BİR ŞİRİNEMASALI

Bugün seni anlattım…sahilde yürürken…yanımda beni çözmeye çalışan yeni kurbanıma…yine ilk duyduğunda şaşırdığın şeylerle meşguldüm…ve onu bazı şeyler için kullandım…dokunarak seni hayal ettim…başka bir tende…ve başardım…sonunda da aynı şeyler başladı…yani senin hikayen…baştan sona sıkılmadan…”Bu kaçıncı oldu?” demeden…seni anlattım…rüzgar gözlerime vurdu…ağlamak istedim…sen yoksun diye…ama duygularımı saklayabiliyorum artık…senin sayende…benim bazı engellerim var..aşamadığım..ya da aşmak istemediğim..başkasıyla beraberken..aklımdan çıkarmadığım..çünkü biliyorum..senin dünyana geri döneceğim..kaçarı yok..sebebi çok..sen..en büyük mutluluğum..en büyük özlemim..en yıkıcı hayal kırıklığım..ve unutamadığım acımsın..ilk gördüğüm gün hala aklımda..dersane kantininde..üstünde kahverengi kıyafetlerinle..ince uzun..esmer güzeli bir kız..yanında ise ilerde başka bir kurban olacağını bilmeyen biri..o tanıştırmıştı bizi..ve benim senle masalım böyle başladı..öyle zordun ki benim için..kendi kabuğuna çekilmiş..sessiz sakin..masum ve güzeldin..sadece ben konuşurdum..ve ağzımdan dökülen her cümlede..sana daha da bağlanırdım..bir gün farkına vardım..bana attığın mesajında..dün gibi aklımda..”Böyle sözlerde özlüyorsun ama yüz yüze bir şey yok.” demiştin..ve o gece vakti..”Seni özledim!” diyerek kapamıştım telefonu..İstanbulda’ydın..uzaklardaydın..ama döneceğini bilmek özlemimi dindiriyordu..şimdiki gibi değildi..hem de hiç..İstanbul’dan döndüğün de 14 Şubat için buluşmuştuk..ilk defa..üstünde pembe montun..ve siyah ayakkabın..her şeyinle aklımdasın..sen gelene kadar neler yapmıştım bir bilsen..odundum seninle tanışana kadar..bir şeyler söylemeye utanır..kendimi çekerdim o an..ama “Seni özledim!”den sonra buna ihtiyacım vardı..sözlere..ve sana yapabileceğim güzelliklere..her şey böyle başladı zaten..güzel sözler araştırır oldum..kitap okurken hoşuma gidenlerin altını çizdim..bir kenara not aldım..ve ben karşına tam teçhizatlı çıktım..19 Şubat’tı..ilk mektubumu yazmıştım..ilk defa bir kız için uğraşmıştım..her şeyin ilki sendin ya zaten..seni bundan sevmiştim..küçük anıların..yaşantıların..8 Mart’a kadar sürecek bir birliktelik..sonrası karanlık..görmek hatırlamak istemediğim şeyler..bana yaşattığın..şu an bunları düşününce..hiçbir şey..senin sayende acı çekerek birisine bağlanmayı öğrendim..bağımlılık bu..uyuşturucu alkol sigara gibi..ama hayatımda bağlanabileceğim en güzel şey..acı verse de..sevilesi..benden ayrıyken ben yine de sevdim seni..ve aylar sonra tekrar başladık..bir çok engeli aşarak..daha gözü kapalı..daha birbirine bağlı..her şey otobüs durağında başlamıştı..sen gözyaşlarını tutamadın..ve ben içimdeki pişmanlığı sana anlattım..”Git burdan!” demiştin..ama kalmamı en çok isteyen de sendin..15 Şubat’tı..ardından cumartesi günü..hiç unutmamışım..mavi beren..annenin ördüğü..kahverengi palton..çocuklar gibi şendik..polis karakolunun karşısındaki kafede oturmuştuk..karlı bir gündü..ardından salı günü..19 Şubat’tı..o otobüs durağında ben sana sarılmıştım..bir yıl önceki 19 Şubat’tan kat kat farklı..sıcak..ve karşılıklı..içimde sönmemiş bir şeyi daha da körükledim..alev topumuz ondan sonraki her geçen gün büyüdü..hayatımda aklıma gelmeyecek şeyler yaşattın bana..sana dair..başka bir kızla asla o duygularla yaşanamayacak şeyler..kayboldum ruhunda..nefesinde..teninde..mayıs ayına kadar her şey mükemmeldi..ama ben sinirli asabi biri oldum..anlayışım kayboldu..değiştim..ve sana zarar verdim..sen de benim yaşadıklarımı yaşabilirsin belki şu an..ve umarım beni anlarsın..sana zarar verdiğimi görünce..11 Haziran..Çarşamba günü..yemek yerken aklımdan geçenleri istemeye istemeye söyledim..seni üzdüm..seni kırdım..ben bir aptalım..ama mutsuz olman beni kahrederken..ve bunları ben yaparken..dayanamazdım..sensizliği seçtim..ve o gün sen bana elveda demeden..arkana bir kere bakmadan..evine gittin..bu da yetmezmiş gibi..14 Haziran..Cumartesi günü..zehir zemberek konuştum..her şeyi bitirdim..yok ettim..ve o zamandan bu zamana tam bir yıl geçti..11 Haziran’a az kaldı..ve ben seni bu ay daha çok özledim..seni sorsalar bana keşke..saatler geçer anlatırken..zaman düşer ellerimden..ve kırılır..sensizliği fark ederken ben..1 yıl geçti..sensiz..başkaları oldu..acımı dindirir diye..ama acım daha da arttı..seni üzmek istedim..aşağıladım..küçük görmeye çalıştım..ama her defasında daha da büyüdün..ben sensizliğe dayanamıyorum..herkesten gizli saklı..sensizliği yaşarken..gözyaşlarım sel olup akıyor..seni özlüyorum..ve kimse seni bilmiyor..seni anlattığım kurbanlarım hariç..her anın aklımda..yüzün..güzelliğin..sesin..sen içimde büyüttüğüm en masum bebektin..bebek tertemiz kaldı..ama ben kirlendim..ben değiştim..yanımda hep başkaları..ama aklımda sen vardın..bir tek sen kaldın..dalgaların sesinde..rüzgarın getirdiği kokuda..hayalimde..1 yıl geçti..ve ben hala seni unutamadım..Şirine..senden sonra kaç kişiye taktım bu adı..hoşlarına gidiyor diye..çünkü her anlamda seni aradım ben..yaban ellerde..ve işte bugün..ben seni anlattım..sahilde yürürken..yanımda beni çözmeye çalışan yeni kurbanıma..yıldızlara bakarak..seni görme umuduyla..sana hep dediğim gibi..biz bir olmasak da..bizi kıskanmasalar da..yıldızlar hala aramızda..

“BİR ŞİRİNEMASALI” üzerine 3 yorum

  1. boğazıma düğümlenen birkaç küçük paragraftan sonra her zamankinin aksine yanında olmayı bir saniyeliğine şimdi istemedim.. Sana anlatacağım çok şey oldu.. Ama ben yine, tekrar ve defalarca , seni kaybederken bağırarak , dudaklarımda kokunla, tenimdeki tadında ve dokunduğun her dokumda kalan izlerinle öylece kalakaldığım gibi sustum. Gitmeler dediğin zamandan beri o diyemediğim Şura’m diye bahsettiğim.. O gitmeleri bana hala anlatamıyor gelen de giden de.. Bana yaşattığın herşey için bir iki belki çokça yüz gerekti fakat ilk kez biz olmak için anlamsız görünen doğasında içinin temizliğini görebilen tek kişi olduğuma inanırdım.. Bana şimdi yine ‘Benim’ desen , yine inanırım. Seni benimle paylaşan ilksin sen.. Ve benim yağmurum olan dahası.. 4yılı içinde barındıran 5. Zamanı içerisinde bir damla buluta nem bulaştıran ben, sen bembeyaz bulutundan yağmur nefesini uzaklaştırırken.. En küçük ben anında bir nefeslik yağmurda biz olma düşüncesiyle yenilerim kendimi.. Güneş eskitir beni.. Yalnızca zihinde severim aydınlığı.. Bu 4zamandan arda kalan bende bir alerjiden ibaret güneşi bile ıslattım nefesinden çalıp.. Bir başkasına umut olan nefesini yağmurun yanından geçip başka diyarlara giderken kaçırdım.. Ve çocukluğum izmir’e 2012’nin baharlık yazına bence çok yakışan yağmur oldum zamanlı zamansız.. Ama en çok gece düştüm.. Bilirsin aslında beni. Anlamak istediğinde zorlanmayacağın her halimden farksızım bu anda da.. Baykuş ve yağmurun çikolata kıvamındaki yorumunda .. Güneşe dediğin zaman ne yaparsan yap.. Ellerime, tenime dokunduğun erime değildi bu benim için.. Düşen sağanak kadar yalnız, kocaman bir gökyüzünde kayıttan çok kayba değer bir hayat saçması hissi olmak.. Bebek temizliğinde düşlerimde geleceğim dediğinde geleceğim olup gideceğim dediğinde bir yağmur damlasından ellerinden kan kırmızı parçalanan bölünerek çoğalan cam parçaları olmak.. Bin bir haller içinde olmak.. Her gündüzden geceye kaçan bir yitik olmak.. Senden kaçan dengesiz olmak .. Gecenin içinde doğup içinde saklanan olmak .. Sadece kendinde olmak isteyen olmak.. Ben hala yağmur’um..Ve senin asla bu gece mevsiminde olmayacağından emin olarak.. Bir daha yağmak için yalnızca bir lethe’yı arayan olmak.. Ben olmak.. Gecenin koynunda güneşten kaçmaya çalışarak onun aydınlattığı bir nehre muhtaç yaşamak.. Teşekkür ederim..

  2. yazınızın beni ilgilendiren bir kısmı var mı diye merak ediyorum? çok karmaşık, cümleler çok karışık. okurken üstüme alınmam gereken bir şeyler varmış gibi hissettim.

  3. Öncelikle sizi sadece yazılarınızla tanıyorum ve yazılarınızın neredeyse her cümlesi yaşadıklarıma dair yükümü hafifletti açıkçası. Belki içinde kendime dair bir şeyler gördüğümden, tüm yazılarınıza dair bir şeyler paylaşmak geldi içimden, yalnızca teşekkür etmekti oysa niyetim. Rahatsız edici bir yazı olduysa üzgünüm,amacım gerçekten sizde böyle bir düşünce yaratmak değildi. Bana bu durumu açıklama imkanı sundunuz , yanıtınız için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın