59. Sayı

BİR TRAFİK KAZASINDA 2 KİŞİ ÖLDÜ 2 KİŞİ YARALANDI

3 Mins read

Dünya’nın bu hale gelmesine ne kadar “gözlerinin önünde” olan olayların sebep olduğunu insanların göremiyor olmasına inanamıyorum. Herkes ne kadar da yozlaşmış, ne kadar da şiddet dolu, acımasız bir dünyada yaşadığımızdan dem vuruyor ama aynı zamanda oyuncakçıda çocuğuna dövüşçü adamların figürlerini ya da oyuncak silahları alabiliyor. Kendilerine bir an bile bakmadan, ne kadar ironik bir hayat yaşadıklarını, daha da önemlisi etrafta şikayet ettikleri şeyleri düzeltmenin kendi ellerinde olduğunu düşünmeden devam ediyorlar hayatlarına.

Yazının burasında durdum, şöyle bir etrafıma bakıp düşündüm; “Neden bahsediyorum ki?” diye. Erkek kardeşimin astığı posterler var etrafımda. Hani, her türlü şiddetten ve şiddeti çağrıştıran şeyden uzak yetiştirmeye çalıştığım kardeşim. Posterler mi? Yüzlerce “süper kahraman” posteri. Aralarında en masumu, üzerinde “Şimdi çok kızdım!” yazan ve ateşten bir yaratığın -doğal olarak- ateşler saçarak durduğu poster. Örümcek adamlar, fantastik dörtlüler odada fink atıyor resmen.

Öyle bir şiddet ağıyla örülmüşüz ki, ne kadar uzaklaşmaya çalışsa da insan kaçamıyor. En sakin, masum ya da en azından tehlikesiz olması gereken çizgi filmlerde bile var. Tom & Jerry’de Tom’um kaç kez kafasının kırıldığını izledik? Kaç kez Bugs Bunny’nin tüfekle oyun oynadığını, Duffy Duck’ın açılan ateşte vurulup döne döne yere düştüğünü gördük?

Ben bunları bile sorun olarak algılarken, orada bir yerlerde, belki de yan apartmanımızda, çocuğunu yanına alıp çay içerken mafya dizileri izleyen, ya da Hollywood’un eşsiz aksiyon filmlerinden birini keyifle seyreden aileler var. Uzakta değil, yanıbaşımda, annemin bas bas bağırarak beni ikna etmeye çalıştığına göre de; hayatın gerçekleriymiş bunlar. İnsanlar gerçekten bir şekilde ölüyorlarmış, bazıları canice ölüyorlarmış. Bunlarla yüzleşmemiz lazım-mış…

İ-NAN-MI-YOR-UM!

Doğduğumdan bu yana milyonlarca kez trafik kazası haberi duydum, izledim, okudum.

“Kızılcahamam-Ankara D-750 karayolu Çeştepe Köyü mevkisinde meydana gelen trafik kazasında iki kişi öldü, iki kişi yaralandı.”

Ne ifade ediyor bu artık bizim için? Akşam yemeğini yerken ortamda ses olsun diye söylenmiş bir cümle mi? Aynı “aslan yavrularının birbirleri ile oynaması” haberi gibi. İki kişinin ölmüş olması artık sadece sayı olarak: 2. 2 ayrı insanın artık yaşamadığı gerçeği değil!

Aynı şekilde, oturup bir adama nasıl işkence edildiğini güzel güzel izleyen bir insan; gün gelip gerçekten öyle bir şeye maruz kalırsa insanlığının gerektirdiği tepkileri veremiyor. Utanmasa eline çekirdek alıp izleyecek kıvamda. Bu “kişi” diye bahsettiğimiz birey, bir çocuksa? Onun “büyüdüğü” zaman aynı işkenceleri büyük veya küçük çapta başkasına uygulamayacağı ne malum? Ya da haberlerde, filmlerde, dizilerde, durmadan kafası, bacağı, kolu kopmuş, yaralanmış birilerini gören kişi, yolda o şekilde birini gördüğünde doğru tepkileri verebilir mi? Yoksa artık alıştığı bir şeye baktığından sıradanmış gibi mi davranır?

“Neden bu konuya bu kadar takıyorsun, onlar gerçek değil, sadece film canım” diye şimdiye kadar başımı şişiren ve kendini haklı çıkarmaya çalışanlar: En azından ben insanlığımı kaybetmemiş şekilde canı yanan insanla HALA empati kurabiliyorum. HALA otobüse bir polis belinde iki adet silahla öylece bindiğinde panik olabiliyorum; onun bir silah olduğunun ve yanlışlıkla dahi birine zarar verebilecek bir “şey” olduğunun farkındayım. HALA birinin “ölmesi” ne demek biliyorum. “Bir kişi kolunu kaybetti” dediklerinde onun bir cümleden öte olduğunu anlayıp kendi koluma bakıyorum, olmasa naparım, o kişi bu gerçekle nasıl yaşıyor diye. HALA insani duygulara sahibim ve kaybetmeye de niyetim yok.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: