Naçizane

SÖZLÜKLER ÜZERİNE

3 Mins read
Naçizane

SÖZLÜKLER ÜZERİNE

3 Mins read

Türkiye’de gazetelerin ansiklopedi dağıttığı dönemler geride kaldı. Her konuda bilgilenmek amacıyla artık internet kullanılıyor; çünkü gençlik kimi istisnalar haricinde kitap açmanın bir zaman kaybı olduğuna inanıyor. Aslında bunun zaman kaybı olduğuna inananlar da kendi aralarında ikiye bölünüyorlar. Elektronik kitap ve elektronik sözlükle entelektüel doygunluğa ulaşacağına inananlar ve okumaya nedensiz bir antipati duyanlar.

Bugün bahsedeceğim kitle belki de çoğunuzun arasında olduğu sözlük kullanıcıları. Her sözlük kendi kültürünü yaratmakla beraber kendi kitlesini doyuma ulaştırmakla da uğraşıyor. Sözlük içerisinde de her kültürde olduğu gibi ne yazık ki çatışmalar ortaya çıkıyor; ancak her sözlükte bir ideoloji dominant durumda.

Ekşi Sözlük yazarları Adam Smith’in yolundan utanmadan Marx’tan da işlerine gelince yararlanarak gidiyorlar. Her ne kadar özgürlükçü ve her türlü düşünceye saygılı olsa ve sansüre hayır kampanyalarında yer alsa da ekşi sözlük  kendi içindeki hiyerarşiyi asla alt edemeyecekmiş gibi duruyor. Özellikle miğferdibi yazar alımlarının ardından sözlükteki uçurma yetkisinin moderatörlerce paylaşılması, miğferdibi yazarlar arasında bir korku dalgasının yayılmasına neden oldu. Özellikle Başbakan’ın üç çocuk ısrarıyla ilgili "Acaba başbakan rızkını da verecek mi?" tarzlı bir yazı yüzünden yazar uçuran "ekşi sözlük"te artık demokrasiden bahsetmek oldukça zor.

Uludağ sözlük, benim de 2 sene yazdığım ve ikinci nesil bir yazar olarak tüm aşamalarına tanıklık ettiğim bir sözlüktü. Bir dönem benim de içinde bulunduğum Atatürkçü Ulusalcı tayfa ile (geçmiş) çoğunlukla ANAP sempatizanı olan (Özal’ın harbi ANAP’ı) neoliberallerin karşı karşıya geldiği, ayrıca sosyalistten kürt milliyetçisine, şeriatçısına kadar bir çok türde yazarı bulunan Uludağ sözlük özellikle 2007 kış aylarındaki performansı ile kesinlikle kayda değer bir yıl geçirdi. Zall’ın yeterince aktif olmamasından kaynaklanan yönetim boşlukları "benden yazar olmaz"ın moderasyon ekibinden ayrılması sanırım en büyük kayıplarıydı.

İtüsözlük, içerisinde kısa zamandır bulunduğum bir oluşum olmasına rağmen kesinlikle farklı fikirlerin kaynaşabildiği, itü’nün doğasını garip bir şekilde içinde barındıran bir sözlük. Bu nedenle İtü Sözlük’ün vazgeçilmezler arasına girmesini doğal karşılıyorum. İtü’de ekşi’deki kadın erkek ilişkileri üzerine ya da uludağ’daki futbol manyaklığına, dozunda rastlıyor ve her çiçekten eşit miktarda bal alabiliyorsunuz. Tabi Fethullah Gülen ile ilgili yazdığınızda canınızı yakan sözlüklerden biri de onlar. Uludağ sözlük’te 2 yıldır yayınlanan bir girdiyi silebilecek kadar tarafsız olabiliyorlar.

Not:

Sözlük aleminde garip durumlar devam ediyor. Belki de yeni çıkan sözlüklere de göz atmak lazım.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: