68. SayıNaçizane

AFFET BENİ HAYAT

1 Mins read
68. SayıNaçizane

AFFET BENİ HAYAT

1 Mins read

Hayat diyorum. Bazen çok acımasız oluyor. Hiç haddini de bilmiyor bazen. Nerede ne getireceğini de bilmiyor. Düşüncesizce davranıyor genelde. Hiç düşünmüyor kimin canını yakarım diye. Kendi bildiğini okuyor hep. Hani ara sıra da olsa düşünse ‘ben ne yapıyorum’ diye belki de bu kadar insan isyan etmezdi ona. Her neyse.

Bir de sabır var bizi zorlayan. Hani der ya büyüklerimiz ‘sabreden derviş muradını ermiş.’ O dervişle tanışıp dertleşmeyi cidden çok istiyorum, hayat acımasızlaştığında. Belki şu anda da o anlardan birindeyimdir. O dervişle tanışıp, sohbet etme isteğimin had safhada olduğu anların biri… Bu aralar böyleyim işte. Bir dakikam diğerini tutmuyor. Bir bakıyorum ki kahkahalar atıyorum, içim içime sığmıyor. Sonra bir bakıyorum gözlerimden benden habersizce yaşlar akıyor. Soranlar oluyor ara sıra nasılsın diye. Cevap vermekte zorlanıyorum. Çünkü iyiyim desem değilim. Kötüyüm desem, kötü de değilim.

Çok kızıyorum kendime. ‘Asıl bencil olan benim’ diyorum. Dışarıda karda, yağmurda bir köşeye oturup dilenmek zorunda olan onca küçücük, çaresiz çocuklar varken benim yaptığım ne? Onların hayatlarının yanında benim mutsuzluğumun lafı mı olur? Halime şükretmem gerekirken ben şikayet ettiğim için en ağır cezayı almalıyım aslında. Ama diyorum ya, bu aralar ben aslında ben değilim. İyilikle kötülük arasında gidip gelen birisiyim işte bu sıralar… Dışarıda benim yaşadığım hayatı yaşamanın hayallerini kuran onca insan varken ben şikayet ediyorum. Özür dilerim hayat seni de durup dururken suçladım. Aslında biziz bencil olan, acımasız, düşüncesiz olan. Senin hiç suçun yok. Affet beni hayat…

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: