Naçizane

BIRAKTIĞIN ŞEHRE SIĞMAYAN KELİMELER

2 Mins read
Naçizane

BIRAKTIĞIN ŞEHRE SIĞMAYAN KELİMELER

2 Mins read

Bütün gün içimi sızlatan o acı yüreğime defalarca bıçak sapladı. Bırakıp gitmenin ötesinde bir gün yaşadı. Bırakılıp gitmekten bile daha öte… Hiç kimsenin bilmediği, benim içten içe fark ettiğim bir kırgınlık yaşadı sigara yanıkları dolu ruhum. Otobüs olup gitmek istedi. Otobüs olup gitmek, bir daha dönmeyecekmiş telaşıyla…

Kendimden kaçıyorum bugünlerde. Bana verdiğin sözlerin arkasına attığın imzanın teminatıyla ama kendimden kaçtıkça gömülüyorum karanlığa. Oysa istediğim bu değildi. Yoksa tonlarca toprağın altında kalan korkularım çürümeye mi başladı? Boğazımı yakıyor bu koku. Beni bende biriktiriyor sessizlik. Gün gelecek martı kanatlarında, gün gelecek bir çocuğun bisiklet süslerinde, gün gelecek yaşlanmaya bırakılmış bir meşenin palamutunda senin olacağım. O gün gelmeden sana yetişebilmenin suçluluğu var içimde. Sana bir umudun parçası olmadan tırnakları yenmiş titrek ellerle gelmenin vicdanıma bıraktığı koyu leke… Her yıkamada daha da kirlenen, daha da belirginleşen bir leke. Bana bıraktığın her şeyde seni buluyorum. Senin bıraktığın her güneş içimde doğuyor. Seninle rüyaya dalıyorum, güne seninle başlıyorum. Senin bıraktığın bu şehir bu sokaklar bana dar geliyor. Kendimi kendime sığdırıyorum.

Bana hayalleriyle, umutlarıyla binlerce insanıyla kocaman bir şehir bıraktın ama sana biriktirdiğim kelimeler bile sığmıyordu. Öyle bir şey var içimde farkındayım. Sana gelmeden durduruyor kabuslarım. Oysa sen vardın daha dün gece ellerimde. Şimdi “Gidiyorum dur de!” diyorsun içinden. Peki yetecek mi “Dur!” demem? Lütfen bana sorma giderken çünkü tarafsız olamam. Senin iyiliğin için git derim çünkü biliyorum dünyanın bir yerinde sana, bana bıraktığın şehre yetmeyecek kelimelerden daha çok hayat verecekler var. Martıların kanatlarından, çocukların bisikletlerinden daha gerçek bir dünya var dışarıda.

Bugün öyle bir gündü. Umutların başımda nöbet tuttuğu, ellerimi kollarımı bağladığı, hayatın alıştırmak için, vazgeçirmek için elinden geleni yaptığı bir gün… Şimdi biliyorum gidiyorsun çünkü bu şehri bana bırakarak beni düşünerek gittin. Lütfen beni düşünme. Gideceksen git ama beni düşünme çünkü ellerim nasıl titriyor sen beni düşünürken biliyorsun. Benim iyiliğim bu! Bırak ben düşüneyim hayallerimi. Gideceksen git ama beni düşünme. Bu kararı alıyorum, bırak. Senden uzak bir dünya benimki farkındayım ama al senin olsun! Yeter ki giderken beni düşünme…

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: