Hipokrat Fakültede Hoş Bir Sada İmiş

    Her zamanki gibi çok zor bir dönemden geçiyoruz. Ekonomik sıkıntı , siyasi krizler, mahkemeler ve futbol liginin bu acınası hali heimizi derinden sarsmış durumda. Bundan on beş yıl önce olsa gülüp geçebileceğimiz bir doktor hasta vakası ile karşı karşıyayız; ama ne yazık ki artık gülmek elden gelmiyor. Eskiden tolumda radikal bir uç olan kesim azınlığın baskınlığı diye küçümsediğimiz hala da küçük olduğuna inanmaya çalıştığımız insanlar devletin zirvesine kadar çıkmışken şimdiyse bize şah damarımız kadar yakınlar. Tıbbi bakımdan elbette. Kendi aklına hükmedemeyenin bize o denli yakın olması pek de mümkün değil.

    Bahsi geçen bey bir doktor. Özel bir hastahane da çalışmakta. Karşısına geçen hastaya siz alkollüsünüz sizi tedavi edemem diyor. Hipokrat ilk taklayı burada atıyor. Kadın neden dediğinde gelen cevap tüyler ürpertici. Prensiplerime aykırı. Bir doktora hasta seçme yetkisi hangi yüz yılda hangi gerekçeyle verilmiş bilmiyoruz. Hipokrat’a sorarsanız o da bilmiyor olmalı. Bilmem kaç bin kuşak doktor da bilmiyordur. Bu özgürlükçü (!) ampül bazlı hayat fazla mı özgür olmaya başaldı ne. Nöbetçi doktorun bakmadığı hastanın durumu iyi; ama aynı hasta ölümcül tehlie içinde olsa an itibariyle akbabalara yemdi. AKbabalara yem oldu şimdi de! İşin şakasını bir kenara bırakmayacağım Bu iş ciddiye alınırsa boka saran mevzular serisinin en önemli parçalarından biri çünkü.

     Basının işi gerçeği yansıtmak. Sonuç olarak gazete de gereğini yapmış. Biz ise biraz daha kör taklidi yapıp salağa yatacağız değil mi. Türkiye’deki sonsuz aydınlanmanın parçalarıyız biz. Fırça bıyıklıların peşinden bir koşuya başladık. Biz bu koşunun neferiyiz. İşimize gelince Atatürkçü, Fethullahçı, Milletçi, Ümmetçi olabilen çok gömlekli partiye oy verenleriz biz. Madem ikide bir verdik. ARtık kendimden şüphe ediyorum. Bu AKP’ye ve zihniyetine ikide bir veren kim?

Bir Cevap Yazın