Naçizane

KALBİM EGE’DE KALDI!:.

2 Mins read
Naçizane

KALBİM EGE’DE KALDI!:.

2 Mins read

Hüzün. Ansızın geliveren bulaşkan hüzün. Çekip gitmek nedir bilmeyen hüzün. Kimi zaman aşktan, çoğu zaman aşktan, her zaman aşktan; ona ya da şuna aşktan ama mutlaka aşktan olan hüzün. Herkesin bildiği, kimsenin bildiremediği hüzün.

Ne gezersin acep benim başımda bu saatte? Kim çağırdı ki seni bir koşu çıkıp geldin? Söz mü vermiştim sana misafir ederim diye? Hiç korkmadın mı kabul görmemekten ya da -ne bileyim- hiç düşünmedin mi arkanı dönüp gitmek zorunda kalacağını? O kadar mı emindin kendinden? Bu kadar mı?

Neme nem bir şeysin ki “kalbim egede kaldı” dedirttin bana? İzmir’in göbeğindeyken hem de, kafamı çevirsem körfezi görecekken…

Nasıl becerdin bana her şeyi tersinden yaşatmayı Allah aşkına? Düzü senin yaptırdığın mıydı yoksa? Hüznü sonbahara yakıştırırlar ya hep, aşkı ilkbahara; sen hep aşktansın diye mi ben hep sonbaharda aşık oldum? Yenilginin aşkın bir nevi oluşundan mıdır her yenilişimde seninle karşılaşmam ve hep sonbaharda yenilmem? Kasımda aşk sen varsın diye mi güzeldir yoksa? En güzel aşk şarkıları sana katık olduğundan mı en güzeldir? Senin güzelliğin midir yanındakini güzel kılan yoksa yanındaki senin yüzünden mi güzel görünmektedir? Hakikaten o kadar çirkin misin be hüzün?

Üstteki satırları yazarken çok rahattım. Oysa hiç de alışkın olduğum bir tarzda söylemiyordum içimden geçenleri. Bilenler bilir duygu denen meretten nasibimi almadığımı. Hele sözde soruları hislerimi anlatmak yerine kafa karıştırmak yahut içimdeki çelişkileri ortaya dökmek için kullanmayı tercih ettiğimi.

Durdum ve sordum kendime neler döndüğünü. Aldığım cevaptan pek de hoşnut olmadım doğrusu. Neredeyse bir yıl evvel verdiğim sözü bozacağımı fark ettim zira. “Çiğtanesi’ne” aşkla ilgili son yazım olacaktı dergide sözde. Öyle olmayacağı, yeniden “merhemsiz kel doktor” günlerime döneceğimi gördüm. Üzgünüm. Tutamayacağı sözler vermekte usta olan bendeniz yine haddini aşmaya başlayacak vesselam.

Yazıyı bir üstteki paragrafla sonlandırsam kısa olacak, farkındayım. Uzun olmasının pek bir şeyi değiştirmeyeceğinin de farkındayım ama en azından havada kalmış olmasının önüne geçebilirim birkaç cümle daha koyarsam üzerine ki şu an yaptığımın bu olmadığını söyleyemem. Elbette bunu bu denli boş cümlelerle sürdürmeyi düşünmüyorum.

Neden hep sonbaharda böyle olduğumu (açık konuşmak gerekirse aşka en yakın olduğumu) anlatmak isterdim ama şu an hiç havamda değilim doğrusu. Başlı başına bir yazının konusunu harcamayı istemediğimi de eklesem fena olmaz. Belki bir ipucu olarak yalnızlığımın farkına yaz tatilinde vardığımı ve sonbaharda bunu önlemek isteğinde olduğumu söyleyebilirim. Geri kalanını gelecek yazımda ayrıntılarıyla bulabilirsiniz, dilerseniz.

Related posts
70. Sayı

Eski Sevgiliyi Geri Kazanmanın Yolları

1 Mins read

Eski sevgilinizle çok mutluydunuz, onun yanındayken hiç olmadığınız kadar çok mutlu oluyordunuz ama bir gün her şey değişti. Her şeyin sonuna gelindi. Ayrılık oldu…
Kimse hayatında en çok değer verdiği insanı kaybetmek istemez. Sizinde tekrar onu geri kazanmak istediğinizi biliyorum. Yoksa neden bu yazımı okuyorsunuz ki değil mi ?
Tabi onu tekrardan kazanmak istiyorsanız birkaç adımı uygulamanız gerekecek.
1.Adım; Ondan uzak durun
Evet yanlış duymadınız, ondan uzak duracaksınız. Onu gördüğünüzde görmemezlikten geleceksiniz ki sizi özlesin, sizi ne kadar çok alıştığını anlasın.
2.Adım; Arkadaşlarınızla Vakit Geçirin
Arkadaşlarınızla beraber zaman geçirin. Sakın ayrıldınız diye depresyona girmeye kalkmayın. Üzülen sadece siz olursunuz. Hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam etmelisiniz.
3.Adım; Sakın kıskandırmak için sevgili bulmayın.
Eğer ki bu dönemde eski sevgilinizi kıskandırmak için yeni bir sevgili arayışına girerseniz çok şey kaybedersiniz. Eski sevgilinizi gerçekten kaybedersiniz ve bu sefer geri dönüşü olmayabilir. Hem sizin amacınız eski sevgilinizi geri kazanmak, yeni sevgili bulmak değil ki.
4.Adım; İletişimi tamamen kesin
Eski sevgilinizle tüm iletişiminizi kesin. Kendinizi elinin altında bulunan birisi olarak tanımasına imkan vermeyin. Ayrıldığınız için üzgün olduğunuzu, hala onu unutamadığınızı, yeniden birlikte olmak istediğinizi söylemek iyi bir yöntem değildir. Mesaj atmayı, onu aramayı kesin ! Bu sefer tüm roller değişecek ve eski sevgiliniz kendisini unuttuğunuzu zannedecek ve size ulaşmaya çalışacaktır.
5.Adım; Sosyal Paylaşım sitelerinden durum yazmayı bırakın
Sosyal paylaşım sitelerinden ona hitaben sözler yazmayı bırakmalısınız. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Orada yazdıklarınızı okuyup geri dönecek mi zannediyorsunuz ? Ben cevap vereyim kocaman bir HAYIR ! Geri dönmeyecek.

Bu adımları uygulamanız durumunda hem siz eski sevgilinizi daha çok özleyeceksiniz hem de o sizi özleyecek, ne yaptığınızı onu unutup unutmadığınızı öğrenmek için bir şekilde sizinle iletişime geçmeye çalışacaktır..

70. Sayı

Biz

1 Mins read

Kendini tanıyamayan bir avuç insandık başta. Daha sonra tanıdık. Kendi benliğimizi fark ettiğimizde geç kalmıştık, çok geç. Zoraki tutunduk hayata. Sebeplerimiz vardı sonuca gitmeyen, yarı yolda bırakan. Sevdik mesela. Ölürcesine. Değmiyor dediler unut gitsin bitsin. Unuttuk gitti bitti. Ya da onlar öyle bildi. Nereden bilebilirlerdi ki içimizdeki sevgiyi ? Her yeni başlangıçta söz verdik. Önce kendimize sonra karşımızdakine. Biz kendine verdiği sözleri tutamayan bir avuç insan olduk. İçimiz acıdı, kayıplar yaşadık her yeni günde yeni bir kayıp. Birileri hep gitti. Alıştık, zamanla umursamamayı öğrendik. Belki dahada az acır oldu yüreklerimiz, duygumuzu kaybettik. Biz bir avuç gamsız insan olduk. Hayatı takmayan her şey gönlünce olan insanlar. Bu seferde bizden nefret ettiler. Biz hep kaybedenler olduk. Bir cesaretimiz kaldı. Gurur nedir bilmeyen kayıplardan korkan ve her fırsatı değerlendiren insanlardık. Cesaretimizin sınırı, durağı ve bitişi yoktu. Gecenin en koyu mavisinde günün en aydınlık anını yaşayabilirdik biz. Kendi kendine ümit verenlerdendik. İçten içe yalnız kalarak büyüttüğümüz sevgilerimiz vardı bizim. Kimseye anlatmaya kıyamadığınız ama içimizde tutamadığınız bir kaç küçük yaşanmışlık. İşte alıp götüremeyeceğiniz şey bu. Gitmeniz hayatımızdaki önem arz eden yeri boş bırakmanız demek. Öz güvenimizi, sevgimizi, inancımızı hatta bütün güzel duygularımızı yok edebilirsiniz ama yok edemeyeceğiniz tek şey cesaretimiz.Siz alıp götürenlerken biz kim miyiz? Biz kalanlarla yetinenler.

70. Sayı

BİR BAKIŞ İŞTE!..

1 Mins read

Yazar ResmiYazar ResmiHani bakarsın ya bazen semalara, uzaklara…
Ne kimseler bilebilir gördüklerini, ne gözlerin şekil verebilir onlara.
Ama sen görürsün o uzaklara bakarken zihninde dolaşan düşünceleri, hayalleri…

Baktığın uzak diyarlar gibi hayallerinde uzaktır çoğu zaman sana.
Bazen yaklaştığını hissedersin onlara, bazen de imkansızlaşır aklında yer ettikçe.
Ve o bakış belirler çoğu zaman gideceğin yolu, atacağın her adımı…

Hatta kimi zamanlarda o da çaresiz kalır, kafan karışır.
Bakışına engel olmaya başlar göz kapakların.
Ve kapanır bazen hayallerine giden bütün yollar.

Bir bakış işte…
Kimi zaman şair eder aşığı; ak sayfasına bakarken düşündükleriyle, kimi zaman deli eder insanı aynaya bakarken canlanan korkularıyla.

Yunus LEKESİZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: