HİÇ VAZGEÇTİNİZ Mİ?

En son ne zaman vazgeçtiniz çok istediğiniz bir şeyden, ya da vazgeçmek zorunda kaldınız. Vazgeçtikten sonra neler hissettiniz, o anda hiç düşündünüz mü, daha sonraları nasıl da isteyeceğinizi?

Vazgeçmek nedir sizce, hayalleri rafa kaldırmak mı? Ya da istemediğiniz bir yerde adım atmaya son vermek mi? Belki de düşüncelerinizin ömrünü kısaltmaktır, vazgeçmek. Bir çok denemeden sonra savaşmayı bırakmaktır. Oluşmuş bütün kuralları iptal etmek, kuralsız yaşamaya karar vermektir.

İnsan vazgeçtiğinde rahatlık mı hisseder, yoksa daha da mı güçleşir her şey? Vazgeçmiş olmanın verdiği duygu fırtınasında, bir dahaki deneme için bekler mi, ya da bir daha denememek üzere kapatır mı bütün pencerelerini galipliklere?

Vazgeçmek eğrisiyle, doğrusuyla bir kalıp mıdır? İnsanların içine girdiği, bütün olmuşluklara kapatmak mıdır? Kendini. Gittiği yolların nereye çıkabileceğini görmek midir? Beklide yol o kadar zorludur ki, yol alır fakat gidemediğini görünce geri çekilmek midir?

Kapakları kapatılmış olur insanın vazgeçtiğinde, sıkıca kapatır kendini yenilmiş olmanın verdiği duygu çırpınışlarına, ve karşı koyar zamana inadına.

Denemek gelir içinden her vazgeçtiğinde insan, ama tutar kendini sıkıca büzmüştür her şeyi ve ondan öncesi yok, sonrası da meçhul der defalarca kendine. Bir ışık belirse sanki koşacaktır ama o bile bilemez neler hissedeceğini. Almış olduğu ya da yaşamış olduğu bütün olumsuzluklara rağmen kendine bile itiraf edemediği bir istek yaşatır kalbinin en ücra köşelerinde.

Siz hiç vazgeçtiniz mi? Yoksa vazgeçtiniz de, tekrar geri dönüp mü baktınız? İçinizden gelmediği halde pes etmişlik içerisinde son bir şans verdiniz mi kendinize.

İşte böyledir vazgeçmek insan durgunlaşır, sığlaşır çoğu zaman. Bir daha ulaşamayacak olmanın verdiği hüzünle konuşamaz, paylaşamaz içindekileri. Birçok kez denemiş olmasına rağmen başarısızlığına daha fazla katlanamaz.

Ya da onu elleriyle iten sevginin yanına bir daha gitmez, gidemez. Oysa nasılda istemişti gözlerine bakmayı, ona haykırmayı ama itilmişti işte kaç gün dür böyleydi, kaç sene olmuştu bu aşka tutulalı vazgeçmişti işte. Vazgeçtiği bu sefer aşkı olmuştu.

Ya da bir öğrenci aldığı sınav başarısızlığı ile kollarını bağlamıştır…  Bir daha girme cesaretinden yoksun vazgeçmişlik içerisinde yediremediği başarısızlığın ardından vazgeçtim kelimesini söylemeye çalışır. Söyler mi bilinmez, ama söylediği anda her şey biter.

Bir aşık, bir öğrenci, bir işçi kim olursa olsun vazgeçmişliğin verdiği his aynıdır. Başarısızlığın pençesinde yaşamak hepsi için bir olmakla birlikte yaşattığı duygular benzerdir.

Vazgeçmeden önce düşünmeli insan, çünkü vazgeçtikten sonra vazgeçmedim deme şansın yoktur.

“HİÇ VAZGEÇTİNİZ Mİ?” üzerine bir yorum

  1. Keşke vazgeçmemek mümkün olsa ama ya yaşadıklarımız? Onları geri alabilir miyiz ki? Duyuyorum seslerini alamayız diyorsun istemeye istemeye fısıltı tadında. Keşke vazgeçmesem keşke karşısında mert , yiğit , yürekli bir şekilde ellerinden tutup o iki kelimeyi söyleyebilsem. Olmuyor ama , yapamıyorum , dilim geçit vermiyor bana ya da ben verdirmiyorum kim bilir.

Bir Cevap Yazın