Naçizane

SEN DE BÖYLE GİDER MİYDİN YILDIZLAR ÜLKESİNE?

4 Mins read
Naçizane

SEN DE BÖYLE GİDER MİYDİN YILDIZLAR ÜLKESİNE?

4 Mins read

    Sabah on suları telefon.

Abi Hakan ölmüş. Hemen okula gel.

Kim? Hakan mı?

Evet abi. Cenazeye gidiyoruz. Hemen gel.

-…

    Yarım kalmış uykumdan kalkıp duş alıyorum. Cenazeye gidiyoruz. Siyah giymek lazım.

    Öğleden sonra da sınav var. Cenazeye gitsek yetişir miyiz? Ne zaman ölmüş? Niye?

    Cevabını bilmediğim sorular.Sınavı düşünüyorum. Utanıyorum kendimden. Okula vardığımda herkes toplanmış. Bi sigara yakıyorum. Uyku sersemiyim hala. Bir kez daha utanıyorum. Gelenlerin sayısı hızla artıyor. Sorularım cevap buluyor. Sınav iptal olmuş. Cenaze ikindi namazını mütakiben. Kalp rahatsızlığı. Niye? Bu soruma cevap yok.

    Metrobüs. Yirmi kadar genç. Suskun hepsi de. yan yollardaki arabalara, evlere bakıyorum. Dalıyorum bi süre. Hala olayın şokundayım. Sorular. Ziyade bir soru: Neden? Metrobüsteki insanlara bakıyorum. Acaba onlar neden buradalar? Şurda oturan teyze pek bi üzgün. Acaba o da Hakan’ın Annesi gibi bu acıyı mı yaşadı yakın zamanda. Düşündükçe üzülüyorum. Üzüldükçe gözlerimden yaşlar geliyor. Arkadaşlarıma bakıyorum. Sessizce ağlıyor hepsi. Ben biraz daha ağlıyorum.

    ‘Geldik.’ Bu Dinçer. Sabah beni arayan. İniyoruz. Napalım? Cenazeye daha çok var. Bi yerde bişeyler yemek ortak fikir. Sonrasında da açık hava da bi cay bahçesinde  çay içmek fikri. Hatırlıyorum. Dedem öldüğünde de açık hava da bi yerlerde çay içmiştik. Saatlerce tek kelime konuşmadan oturmuştuk.

    ‘Burası güzel.’ Emre. Bi çay bahçesini göstererek. Oturuyoruz. Çay. Kimse konuşmuyor. Herkes içinden ağlamaya devam ediyor. Çay. Hala kimse konuşmuyor. Kültablası dolmuş. Çaylar. Bi suru. Kalkma vakti. Saatler geçmiş. Kimse konuşmadan. Sadece çay içerek ve sigara.

    Bi süre yürüyoruz. Sonra bekliyoruz. Kimse konuşmuyor. Sayımız gitgide artıyor. Ağlayanlar artıyor. Bi teyze bize yaklaşıyor. ‘Hayırdır evladım?’ Pek hayır değil teyze diyorum. Cenazemiz var. Teyzemin gözleri doluyor. ‘Başınız sağ olsun.’ ‘dostlar sağ olsun teyze’ demiyorum. Diyemiyorum. Kelimeler boğazımda düğümlenip kalıyor. Ağlamak sitiyorum ağlayamıyorum. Hıçkırıklar boğazımda düğümlenip kalıyor. Gidiyoruz. Camiye.

    Cami daha da kalabalık. Sâlâ okuyor müezzin. Abdest almak lazım. Ellimi yüzümü yıkayınca rahatlıyorum biraz. Avluya dönünce Hakan geliyor. Yemyeşil bir araba da, yemyeşil bir tabutta. Musalla taşı. Musalla taşında tabut. Tabutta Hakan.

    Anneler, babalar, teyzeler, dayılar, amcalar. Herkesler ağlıyor. Arkadaşlar ağlıyor. ‘Baba’nın elini öpüyorum. Bişey demiyorum. Diyemiyorum. ‘Hakan’ım’ diyor. Başka bişey demiyor. Diyemiyor. Babamın elini öpüyorum dedem öldüğünde. ‘Babam’ diyor . Başka bişey demiyor. Diyemiyor. Arkalara gidiyorum. Sigara. ‘Anne’nin feryatları. ‘Hakan’ım diyor. Herkes anne oluyor. Herkes baba oluyor. Amca, dayı, teyze oluyor Hakan’a. Ağlıyor. Bizler Hakan oluyoruz, ‘anne’ye ‘baba’ya. Ağlıyoruz.

    Namaz. Dua. Helallik. İmam Efendi soruyor. ‘Hakan kardeşimizi nasıl bilirdiniz’ ‘İyi bilirdik’. ‘Hakkınızı helal edin’ ‘Helal olsun’ ‘Helal olsun’ ‘Helal’ ‘He…’

    Sonrası defin. Bembeyaz kefen kara topraklar içinde. Hakan kefen içinde. Topraklar Hakan üstüne. Bir kürekte ben atıyorum. İçim gidiyor.

    Ben ve bizler. Hakan’ın arkadasları. Onu belki 5 aydır tanıyoruz. Belki 2 yıldır. Kendimizi de onunla birlikte gömdük sanki. Ya O’nu yirmi yıldır tanıyan ailesi. Annesi? Babası? Dönüş yolunda hep düşünüyorum. Sabır. Sabır. Sabır. Diliyorum.

    Eve gelip hemen yatıyorum. Yorucu, üzücü bi gündü. Etkisi uzun sürecek bi gündü. Hatırlıyorum. Dedem öldükten sonra aylarca ağlamıştım. Babam aylarca ağlamıştı. Şimdi ‘anne’m ‘baba’m aylarca, belki yıllarca ağlayacaklar. Düşünüyorum. Her ölüm birbirine ne kadar benziyor. Hep bi karalık var ölümde. Düştüğü yerde ateş var.

    Hakan’ı düşünüyorum. Ölümü düşünüyorum. Ölmenin yaşı yok. Dedem öldüğünde ben 13 yaşımdaydım. Dedem 74 yaşında. Hakan ölüğünde ikimizde 20 yasımızdaydık. Ölmek için çok erken.

    Rüyamda dedemi ve Hakan’ı bir arada görüyorum.

    Ağlıyorum. Ağlıyorum.

    Uyanınca bi şarkı geliyor aklıma. Söylüyorum içimden. Bi yerine takılıyorum hep.

    ‘’Sen de böyle gider miydin yıldızlar ülkesine?’’     

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: