ArşivNaçizane

KÜRTLER DÜNYA’NIN NERESİNDE?

3 Mins read

Noam Chomsky Noma Abdollah isimli gazeteciye geçtiğimiz dönemde bir röportaj verdi. Röportajın sonunda Chomsky şunları söyledi:

“Kürtler üzerine ciddi ve iyi niyetli habercilik yapan sayılı muhabirlerden biri acı bir şekilde şu yorumu yapıyor: ‘Doğu’da özgürlük savaşçıları, Batı’da teröristler.’ Kürtler bunun ne demeye geldiğini (manasını), Batılılar resmi propogandalarını sürdürmeyi tercih etse de anlamalılar.”

Görüldüğü gibi Amerika’daki muhaliflerin de olaya bakışı, detaylı bilgiye ulaşmış herhangi bir insanın dışarıdan Orta Doğu’ya bakışı ile neredeyse aynı. Coğrafya değişince özgürlüğün ve mücadelesinin tanımının değiştiği açıkça ortaya konmuş. Türkiye’den PKK’nın değil, Kürt Halkı’nın nasıl göründüğüne bakmak sanırım bugün yapmamız gereken en önemli şey. Çünkü Kürt ve Kürdistan korkusu ile yaşamak, bu potansiyel devleti hiçe saymak yapılabilecek en büyük yanlışlardan biri.

 Üç maymun politikasında ezberin bir şekilde bozulacağı anlaşıldı geçtiğimiz dönemde. Çünkü statüko kendini yenilemek adına yanlış bir adım attı ve Hrant Dink’in ölümüyle başlayan süreç Türkiye’de aydınların cesaretlenmesi açısından yararlı; ancak bu işe yüreğini her iki tarafın sevgisini de taşıyarak koyan Dink’in ölümü bakımından dramatik oldu.

Aslına bakarsanız Mezapotamya’da durum Türkiye’de olduğundan o kadar da farklı değil. Halk her daim söylenenlere, bildirilenlere inanmak durumunda. Yıllardır farklı rejimlerin ve baskın ideolojilerin altında ezilen ve kimlik bunalımı yaşayan insanlar seçemeyecekleri kaderleriyle baş başalar. Şimdilik bir bekleme sürecine girildi denebilir. Özellikle İsrail ve Gazze’deki dramın (Her zaman olduğu gibi masum sivillerin öldürüldüğü o savaşın) etkileri dünyayı sarstı. Ekonomik buhran için Obama’nın çözüm paketi beklenirken bölgenin emniyet amiri edasıyla takılan ABD’nin bu konudaki jet politikaları da önem kazandı.

Sürece bir Kürt’ün gözünden bakalım. Bir yanda sosyalist jargonu kullanıp sözde halkçı duruşuyla Kürt Milliyetçiliği ve feodal düzeni tetikleyici konumuyla PKK var. PKK her ne kadar ABD tarafından özgürlük savaşçısı olarak adlandırsa da özellikle alt ve orta sınıf Kürt’ler muhtemel bir feodal devlet düzeninin onları beklediğinin farkındalar. Zaten bu bölgede Türkiye’ye rağmen ne yazık ki bu vatandaşların bahsi geçen düzene dahil olduklarını görmemek için başbakan ya da general olmak lazım.

Bu bölgedeki insanların siyasetçi olarak gördüğü şahıslar çoğunlukla bölgenin toprak ağaları. Hangi partiden olurlarsa olsunlar, bu insanlar millet vekili olma potansiyeline sahip olduklarından aday gösteriliyorlar. Kürt ve emekçi iseniz temsil edilmeniz mümkün değil doğal olarak. Bölgeye giden diğer millet vekilleri de çoğu zaman kendi ekmeklerine yağ sürmeyi, ittifaklarla meclise kapağı atmayı planladıklarından süreç her daim halkın acı çekmesine neden olacak biçimde işliyor.

TSK ise özellikle Star Haber’i bugünlerde basın organı olarak kullanıyor. Her daim ötekileştirme politikasını destekleyen TSK sözde bütünleştirici bakış açısıyla, Türkiye’nin en çok izlenen haber bültenini satın almışa benziyor. Burada Yılmaz Özdil’in sözde eleştirel, özde fena halde Emin Çölaşanvari tutumunu değiştirmiyor.

Kürtler ise Ağalarıyla aynı masalarda oturan millet vekillerinin, medya patronlarının seçimlerine mahkum ediliyorlar ve yine bir halk kaderini zar atarak belirliyor.

Kürt sorunu hakkında okumanızı tavsiye ettiğim kimi yazılar ise şunlar:

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=8144 (BASKIN ORAN)

http://chomsky.info/interviews/20080811.htm (NOAM CHOMSKY – İNGİLİZCE)

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: