AraştırmaArşivKapak

KRİZE KARŞI İTİBAR YÖNETİMİ

3 Mins read

Dünyanın kriz dönemi içinde olduğunu bugün birçok kişi kabulleniyor artık. Finansal kriz olarak başlayan, bir tsunami gibi büyüyerek reel sektörü etkileyen bu krizin, 2010 sonrası devlerini yaratacakken 2010 öncesi devlerinden bazılarını yok edeceği söyleniyor. Devleşmeyi ya da yok olmayı doğru ve etkin bir kriz yönetimi yürütülüp yürütülmeyeceğinin belirleyeceği de vurgulanıyor.

Günümüzde artık hiçbir başarı tesadüfi değil, başarısızlığın olmadığı gibi.

Kriz dönemlerinde riski azaltmak adına sergilenen tutum, bu dönem geçene kadar likit kalmak, açık tanımıyla mevcutta kullanılabilecek ve riske girilemeyecek nakit parayı elde tutmak olmalıdır. Likit kalabilmek için şirketler önündeki yatırımlarını askıya alır ya da iptal eder, giderleri azaltmak adına çalışan sayısını azaltır, lojistik maliyetleri başta olmak üzere diğer bilimum giderleri asgari seviyeye indirirler.
Kriz döneminde şirketler açısından en büyük sorun itibar kaybetmektir. Zor dönemde alınan yanlış tasarruf kararları firmaların hem tedarikçi, hem çalışan hem de müşterinin gözünde itibarının yok olmasına neden olmaktadır. İtibar kaybının yol açacağı gedikler firmanın batmasına kadar çok vahim sonuçlar doğurmaktadır.
Necabet kişiye sermaye-i itibardır.
İtibar yönetimi işletme ve pazarlama alanlarında çokça konuşulan bir yönetim türüdür. CRM (Customer Relation Management) Müşteri İlişkileri Yönetimine olan ilgi artışıyla birlikte itibar yönetimine verilen önem de artmaktadır. Serbest piyasa ekonomisi, sektörel yelpazenin gelişmesi, firmaların muadillerindeki artış, firmaların müşabihleri (benzerleri) arasında fark yaratma gerekliliğini geçmişe göre daha da elzem kılmıştır.
Artık firmaların müşteri ilişkileri yönetimi (ki özellikle kriz döneminde kendisine gösterilen ilgi daha çok artar), müşterileri takip ederek, memnuniyetlerini azami seviyeye taşıma çalışmaları sürdürmektedir. Çünkü bahsettiğim şartlardan dolayı mevcut müşteriyi elde tutmak oldukça zordur. Bir firmanın memnun edemediği müşteri, başka bir firma tarafından rahatlıkla tavlanabilir, günümüzdeki pazarlama metodları ile bu pek de zor değildir. Zaten CRM’nin amacı doğrudan yeni müşteri kazanmak değil, mevcut müşteriyi elde tutmaktır.
Pazarlama araştırmalarının istatistiki sonuçları yeni bir müşteri kazanmanın mevcut müşteriyi elde tutmaktan 7 kat daha masraflı bir iş olduğunu göstermekte, bu da eldeki kuş daldaki kuştan değerlidir benzetmesini akla getirmekte.
Öte yandan pazarlama ve reklam endüstrisi çok iyi bilir ki en iyi reklam firmanın müşterisinin potansiyel müşterilere, o ürünle ilgili memnuniyetlerini dile getirmesiyle yapılan reklamdır. Ürüne ilgi ve firmaya karşı güven ve saygı ancak bu şekilde sağlanabilmektedir. Bu görüşü de yine bir istatistiki çalışmanın sonucu olarak dillendirmekte fayda var. Tüketiciler ürün hakkında şikayetlerini beğenilerine göre 7 ile 14 kat arası daha fazla dile getiriyor. Müşterinin tatminsizliğinin firma açısından ne kadar etkili olduğunu bu şekilde daha iyi anlayabiliyoruz.
Pazarlama ve işletme uzmanlarının kriz döneminde firmalara uyarısı, kriz dönemini iyi yönetmeleri ve krizi fırsatçılığa değil, fırsata dönüştürmeleri yönündedir. Kriz döneminde fark yaratarak kârlı çıkacak firmaların krize rağmen müşteri, tedarikçi ve çalışanları karşısında itibarını koruyan firmalar olacağı da uzmanlar tarafından dile getirilir.
Krizden birçok firma hasar alarak çıkacak, belki bazıları çıkamayacak fakat krizde kaybedilip gelmeyecek tek şeyin itibar olduğunu unutmamak gerekiyor. Ürünün ya da firmanın marka değeri ancak bu şekilde korunabilir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: