Evet, Evet Doğru Kelime Bu Olmalı

Hayatım boyunca hep bilmek istedim; çünkü doğrunun öyle olduğuna inanarak büyüdüm. İnsanları anlamanın yolu okumaktan, dinlemekten geçer diye bir şey var değil mi? Yoksa derin bir hayal kırıklığına uğrayacağım. Öyle olduğunu düşünmem, hatta kabul etmem bile değiştirmiyor bu ağır yenilgiyi. İçime dolan boşluğun farkındayım şu an. Terk edilmek gibi değil de yok sayılmak. Evet evet, bu olmalı doğru kelime. Bilmek, yok sayılmak demekmiş meğer.

Üstüm başım hayal kırıklığı kokuyor. Düşleri düş, hayalleri gerçek yapan bir şey var. O bilmek değil işte. Bilmek… Kapsamı ne kadar büyük bir kelime. Hissetmek kadar büyük değil işte. Bu terk edilmek gibi değil de yok sayılmak gibi olan şeyden kurtulmanın tek yolu hissetmek. Dışarı bir baksanıza. İnsanlar gülüyor, ağlıyor, kendini kaybettikleri bile oluyor. Yok hayır, kesinlikle öğrenmenin, okumanın karşısında değilim. Değilim işte. Öyle olsa tarafımı belirler, iki kişiden biri olur, hiç çekinmeden kendini bile kaybeden insanlarla alay ederdim. Sürekli bunu düşünüyorum. Tam olarak neresindeyim? Daha da önemlisi neresinde olmalıyım? Bildiğim şey; olmam gereken yerde değilim. Olmam gereken yerde olsaydım ben de güler, ben de ağlar, ben de kendimi kaybederdim. Biliyorum ve bu hissetmeme engel bir durum.

Kitaplar var önümde. Toz kokmalarını, kapaklarını bile açmamış olmayı istediğim kitaplar, ama olmuyor işte. Engel dedim ya, işte buna da engel. Kendime yalan söyleyemem, ne acı ve kendime söyleyemediğim hiçbir şeyi başkalarına da söyleyemem. İçimde boşluk var. Gülememekten, ağlayamamaktan, iki kişiden biri olamamaktan, kendimi bile kaybedememekten olmalı. Önümde kitaplar var ve hepsi benden bir parça. Yok tarifi bu boşluğun. Yok telafisi bu acının. Toz ve duman var sadece, bir de kül. Yok sayılmak gibi bir şey. Var elbet bilmemin bana kattıkları ama hayır, bilmiyorum neresinde olmam gerektiğini.

Senin nerede olduğunu yazmıyor işte bu kitaplar. Hissedemiyorum çünkü sen yoksun. Biliyorum ama sen yoksun.

 

Bir Cevap Yazın