Etiket arşivi: anne

HATIRLIYOR MUSUN ANNE?

Hatırlıyor musun anne? Hani seninle hayvanat bahçesine gitmiştik. Arslanı görünce çok korkmuştum. Hemen ağlamaya başlamıştım. Bana korkmamamı söylemiştin, kafesten çıkamazlar demiştin. Gözyaşlarımı al renkli mendilinle silmiştin; çünkü ağlamama dayanamazdın.

İlk doğduğum günü anlatmıştın ya hani. Ben ağlayınca dayanamayıp sen de ağlamışsın. Oradakiler de kızmışlar sana, ağladığın için. Bilemediler anne, nerden bilsinler içindeki şefkati. Anne olmayan bilemezdi ki bu duyguyu.

Okula ilk gittiğim günü hayal meyal hatırlıyorum anne. Sen hatırlıyor musun? Gitmek istemediğim halde yalvar yakar götürmüştün beni okula.

Okulda da bir ağlama tuttu beni. Sen yine ağlamaklıydın anne. Belli etmemeye çalışıyordun. Gözyaşlarını tutuyordun seni ele vermesinler diye.

Ben farkettim anne, benim ağlamama dayanamadığını biliyordum. Neden ağladığımı sormuştun ya. Yalan söylemiştim sana anne.

Okulu sevmediğim yalandı. Senden ayrılmak istemiyordum; çünkü seninle ilk ayrılmamızdı bu. Bana oku, büyük adam ol diyordun hep. Okudum, büyük adam oldum anne.

Büyüdüm anne. Yıllar su misali aktı gitti. Lise çağına gelmiştim hani -ergenlik dedikleri hatalar dönemine. Ben unutmadım anne sen unuttum desen de. Sana çektirdiklerim unutulacak gibi değil. Seni üzmek en büyük hatamdı anne. Sana karşı isyan ederdim. Beni hiç anlamadığını sanırdım. Beni hiç sevmediğini düşünürdüm. Meğer ne kadar da yanılmışım. Beni anlamayan sen değilmişsin anne, seni anlamayan benmişim. Beni ne kadar sevdiğini, o buhranlı gençliğimde bana sahip çıkışını yanlış anlamışım anne. Beni affet demiyorum. Eminim beni affedersin.

Hangi anne oğlunu ateşe atmak ister ki? Sen affedersin anne; çünkü şefkatlisin. Ama ben affetmem kendimi, affetmeyeceğim de. Askere gidecektim anne hatırlıyor musun? Seni yine bir hüzün sarmıştı. Merak etme askere gidiyorum, vatan borcu dedim. Sen de bendeki ana yüreği dedin. Ben ağlarım ama sen git dedin bağrına taş basarak.

Yemedin yedirdin, içmedin içirdin, giymedin giydirdin. Sensiz bir lokma dahi boğazımdan geçmiyor derdin. Gittiğin ev ziyaretlerinde ev sahibine rica ederdin, çocuğuma da biraz götüreyim mi diye? Boğazından geçmiyordu anne. Şimdi de benim boğazımdan geçmiyor anne. Seni düşündükçe yutkunamıyorum. Boğazıma takılıyor tüm kelimeler. Sensiz hiçbir şeyin tadı yok anne. Sensiz tuzsuz bütün her şey. Kıymetini bilemedim anne. Şimdi anlıyorum ama neye yarar. Başımı taştan taşa vuruyorum ama neye yarar. Seni geri getirmez ki. Seni çok özlüyorum.  Resmine bakıp onunla avunuyorum.

Anne

Not: Bu makalemi canım ‘ANNEM’e ve bütün annelere armağan ediyorum.

ANNE-BABAYA SAYGI

       Saygı kelimesini sürekli duyarız. Fikre, karşıdakine, ortama, dine, mezhebe, bayrağa, kişilere saygıyı iyi biliriz ya da elimizden geldiğince uymaya çalışırız. Anne-babaya saygıyı ne derecede bilir ve uygularız? Anne ve babamıza hak ettiği saygıyı gösterdiğimiz tam olarak söylenemez.

Peygamberimiz annelerimiz için “Cennet anaların ayakları altındadır.” demiş, babalarımız için “Baba cennetin orta kapısıdır” diyerek konunun önemine vurgu yapmıştır. Diğer bir sözünde ise “Anne ve babaya asi olanlar cennetin kokusunu bile alamazlar.” demiştir.  Biz bu nadide sözleri iyi idrak etmeli, Yüce Yaradanın anne ve baba hakkına ne kadar önem verdiğini iyi anlamalıyız, çünkü en büyük saygıyı ana ve babalarımız hak etmektedir. Onların bizler için yaptığı fedakarlıkları borç olarak ödemeye kalksak ödeyemeyiz. Anne-baba hakkı önemli bir konudur bu yüzden. Evlat olarak sürekli onların rızasını, onların duasını almalıyız. Dinimizde bu konunun önemi “Allah’a itaatten sonra anne-babanıza itaat ediniz.” sözüyle belirtilir.

Anne ve babamızın fikirleri önemlidir. Onların rıza göstermediği bir konuda mutlu sonuca ulaşmamız söz konusu olamıyor. Ben bu durumu yaşayarak anladım. Çok istediğim bir işim annemin rıza göstermemesi üzerine olmamıştı. Anne-baba rızası bu bağlamda önemlidir.

Anne-baba rızası kadar duası da çok önemlidir. Yine dinimiz babanın evladı için yaptığı duayı peygamberin Allah’a yaptığı dua gibi Allah katında kabul gördüğünü bizlere bildirmektedir. Babamızın ve annemizin bedduasını da almamalıyız, çünkü yapılan bu serzenişli dua kabul görebilir, sonucunda zarara uğrayabiliriz.

Günlük işlerin vermiş olduğu stres, gerginliği anne-babamıza yansıtmamalıyız. Eğer böyle bir hataya düşer isek özür dileyip kendimizi affettirmeliyiz. Buradan itibaren kendimden bir örnek vermek istiyorum.

Hafta sonu tatili vesilesiyle ilçeden il merkezindeki evime gelmiştim. Bir haftalık stresi atmak için kardeşimle dışarı çıktık. Akşam yemeğine gecikmemizden dolayı annem kardeşime serzenişte bulundu. Bu serzeniş biraz da bana ulaştığından annemle gereksiz yere tartıştım. Tabi sonucunda kadıncağız kırıldı uyuyana kadar konuşmayınca da bir an pişmanlık hissettim ve gece uyku tutmadı. Saat 03.00’ü gösterdiğinde facebook’ta anne baba hakkını anlatan bir video izledim ve pişmanlığım daha da arttı. 03.30’a kadar göz yaşlarıma engel olamadım. Kalktım annemi uyandırdım. Annem saate baktı bu saatte ne oldu diye sordu. Ben de yarım saattir ağladığımı söyledim, pişman olduğumu bir daha onu üzmeyeceğimi, beni affetmesini söyledim. Tamam affettim git yat, dedi ama eksik bir şey kalmıştı. Elini ver, dedim, uzattı ve öptüm başıma koydum sonra sen de beni  öp diyerek kendimi öptürüp, içimdeki rahatlıkla yatağıma gittim ve uyudum. O gün bugündür değerli Anacağımı üzmüyorum.

Değerli kardeşler ana-babamızın kıymetini, onlarla birlikte olduğumuz zamanların değerini iyi bilmeli ve bunu iyi idrak etmeliyiz. Anne-babanızın ve sevdiklerinizin değerini bilmeniz temennimle. Allah’a emanet olun.