ABDÜRRAHİM KARAKOÇ BİZLERİ DE ÖKSÜZ BIRAKTI

Sarı saçlarına deli gönlümü

Bağlamışım çözülmüyor Mihriban

Ayrılıktan zor belleme ölümü

Görmeyince sezilmiyor Mihriban

 

  Mihriban öksüz kaldı. Aslında Mihriban… Büyük bir aşkın, gönül sazına düşmesiydi. Kalemin feryadı, şairin isyanıydı.Önce şairin gönlüne düştü, sonra da bizim. Yediden yetmişe hepimizin dilinde dolandı durdu. Üstad o hikayeyi bizlere hiç anlatmadı ama, biz şiire bakarak yeni hikayeler yazdık. Belki de hepimizin bir Mihriban’ı oldu da onunla anladık. Ayrılıktan zor belleme ölümü demişti şiirinde Üstad. Ayrılık onu kaç defa öldürdü bilmedik de, en son üstadı toprağa verdiğimizde anladık…

  Mektuplar… Mektuplar da seni nasıl unuturum, unutmak kolay mı demişti ? Unutmak kolay mı deme / Unutursun Mihribanım / Oğlun kızın olsun hele / Unutursun Mihribanım… Tarife sığmayacak bir aşk yaşayan üstad gün gelip böyle diyor. Sevmediğinden mi kesinlikle hayır. Bir yıldırım iki defa bir gönle düşmez diyen bir adam, asla vazgeçmez sevmekten. Ancak unutursun der, unutursun… Unut beni ama üzülme…

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin

  O büyük dava adamı, Türkçe’ye gönül verenlerin öncülerindendi. Hakkın aşığı, hak yoluna yürürken bu şiirini hatırladım. Toprağı dahi incitemeyecek kadar vefalı bir insandı. Çoğumuzun ideal kişisiydi. Üstad gibi olmak, yolundan yürümek en büyük şerefti bizim için. Daha yazacağı çok şey, söyleyeceği çok söz vardı. Eminim ki cennetin en güzel yerinden bakacaktır bize. Ve Mihribanına…

 

  Allah rahmet eylesin…

 

ALİ OKTAY ÖZBAYRAK

Bir Cevap Yazın