KISA PANTOLON
Çocuk: “Anneee, şortumu giyebilir miyim?”
Anne: “Hayır,yavrum. Henüz yaz gelmedi.Bu bahar…”
Bu bahar..
Tanıştırayım
Cıvıl cıvıl… İnsanı kendine hapsediyor her bir güzelliğiyle. Uzun kış günlerinin ardından beliren o güneş bambaşka ısıtıyor insanın içini. Güneş bile apayrı vuruyor ışınlarını yeryüzüne baharın edasıyla. Ömrümüze sığdıramayacak kadar çok guzelliklerin var oldugunu isaret ediyor. Evet, ayni gunes bu kez bize daha yakin.
Canlilar tam anlamiyla yasama donuyor ve herkes kis uykusundan uyaniyor.
Doga yine cok comert. Doga yine goz kamastiriyor, gunesi de yanina alinca. Dort mevsim yasayabilen topraklarda beliren zik zakli mutluluklar… Bir anda yerini aliyor yasamlarimizda. Hic taninmayan, farkedilmeyen cicekler kendini gosteriyor. Coktandir yesili sunan agaclar goze carpiyor. Bahcenin bir kosesinde kumelenen papatyalar yuzlerdeki gulumseme sebebi oluyor. Sana hep sicacik kalacakmis gibi kollarini aciyor bahar. Tadını çıkarmamak elde değil!
Ama bu bahar. Bir gunde geldigi gibi bir gece de de yerini tekrar kisa birakabiliyor. Ertesi gun uyandiginda pencerenden iceri gunes yerine, koyu gri bulutların gölgesi siziyor. Cok gecmeden tekrar beliriyor, tekrar yok oluyor. Saklambaç oyununun hic degismeyen sobeleneni.
Bu sene de bahar geldi! Bu sene de müjdeledi yasamın sevincini, doğanın cömertliğini. Gel gitleriyle, tahmin edilemezliğiyle yerini aldı doğada. Tepsisinde tek sunduğu değişmeyen gercek ise ,ki hiç kimsenin reddedemedigi, o saf güzelliği. Ve de o saf güzelligi ile ortaya çıkardığı saf güzellikler.
Tekrar tanıştırayım;bu bahar. Henüz kısa pantolonlarımızı giymek için çok erken. Eğer bahçede topunuzla oynarken aniden oyunu yarım bırakmak istemiyorsanız…
Daimi mutluluklara,
nice baharlarla…





mrb…
Duyduğuma göre sizin oralarda bahar henüz yüzünü göstermemiş.
Baharı bu kadar güzel sözlerle anlatabildiğine göre eskiden
yaşanmış güzel güzel günleri geçirdin aklından:))çok sevdim.
Bu mevsimi bi de benden dinlemek istersin diye tahmin ediyorum.
Mağdem baharı anlatacaz bugün;dört mevsimin en şımarığı olan hani,
şiirimizin adıda “BAHAR” olsun o zaman.
BAHAR
Baharlar benim için artık,
Rüzgarlarında sevinçleri,umutları getiren mevsim değil.
Çiçek kokularında hasreti içime çektiğim,ayrılıkların mevsimi.
Güneşin eskisi gibi ısıtmıyor tenimi.
Ellerim buz kesiyor sensiz uyandığım sabahlarında.
Bahar günderme kuşlarını üstüme.
Kulaklarım duymaz artık şarkılarını.
Salma nisan yağmurlarını üstüme.
İçimde filizlenecek bir tek tohum bile yok.
Ne umut için,ne de yarın için.
İyisimi sen beni toprağınla kucakla.
Belki başka bir baharda yeniden hayat bulur,
Ruhum ve bedenim.
Sen değilmisin yeniden doğuşun mevsimi…
(Ölümler bile kalbi incitmez,incitemez.Mevsim baharsa eğer.)
“En umutsuz insanı bile gök kuşağının rengiyle süsleyip bezendiren
şımarık mevsime.”
Nihalimiz belki sen yoksun diye,bu bahar çiçeklerin rengi soluktu
biraz,boyunları büküktü. Eskisi gibi o hep gülen yüzünü göstermedi
belkide.
Ama kim bilebilir. Başka bir baharda yeniden filizlenir tüm
tohumlar,senin güzelliğinde…
Canım benim:) Bir merhabayla başlayan dostluğumuz, bir ömür boyu da
sürsün istiyorum.
Bu defa kadehimi ebedi dostluğumuz için bizim için kaldırıyorum.
sizin oralarda ne diyolar.
PROST,PROST:))
Dipnot:Biz burada kısa pantolonlarımızı giymeye başladık:)
Cokk cok cok ama cok guzel! Iki kelimeyi yan yana getiremedim,bilemedim ne denir? (:
Tesekkur ederim.
=)