BİR BELİRSİZLİK MASALI

Hayat bazen öyle büyük bir hızla akıyor ki etrafımda… Hiçbir zaman yakalayamayacakmışım gibi hissediyorum. Kulaklarımda uğuldayan muazzam sesiyle ve durdurulamaz haşmetiyle çağıldayan bir çağlayan misali…

Dalıveresim geliyor en köpüklü, en görkemli yerine. Boğulacağımı bile bile… Ama diyorum, yaşıyor muyum ki öleyim? Nefes almıyorsam zaten boğulmamış mıyım? Dalmamışsam zaten hayatın içine; ölüler diyarındaki bir kayıp ruh değil miyim o zaman?

Soruyorum.

Hayat dediğim o çağıldayan nehrin her bir zerresinin reng-i ahenk birer kristal olduğunu bilmekte iken bir tanesini bile yakalayamamış olma gerçeği, ne kadar yaşamak? Yahut farkına varmadan eline değmiş olan bir tanesini kopkoyu bir karanlığa boğmuş olma hissi ne kadar gerçek?

Korkuyorum.

Ölmekten mi, yaşamaktan mı bilmiyorum.

O damlacığı hiç yakalayamamaktan mı, yakalayıp ellerimden kayıp gitmesini izlemekten mi, yoksa elime düşen her birini bir çakıl taşına çevirip değersizleştirmekten mi?..

Bilmiyorum…

Korkuyorum…

Dalıp kaybolmaktan mı…

Kalıp yok olmaktan mı…

Bilmiyorum…

Bir Cevap Yazın