Naçizane

FRANSIZ KALMAYIN

4 Mins read
Naçizane

FRANSIZ KALMAYIN

4 Mins read







Haritada altı kenarlı bir ülke. Bu yüzden vatandaşları ülkelerini L’ Hexagon (Altıgen) diye anıyorlar. Bu insanlar kim mi? Franklar. Hâlâ adlarının kökenini bilmeyen Franklar. "Frank" sözcüğü ön Germen dillerinde cirit, kargı, mızrak gibi anlamlara gelen "frankona"dan mı yoksa eski Germen dillerine göre "frei", "free" yani özgür anlamına gelen "frank" sözcüğünden mi geliyor abaca? İkinci tez doğru olsa gerek; çünkü Franklar, baskıya gelemeyen özgürlükçü insanlar. 1789’da gerçekleştirdikleri ünlü Fransız Devrimi’yle bu tanımı hak ediyorlar sanırım fakat bu devrimle her şey hemen yoluna girmedi. Özgürlüklerini, çok sonradan kazandılar. Başlarından tam beş tane cumhuriyet geçti. Sonuncusu bugün hâlâ yaşıyor. Özgürlüklerini kazandıktan sonra neler mi yaptılar? Çok şey! Şu anda dünyada "nominal gayrisafi milli/yurtiçi hasıla" kategorisinde altıncı, "satın alma gücü paritesi"ne göre ise sekizinci sıradalar. Frankların ülkesi, yani Fransa, altı milyonu Eyfel Kulesi sayesinde olmak üzere yılda sekseniki milyon turist alıyor. Bu rakamlara göre Fransa, dünyada en çok turist alan ülke. Ayrıca elli dokuz nükleer santrale ve üç yüz altmış etkin savaş başlığına sahip.

Zamanında dünya topraklarının %8,6’sına hâkim olan Fransa, politik açıdan hâlâ dünyanın önde gelen ülkelerinden. Almanya ile çok sıkı ilişkileri olduğu için AB (Avrupa Birliği)’ ye çok rahat girdi. Dilleri de çok önemli Frankların. Fransızca dünyada her zaman çok üstte tutulan bir dil olmuştur. Yanlış anlaşılmaya en az yol açan dil olması sebebiyle diplomasi dili olarak kullanıldığı söylenir. Fransa’nın parlamentosu iki büyük kutba ayrılmıştır. Sol görüşlüleri bulunduran "Fransız Sosyalist Partisi" ve sağcıları bulunduran "Halk Hareket Partisi".

"Madem müziğinden bahsedeceksin, neden ülke hakkında bu kadar şey dile getirdin?" diye soracaksınız birazdan, biliyorum. Nedeni şu: Son zamanlarda pop müziği takip eder oldum ve gördüğüm, duyduğum şeyler oldukça iç açıcıydı. Sonradan fark ettim ki ilgimi en çok Fransızların performansı çekiyor. Sonuç olarak da müziğinden bahsetmeden önce tarihiyle ve şu anki politik duruşuyla dikkat çeken Fransa’yı anmak istedim.

Gelelim müziğe… "Yelle" adında bir Fransız şarkıcı var ki sormayın. Olağanüstü sahne performansı ve eşsiz güzelliğiyle Fransa başta olmak üzere birçok ülkede müzik listelerini alt üst etti. Adıyla internet dünyasına gönderme yapan "Pop Up" albümü 2007 yılında piyasaya sürülmüştü. Yelle’in debut albümü olan bu çalışmanın en çok sevilen parçası tabii ki "Je Vuez Te Voir" oldu. Eminim şu sıralar radyo dj’leri bu şarkının remix’lerini çalmaktan sıkılmışlardır. Sahne performansı dışında Yelle’i  farklı kılan, şarkılarındaki pozitif hava. Ne zaman bir şarkısını açsanız anında stres katsayınız azalıyor. Saf bir Fransız işi Yelle’in yaptığı.

Dikkatimi çeken ikinci Fransız, Sinik. İnsanoğlunun en büyük hatalarından biri olan önyargı yüzünden Sinik’i ilk gördüğümüzde ona direkt "bir başka homofobik rapçi…" damgasını yapıştırabiliriz fakat Sinik’i dinledikçe bu önyargılar yavaş yavaş kaybolup yerini hayranlığa bırakıyor. James Blunt’la yaptıkları düet olan "Je Realise" enfes bir parça. Blunt’ın melankolisi, Sinik’in öfkesiyle birleşince karşımıza bir müzik ziyafeti çıkıyor. Sinik, aslen Tunus Kabilili. Annesi Fransız, babası ise Cezayirli.

Tabii ki Fransızlarınki dışında kayda değer başka pop şarkıları da var. Bence bunların başında Sara Bareilles’in "Love Song"u geliyor. Süper bir çalışma… Klibi de oldukça başarılı. Güncel olan diğer başarılı şarkılar ise Estelle’nin "American Boy"u ve tabii ki Rihanna’nın "Umbrella"sı. Umbrella, pop dünyasında öyle bir marşa dönüştü ki entelektüel ve komünist duruşlarıyla hatırladığımız efsane rock gurubu "Manic Street Preachers" bile bu şarkıyı kendi tarzlarında yorumlayıp görücüye çıkardı. Söz veriyorum, Manic Street Preachers’ı başka bir sayıda incelemeye alacağım.

Sonuç olarak özellikle Fransız pop müziğine kulak verin, derim ben. Özgürlükçü, geleneklerine sahip çıkan ve aynı zamanda da modern olan bir ülkenin bu denli başarılı çalışmaları bu ilgiyi hak ediyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: