Tags

Related Posts

Share This

“KAN DÖKÜLECEK” ÜZERİNE

 

 Hollywood endüstrisinin bu yılki en favori filmlerinden birisi ” There Will Be Blood” -Kan Dökülecek- ti. Bence Türkçesi ”Kanlar Akacak” olmalıydı. (Çok kanlar akacak Cemşit!..) İşin şakası bir yana, inandırıcı olması için üzerinde çok ayrıntılı düşünülen ve içinde çok sert sahneler barındıran ender filmlerden biri. Mesela Daniel Plainview’in (Daniel Day-Lewis) kuyuya inerken merdivenin basamaklarından birisinin kırılmasıyla düşmesi -dublörlere gerçekten çok ağır işler düşüyor- ya da petrol kuyusunun içinde nefes almaya çalışması… Tüm bunlar seyircide tam bir boğulma hissi yaratıyor.

 En iyi film ve En iyi yönetmen ödülleri ”No Country For Old Men ” e ( İhtiyarlara Yer Yok) gitti. Tabi sinemasal açıdan ele alındığında ” İhtiyarlara Yer Yok” birkaç adım önde gidiyor ama verdiği mesajlar ve içerik olarak ”Kan Dökülecek” bence daha iyi ve gerçek hayatla daha iç içe. ”Kan Dökülecek” sözü geçen iki ödülü alamadı ama yönetmenin genç olması gelecekte bu ödüllerle onurlandırılma şansını arttırıyor. Zaten gerçek bir yönetmen için ödüller önemli olmamalı, çünkü zaten sevdiği mesleği yapma şansı elde etmesi bir yönetmen için en büyük ödüldür (Anladın sen onu, kanımca..!?).

Filmin verdiği mesajlara gelince; benim gerçekten takdir ettiğim şey bu oldu. Amerikan hükümetinin, dünyanın büyük bir çoğunluğunun kör-sağır-dilsizi oynadığı bu zamanda petrolü için cehenneme çevirdiği Irak gerçeğinde olduğu gibi yönetmen -senaryoyu da kendisi yazmış- ”Sam amca” gerçeğini genelde izleyicinin, özelde Amerika halkının gözüne sokuyor. Kim bilir belki de Akademi (Oscar Jürisi) ” Yok canım, bizim hükümet öyle bir hükümet değil. Kanı kaynayan genç yönetmen arkadaşımız abartmış! ”deyip ödülle şereflendirmediler.

 Son olarak, filmin eleştirdiği noktaların ne kadar gerçek ve somut olduğuna dair iki örnek vermek istiyorum. Filmin tiyatrovari finalinde Daniel Plainview’in -kendisinin Sam amcaya benzerliğine dikkat:.. uzun, zayıf, şapkalı ve kimseye güvenmeyen tam bir paragöz- genç rahibe söylediği: ” Eğer senin meyveli sütün olsa ve benim de meyveli sütüm olsa, elimde pipet olsa, benim pipetim senin meyveli sütüne odanın öteki ucundan ulaşsa ve meyveli sütünü içmeye başlasa,meyveli sütünü içerim. İçer bitiririm.” Öğrendiğim kadarıyla hiç kereste sıkıntısı çekmeyen Amerika’nın ihtiyacı olduğunda keresteyi Canada’dan alması, -ikinci olarak daha da acı bir örneği- elindeki petrol bolluğuna rağmen Amerika’nın -ABD’de benzinin litresi 0.75 dolar, yani Türkiye’nin neredeyse dörtte biri- Irak’ı ve bir nevi Ortadoğu’yu cehenneme çeviren açgözlülüğü meyveli süt ile o kadar güzel anlatılmış ki..

 ” Kan Dökülecek” filminin yönetmeni (Paul Thomas Anderson) gibi cesur ve vicdan sahibi tüm yönetmen abilerimin gözlerinden öperim.

 


VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)