FARKINDALIĞIMIN FARKINDAYIM

        Aslında her şeyin başı sağlık olduğu kadar düşünmektir de. İnsan düşünebildiği için insandır. Düşünmek insanı bilinçli kılar ve insan farkındalığını fark eder.

        Descartes’in meşhur bir sözü vardır: “Düşünüyorum öyleyse varım.” Burada filozof varlığını düşünebilmeye bağlamış. Zaten kişi ne kadar düşünürse o kadar var olabilir. Ufkun düşünebildiğin kadar geniştir. Yüz kilometre düşünen şehrinden ötesini düşünemez milyar kilometre düşünen dünyanın milyar kilometre uzağını düşünür ufku evreni zorlar. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde düşünme konusuna değinilerek, Yüce Yaradan bizden, verdiği nimetlere karşılık olarak tonlarca para, mal veya mülk istemiyor, bizden istediği O’nun adıyla başlayıp, şükretmek ve düşünmek. Allah bizlerden başlarken bismillah ile başlayıp bitirirken şükürle bitirmemizi, düşünerek de ders çıkarmamızı istemektedir. Rabbimiz bize; ubudiyet, taat, düşünme gibi birçok konuda hayatımıza yön verecek iyiye yöne yönlendirecek hususların yerine getirilmesini emrediyor. Rabbimiz bilir ve O’nun izniyle ancak biz de bilebiliriz. Müslüman insan düşünerek varlık gayesinin farkına varacak. Bu farkındalık ise Müslüman kişiye ibadetinin önemini kavratacak ve yaptığı ibadetinden zevk alacaktır.

       Düşünmek kelimesi Arapçada tefekkür kelimesine karşılık gelmektedir. Bir hadis mealinde düşünmenin önemine şöyle vurgu yapılmaktadır: “Bir saat tefekkür(düşünmek) etmek, bir yıllık nafile ibadetten daha hayırlıdır.” Çünkü düşünmek insanı bilinçli kılar. Düşünürseniz sorgularsınız, sorgularsanız öğrenirsiniz. Yine düşünmenin önemini anlatan Türk atasözünde: “Acelede nedamet, düşünmekte selâmet vardır.” der. R. Digest de “Düşünmeden konuşmak nişan almadan ateş etmeye benzer.” diyerek düşünmenin önemine vurgu yapmıştır.

        İnsan düşünebilen bir hayvan değildir. Çünkü insanı hayvandan ayıran düşünmeye sevk eden aklı vardır ve insan bu aklı sayesinde ayırt etme gücüne sahiptir. Yüce Allah da vermiş olduğu akıldan dolayı bize bazı görev ve sorumluluklar yüklemiştir. İnsanlık var olduğundan 610 yılına kadar Allah (C.C.) insanlığa doğru yolu gösterecek yüz yirmi dört bin peygamber ile beraberinde bazı peygamberlerle kitap ve saifeler göndermiştir. Gönderilmiş olan tüm peygamberler “Emr-i bil ma’ruf, nehy-i a’nil münker” yapmışlardır. Yani iyiliği emredip kötülükten men etmişlerdir.

        İnsan düşünebilen bir hayvandır lafı ne kadar yanlışsa ‘Düşünüyorum öyleyse insanım’ sözü o kadar doğru olur. Düşünmenin önemine dört büyük kitabın hepsinde yer verilmiştir. Bunun sebebi ise yaratılmış olan varlıkların görevlerinden dolayıdır. Çünkü düşünüp ibret alacağımız birçok husus vardır. Mesela, kalbimiz günde ortalama yüz elli bin defa atar; her yıl damarlarımızda tonlarca kanı dolaştırır. Küçük bir karınca ailesi, bir yaz mevsiminde otların arasından beş milyon ölü böcek temizler. Bir sinek tek başına her gün yüzlerce bakteriyi toplar. Küçücük lenfositler vücudunuzdaki trilyonlarca hücreden her birini, her gün en az on defa kontrol eder. Eğer düşünürsek ibret alacağımız şeyleri buluruz.

        Hiçbir şey tesadüfen var olmadı. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler evren tevafuken, Allah’ın bilgisi ve isteği doğrultusunda, meydana getirilmiş, yaratılmıştır. Düşünürsek farkındalığımızın farkında oluruz.

          Sağlıcakla kalın…

Bir Cevap Yazın