GÖREBİLİYOR MUSUNUZ?

Odamın penceresinden dışarıya doğru bakıyorum, çayımı yudumlarken. Ne zamandır klavyenin başına geçip yazamadığımı düşünmeye başladım. “Umut bitmez” diyordum ya, belki de o umut tükendi bir an ve düştüm, bundandı belki de içimdeki huzursuzluğum. Mehmetçik sınır ötesi operasyonda, şehit haberleri ardı ardına geliyor. 11’inci, türban konusundaki anayasa değişikliğini onaylamış. Bazı kendini bilmezler emekli maaşlarını arttırma ve kendilerine af çabasında. Vatandaşa yapılması gereken sosyal yardımlar, bazı dernek ve cemaatlere ihale edilmiş. Borsada yabancıların elindeki hisse senedi oranı yüzde 72. Dış borç 237 milyar dolar olmuş. Son 5 yıldaki cari işlemler açığı toplamda 118 milyar doları bulmuş. Ekonomik strateji yok. Önümüze gelen her şeyi herkese satmaya çalışıyoruz. Yurtdışına 6,8 milyar dolar kâr transferi yapılmış. Böyle giderse kriz faturası 2001’den ağır olacak. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasa tasarısı sağlık sistemini tamamen piyasanın eline bırakacak. Ya vakıflar ile ilgili yasa? Daha saymaya devam edeyim mi? Vatanına ihanet edenlerden artık usandım. Bağımsız bir Türkiye görmekten çok mu uzağız? Çayımdan son yudumları alıyordum. İster istemez Deniz Gezmiş’in hapisteyken söylediği bir cümle geldi aklıma: “Bu çocuklar daha doğru dürüst aşık bile olmadılar”. Bunu okuduğum gün içim acımıştı. Davalarına sahip çıkan nice genç insan, aşık olamadan ölüp gitmişti. Belki de onlardan sonraki kuşakların derdi tasası olmadan, rahat rahat aşkı yaşamaları için… Gelin görün ki ne onlar kadar olabildik ne de onların değerini bilebildik. Çay bardağını mutfağa götürürken ne aşkı dedim içimden, ne aşkı? Aşk meşk dönemi bitti arkadaşlar. İş başa düştü. Sarsarak uyandırmak zorundayız birbirimizi. Görebiliyor musunuz?

Bir Cevap Yazın