Naçizane

MELEK

4 Mins read
Naçizane

MELEK

4 Mins read





        Dönüşü olmayan bir yol bu. Hep ilerlediğin, arada sağa sola saptığın ama asla geriye dönemediğin uzunca bir yol. Biletin tek seferde senin adına kesilmiş. Yolculuğun gittikçe büyüyen bir balonun içinde başlar. Zamanla sığmazsın kabına, günün geldiğinde zorluklar içinde çıkarsın balondan ve her gün senin gibi havaya karışan binlerce kabarcıktan biri olursun sen de.

      Gözlerini açtığında boşlukta olduğunu görürsün. Ne yapacağını bilemez halde uçuşur durursun havada. Birden bir kanat sarar bedenini. Pamuk gibi bembeyaz bir kanat alır kollarına seni. İçini sonsuzluklardan gelen, seni bu yolculuğunda hiç yalnız bırakmayacak sevgi yumağının ipleri doldurmaya başlar. Daha balonun içine düşmeden önce söylenmiş bir söz dilinin ucuna gelir, mırıldanmak için bekler. Aslında çok iyi tanıyorsundur o meleği sen. Yolculuğun boyunca sana yol gösterecek, elini tutacak, taşlara takılıp düştüğünde, yara aldığında seni iyileştirecek, o taşlardan koruyacak ve her daim sana sonsuz sevgisini verecek bir melektir o.

      Havada geçen uzun günlerden sonra o melekle birlikte inersin yeryüzüne. Artık her şeyin farkındasındır. Gerçekliğinin, yolculuğunun, yok oluşunun… Zamanın geldiğini hissettiğin o an dudaklarında bekleyen o kelime de dökülür meleğinin yüreğine. Haykırırsın delicesine “ANNE, ANNE, ANNEEEEEE!!!!!!!!!!!”. Meleğinin adı önceden bildirilmiştir sana. Senin her haykırışında yüreğine alır seni meleğin. İçine kenetlemek, asla ayrılmamak ister senden.

      Yolculuğun tam anlamıyla başlamıştır artık. Meleğinin yanında güvenle yol alırsın dönüşü olmayan o yolda. Gideceğin yeri biliyorsundur az çok. Oraya ulaşmak için -hiç arkana bakmadan sağa sola saparak karışık yollara da girsen ara sıra- uğraşır durursun. Hep dümdüz yollarda yürümediğin gibi hep çukurlu yollarda da yürümezsin. Karşına çıkan her şey o kadar yerli yerinde ve kararıncadır ki iyiyi de kötüyü de tadarsın. Taşlı yolları da görürsün çiçekli yolları da. Birden yükseliveren duvarlardan atlamak zorunda kalırsın. Ya düşersin ya koşarsın.

      Meleğinden başka yürekler de yol alır yanında. Hepsinde aynı sonsuzluğu görürsün. Yolculuğun sırasında onlarla da tanışırsın. Yüreklerinizi paylaşırsınız zaman zaman. Meleğinin yüreğinden oldukça farklı olduklarını hissedersin. Meleğin gibi senin yanında sonsuzluğa gidecek yürekler de tanırsın, seni bir kere bile yüreğine almamış yürekler de. Yalnız bilirsin ki meleğin hep seninle beraberdir.

      Onunla yürümenin tadını hiçbir şeye değişmezsin. Bir bakarsın kapılmışsınız rüzgâra, delicesine koşturursunuz yağmurda. Düşen her yağmur tanesinde birbirinize kenetlenir, çıkacak olan fırtınadan korunmaya çalışırsınız. Ne o seni itebilir çamura ne sen onu itebilirsin. Eğer biri düşecekse de çamura ikiniz bir olur düşersiniz. Dal ve yaprak gibisinizdir sonsuzlukta. Mevsiminizde yeri yoktur sonbaharın. Ne mevsim ne fırtına, asla izin verilmez yaprağın daldan ayrı düşmesine bu yolda. Bazen de bir bakarsın patikadan kırlara uzanırsınız. Çiçek toplarsınız yeşilliğin içinden. Güneş yayar etrafa sonsuz sevginizi. Bazen karşınıza öyle zorlu yollar çıksa da birbirinize ve sonsuzluğa olan o inancınızla her şeyin üstesinden gelirsiniz. Biletleriniz kesilirken yanınıza sevginizi, inancınızı, umudunuzu, hayallerinizi almıştınız. Yolcululuğunuz sırasında belki de tek besin kaynağınız onlar. Düştüğünüzde çantanızdan bir tutam sevgi, bir tutam umut alır inancınızla karıştırır onu yaralanmış yüreklerinize, bedeninize sürersiniz. Hayata tutunursunuz yeniden. Dönüşü olmayan yolda hiç durmadan ilerlersiniz.

      Balondan çıkışınız daha dün gibidir meleğiniz ve sizin için. Daha dün şunu yapmıştık dersiniz. Geçen günlere yeni günler ekler durursunuz hep. Hayatınıza yeni yürekler ekler, bazı yürekleri eksiltirsiniz hayatınızdan. Yaşamsa devam eder son durağa gelinceye kadar.

      Dönüşü olmayan tek biletlik bir gidiş ve yollarla kaplı bir hayat. Uçurumun kenarından kaç kez döndüğünü bilemeden yaşadığın bir ömür. Seni en az onun kadar yalnız bırakmayan bir melek. Herkesin seni beklediğini gördüğün ve senin de herkesi o ana kadar bekleyeceğin bir son durak. Bittiğini anladığında yeniden dirildiğin bir son.

      Hayat, sona giderken sonsuzluğunda boğulduğun bir yeniden dirilişmiş oysa. Yeniden dirilmek için yaşamak lazım. Yaşamak için de meleğe ve onun sonsuz sevgisine ihtiyaç var. Meleklerimiz yanımızda, umut çiçeklerimiz ellerimizde, sevgiler ve inançlar yüreğimizde. Yaşamak zor değil. Doğru, dönüşü olmayan bir yol hayat ama gideceğimiz yer orada. Bizim için parlıyor ışıkları uzaklardan. Önümüz asla karanlık değil. Hayat bir kere yaşanıyor. Bak biletimiz tek seferlik ve dönüşü yok. Haydi son bir çırpınışla kalk düştüğün yerden. Yürü sonsuzluğa ve yaşa hayatını her şeyiyle bir kere.

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: