63. SayıŞairane

BİLİNÇALTI

1 Mins read

Camdan bir bilyenin içine hapsedilmiş gibi renkleri,

Göz kamaştırıcı ama dokunulamaz.

Tek kavuşma şansım  kırmak bilyeyi,

Ama mutluluğu değil,  acıyı barındırıyor kırmak fiili.

 

En güzel şarkıyı söyledi bilinçaltımız!

Majörden minöre  pek çok ses tonuna dokundu.

Yan yana geçen saniyelerin ritmini,

Melodiyi duyabildin mi?

Yoksa sesi mi açmalıyım?

Numaranı tuşlamayı hiç bu kadar düşlemedim,

Tuşlardan çıkan o salak sesi…

 

Uzun zaman sonra rüya gördüm o gece,

Uyandım, hatırlamıyordum ama gördüm! gecenin maviliğinide

Rüyanın güzelliğinide.

Anladım,

Doğru insanla geçen her zaman,

Doğru zamanmış.

 

13 Kasım

 

 

 

 

63. SayıSinemahsül

ÇERÇEVE-4

1 Mins read

Bu sayının çerçevesinde  öncelikle Thrill The World İstanbul etkinliğinden bir fotoğraf ile başlıyorum.Thrill The World hakkında geniş bilgiyi bir önceki sayımızda bulabilirsiniz. Ardından bir seçmece şeklinde çerçevedekiler değişmeye başlıyor. Özellikle güzel sözlere ağırlık vermeye çalıştığımı söyleyerek bir sonraki sayıda görüşme dileklerimi de ilave ederek, hoşçakalın diyorum.

 

Thrill The World 2011 İstanbul

 

 

 

 

 

 

Çerçevelik Laflar…

 

Sıradakiler seçmece…

Üstteki Bir Saat =)

Şarap markası olarak çok yaratıcı.

13/14

Enerjiniz bol, çerçeveniz dolu olsun…

62. SayıNaçizane

ZOMBİ OLMAK İSTEYEN

2 Mins read

Hayatlara yön veren insanlar vardır. Genellikle  tek bir şeyi en iyi şekilde yapanlardır ilham alınacak insanlar. İşte  ‘’Pop’un Kralı’’  Michael Jackson da yaptığı işin en iyisiydi. Benzersizdi. Burada onun hayatını anlatacak değilim, sizlerle paylaşmak istediğim şey 30 Ekim’de gerçekleşecek bir hadisedir.

MJ’nin hayranları tarafından dünya üzerinde onun için pek çok etkinlik düzenledi ve düzenlenmekte. Efsanevi sanatçının  fikirlerinden esinlenen ayrıca onun hatırasını canlı tutmak ve dünyaya birlik mesajları göndermek isteyen insanlar bir araya gelip tüm dünyada pek çok şey yapıyorlar ve işte bunlardan biri  Thrill The World  (TTW).

TTW 2006 yılından beri dünya çapında eş zamanlı olarak gerçekleştirilen bir dans gösterisidir.   Gönüllü TTW organizatörlerinin dünyanın herhangi bir yerinde kendi etkinliklerini merkez ofisle iletişime geçerek düzenleyebildikleri , herhangi bir yaş, bilgi sınırlamasının olmadığı ayrıca bir şehir için etkinlik sayısının da sınırlı olmadığı aynı anda dans etkinliğidir. Benim açımdan en cezbedici etkinlik özelliği şudur :  Her bir etkinlik kendilerinin seçeceği kar amacı gütmeyen bir yardım kuruluşu için para toplar. Yani orada dans eden insanlar ve onları izlemeye gelen kişiler o gece bir yardım kuruluşuna destek olacaklardır. Sanırım çoğu etkinliğin kar para hırs kısacası çıkar için düzenlendiği dünyamızda böylesi temiz çalışmalara da oldukça ihtiyaç var.

TTW etkinliği kısaca  MJ’nin Thriller parçası eşliğinde tüm dünya üzerinde belirli yerlerde insanların ‘aynı anda’  dans etmesidir. Dans Thriller parçasındaki zombi kurgusu üzerine oturtulmuştur ve kareografisi de tüm etkinliklerde aynıdır. Yani dünya üzerinde aynı anda aynı dansı  binlerce kişinin yapıp bir dünya rekorunu ortaya çıkarmasıdır TTW.

TTW Türkiyede de düzenlenmektedir.  Bu yazıyı yazma sebebimde TTW İstanbul’un hasbelkader bir parçası olmamdan ileri gelmektedir.  TTW İstanbul 2009 yılından beri gerçekleştirilmektedir. İlk yılında 211 kişi katılımcı olmuştur. TTW İstanbul’un amaçları kısaca herkesin dans edebileceğini göstermek,  MJ’yi anmak,  farkındalık yaratmak ve belirleyecekleri bir yardım kuruluşuna destek olmak şeklinde özetlenebilir.

TTW İstanbul  etkinliği bu yıl  Beşiktaş Belediyesi’nin de desteğiyle Ortaköy Sahil’de gerçekleştirelecek. Etkinliğin saati dünya ile aynı anda olacağından gece 04:00’dır. Dünya saatinden nasibimizi almış olsak da etkinlik  gecesi Ortaköy Sahil’in oldukça şenleneceğinden  hiç şüphem yok.

Etkinliğe eğer sizler de katılmak istiyorsanız Depo Dans Kafe’de gerçekleştirilen ve 2 bölüm halindeki eğitimlere katılabilirsiniz.  Bir buçuk saatten oluşan her bir bölüm sonrası toplamda üç saatlik bir eğitimle herkes (yaş sınırı yok) çok kolay bir şekilde Thriller dansını öğrenebiliyor. (Dans eğitimlerinin tamamı ücretsiz). Eğitim saatleri için link yazının sonunda bir yerde olacak.

Bir araya gelme, dans etme, eğlenme ve yeni arkadaşlar edinme gibi güzel anlamlarıda içinde barındıran bu etkinliğe katılmak isteyen herkesle  Ortaköyde 30 Ekim gece 04:00 ‘da görüşmek üzere… Zombi makyajı ve kostümleriyle yeniden dirilinceye kadar hoşçakalın.

 

 

Depo Dans Kafe’deki eğitim saatleri için link :  http://www.depodans.com/du86-thrill_the_world_ders_saatleri.html

TTW İstanbul Etkinliği’yle alakalı detaylı bilgi isteyenler için link : http://www.thrilltheworldistanbul.com/

TTW Facebook : https://www.facebook.com/ttwistanbul?sk=info

62. SayıŞairane

I-II-III = TIP !

1 Mins read
I

Çınlamayla yanma arası, kulağımdaki tını.
Biri benden bahsediyor olmalı
Batıl inançlarıma verin.
Sorun soldakinin acıması,
Bir şeylere inanmaya çalışmama verin.

Her şeyden çok seni anlamayı istemiştim
Yazdıklarını okumuş,
Sana kendimce sebepler bile türetmiştim.
Sorun sensin, sen benim için çok iyisin
Hayat seni yaralamış gibi klasikler.

Duygularından farklı yollardan kaçan,
Farklı insanlarız.
Yanlış anlaşılmalar yüzünden! pek çok şeyi kaçıranlardan

II

Kim kayıtsızca bırakabilir ki kendini
Duygularımda istikrarı
Emin olmamı...
Kim bekleyebilir?
Bir çöl rüzgarındaki kum taneleri gibi
Kim savurabilir ki beni,
istemediğim biri
Ne hakla  gülümsetmeye çalışır.
Gülüşümün kaynağını bilmeden.
Ne yüzle geçebilir ki karşıma
Ne isteyebilir ki...

Eline ne geçerse parçalayan bir çocuk gibiyim,
Kaçırdıktan sonra elimdekini
Nasıl inatla bir diğerine sarılabilirim?
Seni seviyorum ya da sevmiştim diyebilirim,
Kırılmamış oyuncakların eksikliği.

III

Ben incinen bir çocuğum!
Herkes uyuduktan sonra ağlayanlardan.
Sonrası bu düşüncelerle uykuya dalış
Uyku haplarının kolaylaştırdığı bir kaçış.
Kutlayarak var olan tek düzenli aktivitemin gidişini
Rüyalar aleminde maviliklere doğru sıkı bir yarış.

Doğruymuş
Kırılma noktasından sonra hiçbir şey
Eskisi gibi olmazmış.
Kendi hayatımı kurmaya,
İnatla aradığım o güzel şarkı eşliğinde...
Günün birinde uyku hapları olmadan
Kırdığım oyuncaklarımla mutlu.
Kulağıma bir şarkı fısıldıyor rüzgar
Ne dediği belli olmuyor
Ama anlıyor gibiyim artık
Tüm o kötü şarkılar
Rüzgara karışıyor...

28 Aralık

Not: Bu şiirin sahibi gibi görünüyor olabilirim ama şiir olmadan önce düz yazı  olarak hayat bulmuştu. Ne yazık ki sahibi ben değilim.  Bilgilerinize.


61. SayıSinemahsül

ÇERÇEVE-2

1 Mins read

Merhaba,

60.Sayıdan itibaren  Türk E-Dergi’nin yeni açılan çerçevesinden çevredeki bir kaç fotoğrafa bakıyoruz. Bu sayıda öncelikli olarak çerçevemize parayı konuk ediyoruz. Parayla herşey yapılabilir diyorlar! Adam haklı diyerekten harekete geçen bir sanatçı paradan aşağıda gördüğünüz eserleri yaratmış. Önemli olan miktarı diyenlere duyrulur.

Çerçevede paranın yolculuğunun altında ise  elime gelen bir kaç resim ve en sonda da  kendi elimden gelen Adalar-Kabataş  seferini yapan vapurda çektiğim fotoğrafı sizlere sunuyorum ”İstanbul Sevgisi”.

Önümüzdeki sayıda görüşmek üzere, fotoğrafınız neşeli çerçeveniz huzur dolu olsun.  (Önümüzdeki sayı için not: Fonksiyonel Eşya fotoğrafları aranmaktadır)

 

 (İYİ BAYRAMLAR  – Aman Şekerlere Dİkkat =))

 

                           İstanbul Sevgisi (Büyük Boy için Fotoğrafı Tıklayın)

60. SayıSinemahsül

ÇERÇEVE

1 Mins read

Merhaba sayın okuyucu,

Dergimizde artık yeni bir bölümümüz daha var, bu  bölümde internet üzerinde dolanırken rastladığım enteresan fotoğrafları sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Sizler de dilerseniz gördüğünüz ya da kendi tasarladığınız fotoğraflarınızı dergiye gönderebilirsiniz.

Bu yeni bölümümüzün ilk sayfasında iki farklı tasarımcının  yanı sıra bir de derleme bölümümüzü bulabileceksiniz.

İngiliz sanatçı Mark Evans motiflerini kazıyarak ve oyarak deri üzerine mükemmel şekilde yerleştiriyor. Websitesinde ( http://www.markevansart.com ) daha detaylı bilgi bulabilceksiniz. Sizlere Mark’ın çalışmalarından bir kaç tanesini sunuyoruz.  (Resmin üzerine tıklayarak alttaki resimlerin orjinal hallerine ulaşabilirsiniz)

 

 

 

60. Sayının bir diğer enteresan tasarımı ise bir sandalye. Tek bacağı yere basan bir sandalye…

Tasarımcı Peter Bristol farklı bir sandalye yapmaya karar verdi. Ortaya çıkardığı eseri işte bu.

 

Şimdi bu iki tasarımın sonrasında sahiplerinin adını dahi bilmediğim  enteresan birkaç fotoğrafı sizlerle paylaşıyorum. Çeşitli sitelerde rastlayabileceğiniz ve görebileceğiniz pek çok enteresan kareden ufak bir kolaj…

 

Bir sonraki sayıda görüşmek üzere…

 

 

 

 

 

 

60. SayıŞairane

UYKU ÖNCESİ SOHBETLERİM-II

1 Mins read

Tüm yazdıklarımı sana hibe ettim diye başladı söze,

Tahtalara vur evlat dedi, gelmeyelim kem göze.


Bu kez çok konuşacağım dedi,

Sen biraz dinlen bakalım…

‘’Herşeyin bir sonu vardır derler, aldanmamalısın.

İnsanların üç şıklı sonlu filmlerine kanmamalı,

Her söylenene  inanmamalısın.

Bir şehirde batan güneşin ertesi sabah  geri geleceği de  yalan,

Kanmamalısın.

İçinde bulunduğun zamanı ya da anı

Her ne dersen de işte tam şunları duyduğun şu anı,

İşte o şu an derken geçen anda dahi bilmelisin ki

Bir daha gelmeyecek dudaklarından çıkan nefes!

Sihirli yaşam parçacıklarının bütünüdür hayat.

Yaşanamayacak, bir daha asla  geri gelmeyecek

Sihiri zaman parçacıklarından örülüdür.

Nefes aldığın andan verdiğin   ana kadar geçen kıymetli zaman dilimleri… ‘’

Zamanın değerini bilirim elbet dedim.

Yoksa sana burda neden bu kadar çayla zamanımdan bir kaç dilim  ikram edeyim.

İnce bellin boş kalmış  diyerek

Bekle de bir tane daha   söyleyeyim dedim.

Dedi ki evlat sen yine anlamadın…

Giden gibi olacak mı sandın, bardak aynı olsa bile

Sihirli zaman dilimini kaçırdın.

Ben gitsemde sen yazsan artık dedi

Birkaç bozukluk bırakıp gitti.