5-300x251.jpg" alt="güneş." width="300" height="251" /></a>    Bu dünyaya ait olmadığımı, aklımın hep bir karıştan çok yukarılarda;Atmosferin ötesinde gezindiğini düşünmüşümdür.Bir bakıma destekleyici düşüncelerim var ama çoğu zaman &#8216;bu dünyaya gelme sebebim&#8217;i  hatırlayıp &#8216;burada olmaktan memnunum&#8217; derim&#8230;</p>
<p>Sevgili dünyamıza bir gözlem bakışı atalım;İstekler&#8230;<br />
Keşkelerle dolu anılara sahibizdir.Bu anıları unutmak ya da geriye dönüp her şeyi isteyeceğiniz şekle sokmak istersiniz&#8230;<br />
Acaba&#8217;ları tavan arasına saklayıp ne yapmanız gerektiğini anlatan uzun bir not ile kararlarınızı tek kalemde alıp, işi keşkeye bırakmamak istersiniz&#8230;<br />
Aldığınız kararların genel itibariyle hep olumlu ve fayda sağlayıcı olmasını istersiniz&#8230;<br />
Sahip olduklarınızın takdir görmesini ,kendinizin de her alanda en önde olup her kulvarda fark atmak isteyebilirsiniz.<br />
Çok sevilmek istersiniz.Birilerinin sizin için fedakarlık yaptığını görmek ve aynı sevgiyi ona verebilmek istersiniz&#8230;</p>
<p>İstenecek çok şey var biz insanoğlu istiyoruz!İstemeye devam ediyoruz.Çoğumuz her şeyde mükemmel&#8217;i diliyoruz.Peki mükemmellikten kastımız nedir?Mükemmellik, kemale ermek, kusursuzluk&#8230;Bu konu da bakış açısıyla şekillenmekte.<br />
Felsefi ahlakta &#8216; Erdem&#8217; olarak nitelenir.İslami ahlakta örnek insan Rasulullah (aleyhi&#8217;s-Selatu ve&#8217;s-Selam)&#8217;dır.Şüphesiz o ahlakı tamamlamak için gönderilmiştir.Bunların dışında kişide mükemmellik bakışı yok mu?Elbette var ancak her bir bakışa değinmek konuyu kaydırabilir.<br />
Toplumda mükemmellik yine felsefede boy gösteren Platon&#8217;un devlet anlayışı ya da sosyalizm&#8217;in temel taşları&#8230;İslam&#8217;da ise kaynak Kur&#8217;an-ı Kerim ve sünnetlerdir(icma ile kıyas dahil) .Yine toplumun mükemmelliği adına farklı bakışlar mevcuttur&#8230;<br />
Düşüncede mükemmeliyet, duygularda, insan ilişkilerinde, ferdi meselelerde mükemmeliyet&#8230;Hepsi birbiriyle bağlantılı nihayetinde&#8230;</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Peki.Madem bu derece incelenmiş bir konu.&#8217;Kusursuzluk&#8217; her insanın özlemini çektiği bir gerçek ve fazlasıyla irdelenmiş&#8230;O halde neden oturmuyor taşlar yerine?<br />
Mükemmellik bakışı kişiye göre değişip birinin istediği diğerinin hayatına engel oluyor olabilir.İnsan fertten topluma geçtiğinde her istediğinin olmayacağını fark ediyor ancak bu istekler yoğun olmasa da varlığını koruyor.</p>
<p>Dilersek hayatı herkes için yaşanılır hale getirebiliriz.Bu ancak herkesin aynı şeyi düşünmesiyle olur.Bunun için evrensel bir adım gerekli.Şu an dünyanızda var olan yaşam kurgularını düşünün&#8230;</p>
<p>Ve&#8230;Bu mükemmellik isteği, boş bir istek değil.Hepimizin böyle bir özlemi varsa, dünya düzeni mükemmel olmadığı halde olabileceğini düşünüyorsak&#8230;Sizce de tuhaf değil mi?İçimizdeki bu his boş olmamalı&#8230;Mutlaka bir varış noktası olmalı&#8230;<br />
Ben kendi cevabımı buldum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/insaniyetin-istem-gucu-3254/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şakayık&#8230;</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/sakayik-3220?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sakayik</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/sakayik-3220#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 23:32:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatmanur Ahmetbeyoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[64. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Naçizane]]></category>
		<category><![CDATA[adem ile havva]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ve kadın]]></category>
		<category><![CDATA[gelincik]]></category>
		<category><![CDATA[iskender pala]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Şakayık]]></category>
		<category><![CDATA[şakayıku'r-rical]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3220</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="225" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/Gelincik-Tarlasi-Tuval-uzerine-yagliboya__38455943_0-300x225.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="Gelincik-Tarlasi-Tuval-uzerine-yagliboya__38455943_0" title="Gelincik-Tarlasi-Tuval-uzerine-yagliboya__38455943_0" /></p>&#8221;İnnema&#8217;n-nisâ&#8217; şakâyıku&#8217;r-ricâl.&#8221;Peygamber Efendimiz buyuruyor :&#8221;Şüphesiz kadın, erkeğin şakayığıdır.&#8221; İskender Pala&#8217;nın Kitab-ı Aşk kitabından &#8216;Şakayık&#8217; bölümünü okuyorum&#8230;Bölümün etkilendiği söz bir Hadîs-i Şerîf. Şakayık&#8217;ın Türkçe&#8217;deki karşılığı &#8216;gelincik&#8217; çiçeğidir.Arapça anlamdırılmasına göre şu şekilde Şakayık kelimesini açıklamış sayın Pala; &#8230; &#8221;Öncelikle kadının, erkeğin &#8216;kürek kemiği&#8217;nden bir parçası olduğu, ardından erkeğin &#8216;öteki yarısı (elmanın iki yarımı gibi birbirini tamamlayan değerler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="225" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/Gelincik-Tarlasi-Tuval-uzerine-yagliboya__38455943_0-300x225.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="Gelincik-Tarlasi-Tuval-uzerine-yagliboya__38455943_0" title="Gelincik-Tarlasi-Tuval-uzerine-yagliboya__38455943_0" /></p><p><img class="size-medium wp-image-3223 alignleft" style="border-width: 1px; border-color: black; border-style: solid; margin: 5px;" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/Gelincik-Tarlasi-Tuval-uzerine-yagliboya__38455943_0-300x225.jpg" alt="" width="270" height="203" /></p>
<p>&#8221;İnnema&#8217;n-nisâ&#8217; şakâyıku&#8217;r-ricâl.&#8221;Peygamber Efendimiz buyuruyor :&#8221;Şüphesiz kadın, erkeğin şakayığıdır.&#8221;</p>
<p>İskender Pala&#8217;nın Kitab-ı Aşk kitabından &#8216;Şakayık&#8217; bölümünü okuyorum&#8230;Bölümün etkilendiği söz bir Hadîs-i Şerîf.<br />
Şakayık&#8217;ın Türkçe&#8217;deki karşılığı &#8216;gelincik&#8217; çiçeğidir.Arapça anlamdırılmasına göre şu şekilde Şakayık kelimesini açıklamış sayın Pala;<br />
&#8230;</p>
<p>&#8221;Öncelikle kadının, erkeğin &#8216;kürek kemiği&#8217;nden bir parçası olduğu, ardından erkeğin &#8216;öteki yarısı (elmanın iki yarımı gibi birbirini tamamlayan değerler bütünü;Şakk&#8217;ı)&#8217; olarak düşünüldüğü ve nihayet &#8216;şakayık(yaban lalesi, gelincik)&#8217; çiçeği olarak ifade ettiği görülür.&#8221;</p>
<p>Aklımıza gelen ilk misal Hz.Âdem&#8217;in kürek kemiğinden yaratılan Hz.Havvâ&#8217;dır.Erkek ile kadın bir bütünün parçaları olarak yaratılmıştır.Birbiri olmadan olamayan iki varlık.Kadın olmadan erkek eksik kalacaktır.</p>
<div id="attachment_3221" class="wp-caption alignright" style="width: 310px"><a href="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/balanyali_hb_gelincik.jpg"><img class="size-medium wp-image-3221 " src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/balanyali_hb_gelincik-300x184.jpg" alt="" width="300" height="184" /></a><p class="wp-caption-text">&#39;&#39;Hikmet Barutcugil&#39;den&#39;&#39;</p></div>
<p>Peki İskender Pala&#8217;nın da değindiği üzere Gelincik çiçeğinin özelliklerini düşünelim. Şakayık her türlü coğrafyada insanî bir etki olmadan yetişebilen , bir çok türü olmasına karşın bunların hepsinin kırmızı olduğu bir çiçektir( turuncuya kaçan tonları da mevcut).Gelincik çiçeği de yapı bakımından kadına benzer.Dalından koparıldığında bir iki dakika içinde ölen, yahut dalını koparmaya gitmeden kırmızı yapraklarından birini kopardığınızda diğer üçü de ardından solar ve sarkar.<br />
Hadîs-i Şerîf gayet açık.Şakayık&#8217;ı iki yönden de ele aldığımızda &#8216;kadın&#8217;a gerekli değerin verilmesi hususunda önemli bir kanıt.İnsan kendinden bir parçayı nasıl kırabilir?Yahut şöyle demek daha doğru; Bir erkek en ufak bir darbede solan bir çiçeği kendinden bir parça olmasına rağmen nasıl görmezden gelir de kırar?&#8230;**</p>
<p>Şakâyıku&#8217;l-arz&#8230;Şakâyıku&#8217;r-ricâl&#8230;<br />
Kadının fıtratında &#8216;zarafet&#8217; hasıl olur.Erkeğin güçlü yapısında hayat bulur.Onun &#8216;asalet&#8217;inin kıyısındadır.Günde beş öğün sevgi ister, korunmaya muhtaçtır, ezilmek istemez&#8230;Kadın ait olmak ister.Sahip olmak ister&#8230;</p>
<p>Hassasiyet, masumiyet, merhamet&#8230;Özü itibariyle tıpkı gecenin dolunayı, gonca gülün saf dokusu, sahralarda bir meltem esintisi, bir yardımcı, bir yolcu&#8230;</p>
<p>Sessizliğinin huzuru&#8230;Huzurunun mahiyeti&#8230;Pahası yok&#8230;</p>
<p>Elbette ki bunlar fıtratının özünü giyinmiş olana has.Yoksa erkeğe çalan ya da fazlasıyla salan bir kadın bir olabilir mi?</p>
<p>Mecnun&#8217;un Leylası, Ferhat&#8217;ın Şirin&#8217;i&#8230;Ali&#8217;nin Fatıma&#8217;sı&#8230;Güzel bir söz var ya :</p>
<blockquote><p><em>HZ.FATIMA GİBİ OLMADAN HZ.ALİ GİBİSİNİ BULAMAZSIN&#8230;FATIMADAN BAŞKASINI GÖZÜ GÖRMEYEN ALİYİ BULMAK İÇİN,ALİDEN BAŞKASINA TIRNAĞINI DAHİ GÖSTERMEYEN FATIMA OLMAN GEREK&#8230;</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p></blockquote>
<p>**:Yazının buraya kadar olan kısmı 02.03.2011 tarihinde yazıldı&#8230;İskender Pala&#8217;nın kitabı Aşk eserindeki &#8217;Şakayık&#8217; yazısından etkilenerek alıntılarla yazıldı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/sakayik-3220/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İZLE KENDİNDEN GEÇ! ~ 1</title>
		<link>http://www.turkedergi.com/izle-kendinden-gec-1-3167?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=izle-kendinden-gec-1</link>
		<comments>http://www.turkedergi.com/izle-kendinden-gec-1-3167#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 00:43:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Turgut Maraş</dc:creator>
				<category><![CDATA[63. Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[25. kare]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[izlengeç]]></category>
		<category><![CDATA[subliminal]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon makinası]]></category>
		<category><![CDATA[turgut maraş]]></category>
		<category><![CDATA[turkedergi]]></category>
		<category><![CDATA[tv tehlikesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkedergi.com/?p=3167</guid>
		<description><![CDATA[<p><img width="300" height="246" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/televizyon-reyting-300x246.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="televizyon-reyting" title="televizyon-reyting" /></p>               Adına televizyon denildi ilkin, söyleyemeyenler de vizontele dedi. Türk Dil Kurumu: Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, diye anlamlandırdı. Nerden bilebilirlerdi ki televizyon izleyenlerin kendinden geçeceğini. Bizlere hep televizyonun fiziki zararlarından bahsettiler. Üç metre geriden izlenecek de, karanlıkta izlenmeyecek de vs. gibi… Kimse çıkıpta televizyonda verilen yayınlardaki, programlardaki, filmlerdeki ve sinemalardaki zararlardan bahsetmedi. Bir bakış açısı oluşturur diye değinmek istiyorum. .........]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="300" height="246" src="http://www.turkedergi.com/wp-content/uploads/2011/11/televizyon-reyting-300x246.jpg" class="attachment-medium wp-post-image" alt="televizyon-reyting" title="televizyon-reyting" /></p><p style="text-align: justify">               Adına televizyon denildi ilkin, söyleyemeyenler de vizontele dedi. Türk Dil Kurumu: Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, diye anlamlandırdı. Nerden bilebilirlerdi ki televizyon izleyenlerin kendinden geçeceğini. Bizlere hep televizyonun fiziki zararlarından bahsettiler. Üç metre geriden izlenecek de, karanlıkta izlenmeyecek de vs. gibi… Kimse çıkıpta televizyonda verilen yayınlardaki, programlardaki, filmlerdeki ve sinemalardaki zararlardan bahsetmedi. Bir bakış açısı oluşturur diye değinmek istiyorum.</p>
<p style="text-align: justify">                Televizyonun zihnimize yaptığı tahribat fiziksel zararlarından kat kat daha fazladır. Bu tahribatı ve tedavi şeklini, Alman Beyin Antrenman Kurumu Başkanı Prof. Bern Fischer: İki saat televizyon seyretmek suretiyle beynin uyarımdan yoksun bırakılmasının beyinde oluşturduğu tembelliği gidermek için bir hafta zihin eğzersizi yapmak gerekir, şeklinde dile getiriyor. Bir de günde 2 saat televizyon izlemenin bizden neleri çaldığını hesaplayalım.<a href="../wp-content/uploads/2011/11/televizyon-reyting.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3169" src="../wp-content/uploads/2011/11/televizyon-reyting.jpg" alt="" width="327" height="272" /></a> Bir kişi günde 2 saat televizyon izlerse, yılda 730 saat eder. Bu da 12 aydan 1 ayını gece gündüz televizyon izlemekle geçirmiş olacak. Zaman benim için değerlidir, boşa harcamak istemem. Geri getiremediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz. Zamanda su gibi akıp giderken geri getirmemiz mümkün değil. Bu yüzden zamanımızı televizyon başında harcamamalıyız. Günde 2 saat kitap okuyan bir kişi inanılmaz bilgi birikimine sahip olacaktır. 2 saat ibadet eden kişi Allah’a daha da yakın olacak. Ailenize ayıracağınız 2 saat aile içi muhabbetinizi arttıracak. İşinize ayırdığınız 2 saat cebinize yarayacaktır. Ve neler neler. Örnekleri arttırmak mümkün.</p>
<p style="text-align: justify">                Televizyonun zihne yaptığı bir diğer etki subliminal etkidir. Peki nedir bu subliminal? Bilinçaltını etkilemeyi hedefleyen mesajlardır. Genel olarak bilinçaltına yönelik gizli mesajlar olarak ifade edilir. Kişinin bilinçaltına mesaj göndermenin bir çok yolu var. Bunlardan en çok kllanılanları; dijital ses dosyalarına gizlenen işitsel yollar. Gözle algılanamayacak kadar kısa süreyle ve sık patlayan flaşlar şeklinde sinema ya da televizyon görüntüsü yoluyla bilinçaltına iletilen 25. kareler, reklam afişleri, logoları ve saklanmış şekil, kelime ve reklamlardır. Bu yöntem, bir ürünün reklamını yapmaktan, bir inancın ya da görüşün propagandasını yapmaya kadar varan geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Tabi bilinçli algılananlar değil bilinçaltı seviyesinde algılanan söz, resim, görüntü ve şekillerden oluşur. İnsan kulağı sadece belli bir frekans aralıklarındaki sesleri duyabilir. Üzerinde oynanabilirliği,işlenilmesi ve yayılmasındaki kolaylık sebebiyle mp3  dosyaları subliminal mesajlar için biçilmiş kaftandır. Yine insan beyninin algısı ise, bundan daha düşük ya da daha yüksek frekansları algılayabilecek kapasitededir. Yani kulağımız belli desibel aralığındaki sesleri duyabilirken beynimiz bu aralığın çok ötesindeki sesleri algılar. Şöyle ki 8-12 hertz dalga boyundaki subliminal mesaj içeren bir mp3’ü kulağımızla dinleriz, ancak içindeki gizli mesajı beynimiz dinler. Bu gizli mesajları frekans aralığına göre analiz eden yazılımlar da mevcuttur.</p>
<p style="text-align: justify">                Kişinin bilinç altına subliminal mesaj göndermenin bir diğer yolu da 25. kare tekniğidir. Kısaca tanımı ve tarihçesini yaparsak; gördüğümüz bir anlık görüntü, 655 satır ve çerçeve denilen 24 küçük kareden oluşur. Sinema bandında saat, dakika, saniye olarak bir diziliş vardır.  Saniyeden sonra kareler gelir ve bir saniye 24 karedir.  Her 24 kare ise bir ekran büyüklüğündeki kareyi oluşturur. Her 327.5 satırda bir de “control track” denilen aralıklar vardır. İşte bu görüntüler kesilip aralarına başka görüntüler atılarak 25. Kare oluşturulur. Bir saniyelik görüntü 1/24 bölünecekken 1/25’e bölünmüş olur. Bu 25. kare genelde görülmez ama bilinçaltımız tarafından algılanır. İşte 25. karenin temel esprisi bilinçaltına mesaj yollamak olduğu için, dünya sinema sektöründe bu tekniği kullanmayan yok gibidir. Siz koltuğunuzda oturup dizi, film veya belgesel izlerken bilinç altımız 25. karelerin saldırısına maruz kalıyor. Gözün görmediği fakat saniyenin üç binde biri kadar bir zaman aralığında görüntü bilinçaltına ulaşırken, o reklamı, diziyi, filmi hazırlayan yapımcı kendi hedefine, niyetine ve ideolojisine göre vermek istediği mesajı 25. karelerle bilinçaltımıza göndermiş oluyor.</p>
<p style="text-align: justify"><em>*** İzle Kendinden Geç! adlı yazımın ilk dizisini yayımlamaktan mutluluk duyuyorum. Yazımda televizyonun, filmlerin verebileceği bilinçaltı zararlarından Psk. Dan. İdris BİLEN&#8217;in de notlarından istifade ederek bahsetmeye çalıştım. Bir sonraki sayıda yazımın devamında buluşmak üzere hoşça kalın.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkedergi.com/izle-kendinden-gec-1-3167/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

