Naçizane

SELAMİ ŞAHİN, “ÖZLEDİM” VE AŞK ÜZERİNE

3 Mins read
Naçizane

SELAMİ ŞAHİN, “ÖZLEDİM” VE AŞK ÜZERİNE

3 Mins read

İnsanın üzerine en çok düşündüğü mesele geçmişe bağlı olmak, en eskilere dönmek sanırım. Halil Cibran, bugün üzüldüğünüz şeyler geçmişte sizi gülümseten şeylerdir, gibi bir cümle sarf etmişti. Eski sevgili işte bu cümlenin apaçık öznesidir.

"Kimsin sen? Kiminlesin?" diyemeyeceğiniz, hesap soramayacağınız ya da hesap veremeyeceğiniz kadar uzakta bir yabancı; oysa bir suretiniz. Belki de siz de onun hikayesinin kötü adamı ya da kötü kadınısınız. Belki o da soramadığı ya da veremediği hesapların acısıyla dönüp duruyor bu gece yatağında.

Beni buraya uzunca bir şeyler yazmaya iten ise yeni biten bir ilişki, eski defterler falan değil. Bir şarkı:

ÖZLEDİM!

Bir gün Selami Şahin isimli amcamızın bir şarkısına bağıra çağıra eşlik edebileceğimi düşünmemiştim ama oldu. Aslına bakarsanız cover yapan grubun da etkisi var bunda. Piiz söylüyordu şarkıyı. Büyük bir siteme ev sahipliği eden bu şarkı birilerine çok arabesk gelebilecek sözleriyle her ilişkiye dair bir şeyler taşır. Elbette burada şöyle bir durum var. Siz hangi ilişkideyseniz, oraya göre anlamlandırırsınız her sözcüğü.

Özledim, teninin kokusunu özledim;
Özledim, sımsıcak nefesini özledim;
Özledim, sohbetini, o sesini özledim;
Gelmedin gözbebeğim, can yoldaşım gelmedin…

kısmı önemli olabilir bazen. Her anı baş başa geçirilen bir ilişkidir bahsedilen. Kordon’da beline sarılıp yürüdüğün kadına söylersin. Sevdiğin, dokunduğun, ilk kez karşısında korkmadan durabildiğin kadına. Evinizi, teninizi, kalbinizi açtığınız o kadınadır bu satırlar büyük ihtimalle. Son dizede biter aslında her hikaye gibi şarkı da:
"Gelmedin gözbebeğim, can yoldaşım gelmedin…"

Oysa başka bir sevgili için de olabilirdi değil mi?

Sen gittin ya, gözlerimden yaşlar bir an dinmedi;
Sen gittin ya, ellerimden resmin bir an düşmedi;
Sen gittin ya, o gün bugün yüzüm gülmedi;
Senle geçen günlerimin değerini bilmedim…

Sizi terk eden, yapayalnız bırakan, piç eden bir kadındır bazen. bir başkasının kollarında görürsünüz onu. Artık başka fotoğraflarda, başka bir erkeğin kollarında ya da yanındadır. Size kalan eski bir fotoğraftır, en az gözyaşlarınızın tarihi kadar eski. İçkide ararsınız kendinizi, kendinizi şişelerin dibine hapsedersiniz. Kendinizi asla bulamayacağınız her yerde ararsınız. Şişenin dibinde değildir sevdiceğiniz, o şişenin dibinde yalnızca yalnız sarhoşluğunuza kavuşursunuz.

Şarkıyı geriye doğru analiz ediyorum belki de; ama eski sevgili bu, akıl mı bırakıyor adamda?

Sen gittin ya, yaşantımın bir anlamı kalmadı;
Sen gittin ya, pencemere bir kez güneş doğmadı;
Sen gittin ya, senden sonra mutluluğum olmadı;
Senle geçen günlerimin değerini bilmedim…

Aslında ikinci dörtlükteki sevgiliyle aynı gibi gözüküyor;oysa başka bir sevgili bu. günlük hayattan soyutlanmışlık söz konusu. Bir uzaklaşma, kendinden vazgeçme, bir nefret, anlamsızlık. Aşkın en karanlık hali…

Gördüğünüz gibi 12 dizede 3 eski sevgili var.

Ne olur çoğalmasın dizeler, ölümü onlar kadar özleyemem!

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: