Naçizane

1 GÜNLÜK KADIN

3 Mins read
Naçizane

1 GÜNLÜK KADIN

3 Mins read

Bir sayılık kadın olalım hepimiz, evet. Önce kadını tanımlamakla başlamalıyım. Günümüzde kadın, kadıncık sıfatıyla köleliğe itilmiş, her türlü hizmete uygun kısa süreli kullanılabilen varlık olarak algılanmakta. Henüz sözde insan modeline uygun olmayan fakat hayatın her evresinde mühim başarıların kaynağı olan bu canlı, nasıl olur da dünyanın %51’lik oranıyla dahi azınlık durumunda, geri planda olur anlamıyorum.

Erkeklerimizin kadınlarımıza biçtiği hayat tanımı ise, kadınlık vazifesi diye adlandırılan ev temizliği, çocuk bakıcılığı gibi işler ki kadının şahsi tercihlerinden ziyade, erkeklerin onları iş hayatında değil de evde çamaşır yıkarken, temizlik yaparken görmek istemelerinin sonucu diyebiliriz. Beynini kaputla sarmalamış, çevresel faktörlerin adam yerine koyduğu toy insanlar, kadını sadece cinsellikte ağızlarına almaktadırlar.  Kadını, belli görevleri vardır diye sınıflandırmalarına, bu sığ düşüncenin kanıtlanabilirliğine inanmalarına ve cinsel organlarının sözüm ona orgazmın tınısı sonrasında beyinleriyle yer değiştirmesine acıyorum.

Kaldı ki bunun yanında şiddet gören kadınlarımızın hala susmakta olmalarıyla beraber giderek çoğalan töre cinayetleri, aile içi tecavüz, görücü usulü evlenme, namus cinayetleri olayları da üstünde ciddi anlamda durulması gereken konulardır. Ayrıca günümüzde, kadınların erkek dayağından ölme oranlarının kanser veya trafik kazalarında ölme oranlarından fazla olması ve dünyanın iş oranının %66’sını yapmasıyla malvarlığın sadece %1’ine sahip olması gerçekten düşündürücüdür.

Öyle ya, sosyoekonomik evrelerin etkili pantomimci kadınların, sakin ve kararlı adımları tüylerin ürpermesine değil, yüreklerin ağızda atmasına sebep olacak kadar derindir aslında. Ve bir kadın olarak, (kadın diyorum çünkü toplumda yer etmiş kadın: evli dişi düşüncesinin yanlışlığını anlatmak istiyorum. Ergenlik dönemine girmiş doğurganlık özelliğine sahip olan her kız çocuğu artık kadındır.) kadınların üstünde oynanan cıvık entrikaların çözümünün, amacın sadece çocuk üretkenliği olmadığını göstererek yaşanabilir bir dünyanın savaşını vermek istiyorum. Tabi bunu isteyen birçok kadınımız olduğunu ve sessiz kaldıklarını, korkulara sahip olduklarını da göz önünde bulundurarak ‘istiyoruz‘ demeliyim. Kadının sadece fasulye ayıklayan canlı olmadığının, günümüzde kadınlarımızın ne kadar başarılı olabildiğinin, günümüze kadar gelen örnekleriyle farkına varılması gerektiğini önemle vurgulamak isterim.  

Evet, bir günlük dahi kadın olsanız irdelemeniz gereken o kadar çok şey var ki… Bunları anlatmakla bitiremeyeceğimi düşünüyorum. Fakat ataerkil yapıyı anaerkil yapıya çevirebilecek potansiyele sahip kadının; yani bizlerin, zihinlerin alamayacağı kadar samimi olduğunu söyleyebilirim. En azından bugünlük, kadınlarımızı daha detaylı düşünmeniz, bunun yanında sessiz kadınlarımızın artık seslerini çıkartmaları, susmamaları gerektiğinin kanaatindeyim.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: