Naçizane

ŞARK CEPHESİ’NDE YENİ BİR ŞEY YOK

2 Mins read
Naçizane

ŞARK CEPHESİ’NDE YENİ BİR ŞEY YOK

2 Mins read

Gazze’de bir cephe ve cephenin etrafında iki taraf mevcut. Bugün bu iki taraf çatışmakta bir kere daha. Bir kere uluslararası siyaset bilgim harikulade olmasa bile, bize vatandaşlık bilgisi derslerinden öğretilenler doğrultusunda, bir devletin ordusu, o devletin savunmasından ve güvenliğinden sorumludur, diyebilirim. Burada İsrail bir devlettir ve ordusunun adı İsrail ordusudur. Öte yandan Filistin tam olarak bir devlet olsa bile bir ordusu bulunmayan ve milis kuvvetlerce –Hamas ve İslami Cihad- savunulan bir ülkedir. 
 
Genel olarak basit bilgiyi verdikten sonra bugüne gelebiliriz. Bugün yaşananlar herkesin bildiği üzere, İsrail ordusunun Gazze’ye girmesidir. Peki bu Gazze’ye girişin nedeni nedir? Sanırım gerçek sorun bundan kaynaklıdır. Bir kere ateşkesin sona erdiği tarihten hemen önce ve hemen sonra İsrail topraklarına düzenlenen saldırılar var. Bu konuda "Ama onlarda kimse ölmedi.’ diye komik bir savunma yapılamaz zira sen daha fazla öldürdün, sen suçlusun, diyerek değerlendirilmez saldırıların boyutu. Buradaki amaç sivil halka zarar vermek ve terör yaratmaktır ülkede. Hatta bunun masumane olduğunu savunmak, eve giren hırsızın size fiziksel zarar vermeden evinizi ve bulunduğunuz odayı yakıp yıkmasının masumane olduğunu savunmak gibidir. Kısa kesip şunu anlatmak istiyorum, Hamas olsun, İslami Cihad olsun, bu tür örgütlerin açıklamaları doğrultusunda bu örgütlerin zaten barış yanlısı olmadıkları görülebilir. Kanla beslenen bir siyasetten yana olmak da yapılanları görmezden gelmek kadar körce bir davranıştır ve bu örgütler ateşkes anlaşması bitmeden karşı tarafa füze yolluyor, terör yaratıyorsa, karşı tarafın da insaf göstermesi beklenemez. 
 
Burada şu noktaya geliyoruz, İsrail’in kendini savunması ve bunun limiti. İsrailli yetkililer dün geceden beri operasyonun tek amacının füzeleri ele geçirmek olduğunu belirttiler. Lakin daha önce yaşandığı üzere İsrail adil davranmayacak, kendisini dünya kamuoyunda haklıyken haksız konuma getirmek için elinden geleni ardına koymayacaktır. Olması gereken tepki de buna olmalıdır. Zaten İsrail’in dünya kamuoyuna verdiği bir güven duygusu yok. Sadece kendi topraklarını savunacak denilemiyor. Ne yazık ki sonuçlar çok belli: kan, gözyaşı, çamur, açlık, hastalık ve onlarca insan hayatının refahını düşüren etken.
 

Öte yandan batılı ülkeler tarafından desteklenmekte İsrail’in operasyonu. Bu ülkeleri, bizden değiller, diye suçlamak yersiz olur ki zaten bu da başka bir olayın konusudur. En basit tabiriyle 11 eylül ile başlayan terör saldırılarının paranoyasını yaşayan batı devletlerinin rahatlamasına neden olmaktadır herhangi bir terör örgütüne yapılan saldırılar ve bir kere daha görmezden gelinen halk, Filistin halkı olmaktadır. 
 
Savaşın sonucu ne olur bilinmez ancak her insanın ne kadar değerli olduğu bilinmeli, bilinmeliydi. Bugün ‘Hamas’ı destekliyorum’ diyenler bilmelidir ki olayların temelinde İsrail kadar Hamas da yatmaktadır. Zira Hamas’ın ateşkesi bozması, dün geceki harekatın ana sebeplerindendir. Bu da demek oluyor ki, Hamas, Filistin halkının bağımsızlığından çok, kendi stratejik hamlelerini oynamakta. İşte bu sebepten dolayı bu savaşın adı Hamas-İsrail savaşı olmuş, kaybedeni insanlık olmuştur.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: