Naçizane

İSTATİSTİK

4 Mins read
Naçizane

İSTATİSTİK

4 Mins read

İstatistik, temeli matematik olan genç bir bilim dalıdır. Rastgelelik içeren durumlara matematik yöntemleri uygulayarak analiz etmeyi amaçlar. İstatistik biliminin ve rastgelelik kavramının doğuşu ve bunlarla sosyal olguları analiz etme girişiminin tarihini anlatan “Şansın Terbiye Edilişi”* adlı kitabı sizlere ciddiyetle tavsiye ederim.

İstatistiğin Türkiye’de kullanımı ekonometriyle sınırlı olsa da istatistik teorisi dünyada rastgelelik içeren bütün durumları modellemede ve analiz etmede kullanılmaktadır. Rastgelelik kavramını olasılıkçılar ve istatistikçiler “sonucu önceden bilinemeyen” anlamında kullanırlar. Bunun tersi, yani baştan sonucu kestirilebilen durumlara ise “deterministik” yahut “belirlenimci” adı verilmektedir. Matematik deterministik yapılarla ilgilenirken istatistik rastgele yapılarla ilgilenir.

İnsan dünyada hangi durumun sonunu en baştan bilebilir? Dünyada insanın tekelinde olan, yalnızca onun kontrolünde gelişen olaylar çok az sayıda olduğundan dolayı hemen hemen her şey insan için rastgele bir sonuç üretmektedir. Aşağıdaki fikirler üzerinde biraz düşünelim.

Çocuğunuza iyi bir eğitim ve ahlak veriyorsunuz ama iyi bir insan olacağını garanti edemiyorsunuz.

Çalışma odanıza yeni bir lamba alıyorsunuz, onca para ödemenize ve lambanın kutusunun üzerinde ortalama ömrü 2-3 yıldır diye yazılı olmasına rağmen lamba ertesi gün beklenmedik bir şekilde patlayıveriyor.

Klişe olacak ama zar attığınızda kaç geleceğini önceden bilmiyorsunuz.

Sürücü kursunda eğitimlere eksiksiz katılıyorsunuz, bütün dökümanları okuyorsunuz ve kursa yazılıp sadece parasını ödeyip kurslara hiç gelmeyen, bilgisiz biriyle aynı gün ehliyet alıyorsunuz. Siz evinize dönüp arabanıza atlayıp keyifle şehir turu yapmak için yola çıkıyor ancak sokağın köşesinde bir kamyonetin hatasıyla elinizde olmayarak bir kaza yaşıyor; kursta birlikte olduğunuz arkadaşınızsa yıllarca şans eseri hiç kaza yapmadan araba kullanıyor.

Bu gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Hepsinin söylediği ortak bir şey var, o da şu: Dünya üzerindeki hiçbir şeyin üzerinde insan tam kontrol sahibi olamadığı için hiçbir şey insan açısından deterministik değildir, herşeyde az veya çok bir rastgelelik/önceden kestirilemezlik payı vardır.

İşte istatistik bu düsturu kullanarak birçok alanda sağlıklı analizler yapılmasını mümkün kılar. Bunları da sırayla yazalım.

Tıp ve biyoloji: Benim akademik ilgi alanlarım arasında olan istatistikî tıp ve biyoistatistik canlıların çeşitli fonksiyonlarıyla ilgili araştırmalar yapılan disiplinlerdir. Mesela kardiyolojide EKG sinyalini oluşturan P, Q, R, S, T gibi karakteristik noktalar rastgelelik içeren bir davranışla oluşurlar. Kişinin kalp sağlığını ölçmeye yarayan, R-R aralıkları incelenerek kurulan pNN50 ve RMSSD gibi fonksiyonlar istatistik fonksiyonu yapısındadır.

Mühendislik: Bir başka ilgi alanım olan “Güvenilirlik Teorisi”, istatistiğin mühendislikteki güzel bir uygulamasıdır. Son zamanlarda çok popüler olan bu teori, bir sistemin sağlıklı çalışması olasılığıyla ilgilenir. Bir arabanın güvenilirliğini bu yolla inceleyebileceğiniz gibi bir bilgisayar yazılımının da güvenilirliğini bu şekilde analiz edebilirsiniz.

Kalite Kontrol: Bir üretim sürecinin ne kadar kaliteli oluşunda başvurulan konu olup endüstri mühendisliğinin önemli başlıklarından biridir. Güvenilirlik ve kalite kontrol teorilerini fabrikalarında iyi uygulayan batı ülkeleri ve Japonya dünyanın en kaliteli mallarını üretmektedir.

Ekonometri: Ekonomide birçok değişken vardır: GSMH, faiz, enflasyon, kur, yatırım miktarı, sağlık harcamaları, büyüme oranı, işsizlik… Bu değişkenlerden hangilerinin hangilerini ne ölçüde etkilediğini bilemiyoruz. Bu değişkenler arasındaki etkileşimi inceleyen bilim dalı, istatistik metotlarının ekonomi kavramları üzerinde kullanılması anlamına gelen ekonometridir.

Sigortacılık: Sigortalattırılmak istenen şeyin ortalama ömrünün bilinmesi bir sigortacı için hayati önem taşır. Mesela bir evin yangın, deprem, fırtına gibi etmenlerden dolayı ortalama kaç yıl sağlam kaldığını çok iyi hesaplamalı ve evi sigortalama işlemini bu bilgilerin ışığında doğru biçimde yapmak zorundasınızdır. Sigortacılık sektörü bu yüzden istatistikçileri şiddetle aramaktadır.

Psikoloji ve İşletme: En büyük teorik zenginliğini on dokuzuncu ve yirminci yüzyılda yaşamış olan psikoloji ile bu zenginliği 1945-1995 yıllarında yaşamış olan işletme bölümleri bugün büyük oranda deneylere bağlı olarak ilerlemektedir. Üniversitedeki psikoloji bölümleri sürekli insanlar üzerinde psikolojik deneyler yapar ve bu deneylerde bazı durumlarla davranışlar arası ilişkilerin varlığını sorgular. Mesela gürültü altında çalışmanın başarıya olan etkisi… Bu durumu anlamaya yarayacak bir psikoloji deneyi yapılıp veriler istatistikle analiz edilir ve elde edilen sonuçların teoriyle uygunluğu incelenir. İşletme de iş yerlerinde anketler uygulayarak bu anketlerde iş hayatıyla ilgili kavramlar arasında bir bağlantı aranır, patronun işyerinde bulunma süresiyle çalışanların başarıları arasındaki ilişki gibi. Veriler toplanır ve istatistikle analiz edilir.

İstatistik bölümü yukarıda saydığımız çok çeşitli alanlarda çalışma fırsatları sunmaktadır. Yüksek lisansını istatistik alanında yapmış ve doktorasını bu alanda yapmaya hazırlanan biri olarak bütün öğrencilere istatistik bölümünü tavsiye ederim.

* Şansın Terbiye Edilişi, İan Hacking, Metis.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: