ÖZÜR ÜSTÜNE




Bugün bir haber okudum. "Aydınlardan Özür Kampanyası" diye garip, anlamadığım bir başlığı vardı. Son zamanlarda bu aydın kelimesini çok sık duyar olmuştum. Aydın aşağı, aydın yukarı. Anlamını merak ettim, Google’da araştırdım. Kuşum aydın diye biri çıktı. Hayatına şöyle bir göz gezdirdim. Top, inşaat vs. bir şeyler yazıyordu, midem bulandı yarım bıraktım. Sonra gittim bir arkadaşıma anlattım konuyu. “Yanlış anlamışsın sen aydınlık öyle bir şey değil.” dedi. Fikir, kitap falan bir şeyler geveledi “İşim var, sonra anlatırım.” dedi, çekti, gitti. Okuduklarımı, duyduklarımı zihnimde toparladım, çok korkunç bir şey çıktı ortaya. Gelip sizi uyarayım dedim. O yüzden yazdım bu yazıyı da. Siz siz olun fikirlerinize sahip çıkın, inşaata kaçmasınlar.

Sonra gittim haberin içeriğini okudum. Ondan da bir şey anlamadım. Ermenilerden, verdikleri rahatsızlıktan ötürü özür diliyorlar, imza vs atıyorlardı. Hem de taa 1915 yılında yaşanmış olaylar için ve fark ettim ki bu aydın dedikleri kişiler son derece zeki insanlarmış. Ben dün yediğim yemeği hatırlamazken, adamlar 1915 yılındaki olaylar için özür diliyorlar.

 Şaka bir yana şu özür kampanyası son derece ilgimi çekti. İlgiyle takip ediyorum. Arada bir sitesine girip imza atanlara bakıyorum. Fişleme yaptığımdan falan da değil, sadece merak. Meslek guruplarını inceliyorum ben. En çok da siyaset bilimciler var. Kampanyaya karşı da değilim yandaş da. İsteyen istediğinden özür dilesin, zerre kadar umurumda değil. Benim asıl dikkatimi çeken konu, bu özrün zamanlaması. "Futbol kardeşliktir." deyip milli maçlar dolayısıyla cumhurbaşkanları seviyesinde bir adım atılıyor. Cumhurbaşkanımız Ermenistan’a gidiyor, Ermenistan cumhurbaşkanı Türkiye’ye davet ediliyor, son derece dostane bir ortam. Beyaz bayraklar havada uçuşuyor. Sınırın açılması için görüşmeler yapılabileceği sinyalleri veriliyor ve tam bu olayların üstüne Ermenistan Eurovizyon şarkı yarışmasına "System of a Down" grubunu yollamaya karar veriyor. Yani Ermenistan, milyonlarca kişinin izlediği bu yarışmayı bir propaganda malzemesi olarak görüyor. Adım kadar eminim ki o grup oraya çıktığında 1915 olayları hakkında propaganda yapmadan inmeyecek ve biz yine televizyon karşısında çekirdek çitleyip ağzımızdan köpükler çıkarta çıkarta sövüp sayacağız. 2 gün sonra da unutacağız.

Tam da böyle bir ortam içinde, sınırın açılması için pazarlık yapılması söz konusuyken, Ermenistan uluslararası kamuoyunda bir müzik yarışmasını kullanarak kozunu güçlendirirken, bizim “aydın”larımız çıkıyor özür kampanyası düzenliyor. Bu kampanyanın Türkiye’nin elini güçlendirmeyeceği, aksine zayıflatacağı çok açık. Yani ya sayın aydınlarımız artılarını, eksilerini çok fazla düşünmeden bu adımı attılar ya da bütün bunların farkında olarak son derece planlı bir şekilde. Umarım a şıkkıdır.

Bir Cevap Yazın