61. SayıNaçizane

SAMİMİ MİYİZ?

2 Mins read

Bir gün bir veli bir insan karşı komşunun evine meleklerin dua ettiğine şahit olur. Bu veli kişi, ben her gün Allah’ı anar, zikrederim, Allah’a olan ibadetlerimi eksiksiz yaparım neden benim evime değil de karşı komşunun evine giderler bu melekler? Diye kendine sorar ve cevabını öğrenmek için gidip komşunun kapısını çalar.
……
Arkadaşlarımızın ardından hoşlanmayacağı muhabbeti yapmak, ufak bir açığını kapatacağımız yerde daha da büyütmek hiç kuşkusuz her insanın sevmediği davranışlardır. Mevlana der ki: “Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.” …..

Read more
61. Sayı

HUY

2 Mins read

Ah o olmayasıca karanlık ne zaman bitecekti? Şafağı özlemiştim. Geceler giderek daha tahammül edilmez olmaya başlamıştı. İlk sevişmenin ardından bir ikincisini sonra üçüncüsünü arzulayan, istediğini alsa da almasa da gitmeye yeltenmeyen ve yatağımı işgal etmekte ısrar eden o sarışın mahluk, bir an evvel sabah olmasını, gün ışığının perdelerin arkasından odaya sızmasını istememe vesile oluyordu. Kesinikle güzeldi, sevimliydi, iyi huyluydu, sevgilimdi ama geceyi bu evde, bu odada, bu yatakta geçirmesi gerekmezdi.

Ben huysuz bir adamım. Kendimi bildim bileli böyleyim. Çocukluğumda annemle kavga eder dururdum. Daha kendimi bilmediğim zamanlarda eve gelen çocuklarla kavga edermişim. Erkek yurdunun en başa bela sakiniydim. İş yerinde üç kuruşa eşek gibi çalıştığım için bana tahammül eden patronum dışında kimse selam vermez bana. İlkokulda ödevlerimi beğenmeyen öğretmeni tekmeledim. Kendi kafamdaki dışında hiçbir doğruyu ve düzeni kabul etmedim,  etmem. Benimkilerle örtüşmedikçe kurallardan nefret ederim. Beni kendim belirlemediğim bir sıralamayı takip etmek zorunda bıraktığı için kronolojiden tiksinirim, tüm tarih kitaplarımın arka sayfaları yırtıktır bu yüzden. Velhasıl, ben adi bir şerefsizim.

Şimdi diyeceksiniz ki insan huysuz diye, kendi kurallarına bağlı diye, sevgilisinden ayrı uyumak istiyor diye kendisine adi bir şerefsiz der mi? Der efendim, benim gibi huysuz biriyse sadece başkalarına değil kendisine de huysuzluk eder. Yeri gelir canımın istediğini yapar yeri gelir canım ne isterse onu yaptığım için kendime kızar, kah kendi yanaklarımı okşar kah yedi ceddime küfrederim. Bu gelgitten ötürü ne tadım kaçar ne de mutluluk duyarım. Kendimle cebelleşmekten vazgeçmemişsem hayat normal seyrinde devam ediyor demektir. Bu da iyi bir şey sayılır zira değişim kadar sinirlerimi yerinden oynatan bir şey yoktur.

Selin yanımda uyumaya başladığından beri yaşadığım huzursuzluğun sebebi de buydu. Ben yalnız uyumaya alışkındım. Bu durum değişmemeliydi. Değişti. Selin benim yanımda uyumaya başladığından beri bu huyundan vazgeçmedi. Sıkıldım, huysuzlandım, uykusuz kaldım ama nihayet alıştım. Bu tam olarak ne zaman gerçekleşti bilmiyorum ama Selin’le aynı yatağı paylaşmanın hayatımın normal seyri olduğunu anladım. O günden beri ilk defa yalnız yatıyorum. Sıkılıyorum, huysuzum ve uykusuzum.  Ah şu karanlık ne zaman bitecek? Şafağı özledim. Selin’i de özledim. İyi dayandı ama yoruldu sanıyorum. Hiçbir şey söylemeden gitti. Hiçbir şey söylemeden gelir mi bilmiyorum. Bildiğim o gelene kadar uykusuz kalacağım, yokluğuna alışana kadar uykusuz kalacağım, yokluğuna alıştıktan sonra gelirse uykusuz kalacağım, yokluğuna alıştıktan sonra gelirse varlığına alışana kadar uykusuz kalacağım. Ben hep huysuz ve muhtemelen uykusuz kalacağım.

61. SayıŞairane

SARILAN GÖLGELER

1 Mins read

Benim yerime

Bir yalnızlık türküsü tutturmuş geceler

“Sen”den arta kalan zamanlarda…

Saatler karabasan gibi çökmüş

İçinde sen olmayan sabahlara…

 

Oysa sen 

Ölüme yaklaştığım dakikalarım gibi

Her nefes verişimde

Aklımdasın sevdiğim

Belki son nefes

Ya da mırıldandığım son şarkı gibi yarım

Gözlerimden geçen anılar kadar güzel

Ve ellerini tutamayacağım kadar uzak

Ama aklımdasın sevdiğim

Düşlerim, sensizliğe tuzak

 

Benim yerime

Gözlerine bakmış geceler…

Karanlığına yenilmişin uykunun

Bense nöbetini tutmuşum gülüşünün

Bir şair ürkekliğiyle

 

Meze olmuşum şiir sofrasında

Seni anmışım

Sen sarhoşluğum 

Ayılamamışım

Gülüşünü gördüğüm andan

Günaydınını duyduğum sabahlara

 

Benim yerime

Nihavendde gezmiş geceler

Ben sözlerimle tutunmuşum yegaha

Gah ağlamışım gah beklemişim seni

Notalarda belirmiş, sarılan gölgeler

 

61. SayıŞairane

HİSSETTİĞİNİ ANLARSIN

1 Mins read

 

Sen emin değilsin dedi kadın,
Ne istediğini, kimi istediğini bilmiyorsun!

Adam durdu, evet dedi haklısın
Şu ana kadar hiç emin olamadım

Ayrıldılar...
Zaman geçti...
Adam aynı kadın değişti!


Sen emin değilsin dedi kadın,
Ne istediğini, kimi istediğini bilmiyorsun!

Adam durdu, evet dedi haklısın
Şu ana kadar hiç emin olamadım

Mutlu oldu kadın,anlamıştı
Sonsuza kadar olmasada mutlu yaşadılar.

 

61. SayıSinemahsül

ÇERÇEVE-2

1 Mins read

Merhaba,

60.Sayıdan itibaren  Türk E-Dergi’nin yeni açılan çerçevesinden çevredeki bir kaç fotoğrafa bakıyoruz. Bu sayıda öncelikli olarak çerçevemize parayı konuk ediyoruz. Parayla herşey yapılabilir diyorlar! Adam haklı diyerekten harekete geçen bir sanatçı paradan aşağıda gördüğünüz eserleri yaratmış. Önemli olan miktarı diyenlere duyrulur.

Çerçevede paranın yolculuğunun altında ise  elime gelen bir kaç resim ve en sonda da  kendi elimden gelen Adalar-Kabataş  seferini yapan vapurda çektiğim fotoğrafı sizlere sunuyorum ”İstanbul Sevgisi”.

Önümüzdeki sayıda görüşmek üzere, fotoğrafınız neşeli çerçeveniz huzur dolu olsun.  (Önümüzdeki sayı için not: Fonksiyonel Eşya fotoğrafları aranmaktadır)

 

 (İYİ BAYRAMLAR  – Aman Şekerlere Dİkkat =))

 

                           İstanbul Sevgisi (Büyük Boy için Fotoğrafı Tıklayın)