Etiket arşivi: afyonkarahisar

AFYONKARAHİSAR’DA SANAT ETKİNLİKLERİ

Geçen çarşamba Afyonkarahisar Belediye Şehir tiyatrosunun düzenlemiş olduğu   Anton Çehov’un yazmış olduğu hikayeler  üzerine  Neil Simon’un tiyatroya uyarladığı iki perdelik komedi “Sevgili Doktor” oyununu izlemeye gittim. Bilenler vardır oyun birbirinden bağımsız sekiz hikayeden oluşuyor ve bu hikayelerin hepsi tek başına bir oyun olacak güçte. Peki bu oyunlar ne anlatıyor veya 19.yüzyılda yaşamış bir adam günümüz insanlarına ne kadar hitap edebilir ki diye soranlar için hemen söyleyeyim oyun insan hakları, sınıfsal ayrım, sömürü, ezen-ezilen ilişkileri ile sistem sorunlarına  mizahi bir dille yaklaşıyor; bir başka deyişle evrensel konuları işliyor ve günümüz insanına hitap ediyor.

Mürebbiye hikayesindeki  Julia’nın yaşadığı çaresizlik bence muazzam bir biçimde işlenmiş bir iş hayatı eleştirisi. Birçoğumuzun ömrü 80 ruble hak ederken 11 ruble almakla geçiyor. Emeklerine karşılık hak ettiği ücreti alamayan insanları bir nevi bizleri anlatıyor. “Baştan Çıkarma” adlı hikayede ise  hayatını başkalarının eşlerini ayartmak üzerine kuran ve bunu marifet olarak gören bir insan anlatılıyor. Aslında hikayelere baktığımızda genel anlamda bir trajedi fakat nükteli bir anlatımı var ve  mizahi bir dil söz konusu ve bunu ustalıkla yapıyorlar. Bu sene birçok şehir tiyatrosunda sergilenen bu oyunu  Afyonkarahisar’da izlemek isteyenler için ayın yirmi yedisi son gün.

Herkese iyi seyirler.

Bir sonraki akşam yani Perşembe akşamında ise Afyon Tabipler Odası’nın bu sene ikincisini düzenlemiş olduğu  bir Türk Sanat musikisi dinletisindeydim. Ama nasıl bir dinleti profesyonel sanatçılara taş çıkartacak cinsten muazzam bir dinleti. Evet  evet yanlış duymadınız onlar aslında bir amatör. Daha doğru bir ifadeyle onlar Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin cerrahı, hemşiresi, sağlık memuru, bilgi işlem personeli, güvenlik görevlisi… ve bu insanlar yaklaşık iki saat boyunca kulaklarımızın pasını sildiler; bize eşsiz bir müzik ziyafeti sundular. Bu ekip yalnızca koro şeklinde şarkılar söylemiyor aynı zamanda kendileri de çalıyorlar. Bayağı bildiğiniz orkestra gibi. Hani TRT de yayınlanan TSM korosunun düzenlediği konserler olur ya Umut Akyürek, Sevcan Orhan, Melda Kuyucu, Bahadır Özüşen ve daha nicelerinin olduğu ve bizi dinledikçe kah hüzünlendiren kah neşelendiren parçalar okurlar ve bizi bambaşka alemlere götürürler. İşte böyle bir ekip vardı sahnede. Muazzam, profesyonellere taş çıkartan bir ekip.