O’NA DOĞRU..

Aslında tüm şiirler, yazılar O’nun için. Eklenen her kelime, kullanılan cümleler… Bir tek gerçeği arzuluyoruz her birimiz. Kimimiz farkında, kimimiz değil. Olduğumuz ve olmak arzuladığımız her şeyi talep ettiğimiz, O. Bütün yolların başı, sürdürülüşü ve neticesi, O…

Hasret bir tek O’na duyulur… Tüm insanlık O’nu istiyor, aslında. Çünkü hasreti yaratan da O, bize veren de… Eğer özlenmek istemeseydi, özlemi yaratmazdı. Aşkı da bu yüzden var kılmadı mı? Tüm aşkların kaynağı ve doruk noktası, O… Mecnun, ilahi aşka düşmeden delirmedi… Uğruna delirecek aşıkları yaratan, O. Yine de delirmek pahasına yollara düşenlerimiz var. Yolları kendine doğrultan O. Tüm yollar, O’na çıkar… Kimimiz farkında, kimimiz değil.

Farkında olmama ihtimalimize binaen uyarıcı  da gönderdi. Okuyalım diye lisan, dinleyelim diye işitme, fark edelim diye ilham verdi. İşte bu yüzden huzuruna vardığımızda ‘uyarılmadık’ deme şansımız yok. O, mükafat ve ecri bizim için yarattı. Hak edelim diye imkanlar ihsan etti. Kolaylaştırdı. Cennetini kolay kıldı. Zorluklarla sınadı, kendimizi bırakmayalım diye sınadı. Cehennemi korkunç kıldı. Uyardı ve doğruya çağırdı. Haber verdi ve dedi ki;

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biz biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız… – İki melek sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar.” (KAF-16/17)

Her an bizimle… Her hareketimiz kayıt altında. Bu, bize bildirilmeseydi eğer, kötülük yapanların yanına kalacak bir yığın cezası olduğunu ve dünyanın adaletsiz olduğunu düşünebilirdik. Velev ki buna mahal yok… Yeter ki; unutmayalım.

O, hepimizden daha gerçek… Hepimizden daha yakın. Tüm yollar O’na doğru… Farkında olsak da olmasak da…

Bir Cevap Yazın