Etiket arşivi: kadın

Hiçbir zaman eskisi gibi olmaz

         

           oc5Mvr.48k.v3

          ‘’Gitmem lazım’’ dedi adama dönüp. Adam son zamanlarda çokça duyduğundan olsa gerek şaşırmadı…

          Kadınların hep gitmek zorunda olduklarını düşündü. Hep gidecek bir yerleri vardı. Sonra gidecek bir yeri olmadığını düşündü. Çok fazla düşündüğünü fark etti, sigara yaktı…

          Yine aynı tren garındaydılar. Tren garları artık ona pek yabancı gelmiyordu. Sanki bir gün gitse buralardan, onu yalnız bu tren garı özleyecekmiş gibi hissediyordu. Çok sonraları yandığını öğrenince, -ayrılıkları hatırlattığı için- , sevinecekti içten içe.

          Sizin de tahmin edeceğiniz gibi kadın yine gidiyor, adam O’na görkemli vedalar düzenlemiyor, ikisi de susuyordu. Bu susma anında adam mutlu günleri hatırlayıp, mutlu olmanın imkansızlığını ve kolay kaybedilir olduğunu düşündü. Hep böyle olurdu, olmuştu. Mutlu olmak için çok fazla faktörün bir araya gelmesi gerekirdi, mutsuz olmak için ise tek bir şey yeterdi…

          Çok soğuk ve çok kısa bir gündü, çok soğuk ve çok uzun bir gece olacaktı. Adam yine ikilemde kalmıştı. Ya gitmesine ses çıkarmayacak ya da itiraz edecekti. Bu tür kararsızlıkları ufak kumar oyunlarıyla çözerdi, yine öyle yapacaktı. Kadına dönüp ‘’zar atmayı deneyelim’’ dedi. ‘’Küçük atarsan kalırsın’’.  Kadına bu teklif adamın son isteğiymiş gibi geldi, acımayla karışık bir duyguyla ama kendine güvenen bir ses tonuyla ‘’kabul’’ dedi kadın.

          Adam cebinden iki zar çıkardı. Kadına zarlardan birini verdi. Kadın avucunun içinde bir iki salladı ve fırlattı. Zarın gökyüzüne bakan yüzünde beş nokta vardı. Bu, adamın şansını iyice azaltmıştı. Adam, gülüyordu; ki böyle olmaması gerekirdi…

          Zar sırası adamdaydı. Adam zarı fırlattı. Zar bulundukları noktadan daha uzağa gitti. Kadın yerinden kalktı, zarın arkasından koştu, telaşlı bir ses tonuyla ‘’üç geldi yine kaybettin’’ dedi.

          Adam ‘’yine’’ dedi, her yüzeyinde altı nokta bulunan hileli zarı yerden aldı, cebine koydu, ‘’belki de gerçekten gitmesi gerekiyordur’’ diye düşündü. Gitti…

 


Şakayık…

”İnnema’n-nisâ’ şakâyıku’r-ricâl.”Peygamber Efendimiz buyuruyor :”Şüphesiz kadın, erkeğin şakayığıdır.”

İskender Pala’nın Kitab-ı Aşk kitabından ‘Şakayık’ bölümünü okuyorum…Bölümün etkilendiği söz bir Hadîs-i Şerîf.
Şakayık’ın Türkçe’deki karşılığı ‘gelincik’ çiçeğidir.Arapça anlamdırılmasına göre şu şekilde Şakayık kelimesini açıklamış sayın Pala;

”Öncelikle kadının, erkeğin ‘kürek kemiği’nden bir parçası olduğu, ardından erkeğin ‘öteki yarısı (elmanın iki yarımı gibi birbirini tamamlayan değerler bütünü;Şakk’ı)’ olarak düşünüldüğü ve nihayet ‘şakayık(yaban lalesi, gelincik)’ çiçeği olarak ifade ettiği görülür.”

Aklımıza gelen ilk misal Hz.Âdem’in kürek kemiğinden yaratılan Hz.Havvâ’dır.Erkek ile kadın bir bütünün parçaları olarak yaratılmıştır.Birbiri olmadan olamayan iki varlık.Kadın olmadan erkek eksik kalacaktır.

''Hikmet Barutcugil'den''

Peki İskender Pala’nın da değindiği üzere Gelincik çiçeğinin özelliklerini düşünelim. Şakayık her türlü coğrafyada insanî bir etki olmadan yetişebilen , bir çok türü olmasına karşın bunların hepsinin kırmızı olduğu bir çiçektir( turuncuya kaçan tonları da mevcut).Gelincik çiçeği de yapı bakımından kadına benzer.Dalından koparıldığında bir iki dakika içinde ölen, yahut dalını koparmaya gitmeden kırmızı yapraklarından birini kopardığınızda diğer üçü de ardından solar ve sarkar.
Hadîs-i Şerîf gayet açık.Şakayık’ı iki yönden de ele aldığımızda ‘kadın’a gerekli değerin verilmesi hususunda önemli bir kanıt.İnsan kendinden bir parçayı nasıl kırabilir?Yahut şöyle demek daha doğru; Bir erkek en ufak bir darbede solan bir çiçeği kendinden bir parça olmasına rağmen nasıl görmezden gelir de kırar?…**

Şakâyıku’l-arz…Şakâyıku’r-ricâl…
Kadının fıtratında ‘zarafet’ hasıl olur.Erkeğin güçlü yapısında hayat bulur.Onun ‘asalet’inin kıyısındadır.Günde beş öğün sevgi ister, korunmaya muhtaçtır, ezilmek istemez…Kadın ait olmak ister.Sahip olmak ister…

Hassasiyet, masumiyet, merhamet…Özü itibariyle tıpkı gecenin dolunayı, gonca gülün saf dokusu, sahralarda bir meltem esintisi, bir yardımcı, bir yolcu…

Sessizliğinin huzuru…Huzurunun mahiyeti…Pahası yok…

Elbette ki bunlar fıtratının özünü giyinmiş olana has.Yoksa erkeğe çalan ya da fazlasıyla salan bir kadın bir olabilir mi?

Mecnun’un Leylası, Ferhat’ın Şirin’i…Ali’nin Fatıma’sı…Güzel bir söz var ya :

HZ.FATIMA GİBİ OLMADAN HZ.ALİ GİBİSİNİ BULAMAZSIN…FATIMADAN BAŞKASINI GÖZÜ GÖRMEYEN ALİYİ BULMAK İÇİN,ALİDEN BAŞKASINA TIRNAĞINI DAHİ GÖSTERMEYEN FATIMA OLMAN GEREK…

 

 

**:Yazının buraya kadar olan kısmı 02.03.2011 tarihinde yazıldı…İskender Pala’nın kitabı Aşk eserindeki ‘Şakayık’ yazısından etkilenerek alıntılarla yazıldı…

 

KADINLAR BİR ERKEKTE NE ARAR?

Kadınlar bir erkekte ne arar?

Bu çok genel aynı zamanda kadınlar için yanıtlaması basit bir soru. Sizlere önerim çıkın kadınlara sorun “Siz bir erkekten neler bekliyorsunuz 5 maddeyle sıralar mısınız ?” diye. Her birinin cevabı genel olarak benzer ama sıralamaları farklı olacaktır. Cevapların erkeklerinkilere göre daha samimi ve kesin olacağından da eminim.

Erkekler gibi abartmazlar isteklerini, beğenileri ne kadar yüksek olsa da istekleri o kadar azdır. Bir özelliğin yüksek olması halinde diğer özellikler vasat üstü olsa bile kabulleridir. Sadece bu üstünlüğünün diğer eksik özelliklerini kapatması yeterlidir.

Erkek = Çocuk

Biz kadınlar erkeklere şuradaki çocuk, doktor çocuk diye hitap ederiz kendi aramızda, bunun iki nedeni olabilir;  biri annelik içgüdüsü diğeri ise erkeklerin çocuksu hareketleri. Erkekler bir çocuk gibi kararsızdır, çoğu zaman ne yapacağını bilemez, kafası daha rahat karışır kadınlara göre. Kadınların istekleri altında başka şeyler yatmaz, bir şeyi isterse sadece onu istiyordur aslında.

Bir erkeğin neresine bakarlar?

Bir erkeğe sorsanız, gözler, dudaklar gibi çok masumane kelimelerin döküleceğini biliriz, bütün erkekler zaten hemen göze bakarlar. Bunun doğru olmadığını, inandırıcı olmadığını kadınlar bilir, göğsü büyük olan ya da kalçası oval olan bir kadının nasıl olurda gözlerine öncelik verilir. Tamamen safsata. Kadınlarda bu nereye bakma konusunu çok rahat özelleştiremezsiniz. Kadınlar bir erkeğin giyiminden başlar,  burun ve kulak büyüklük oranına, boyunun uzunluğuna her şeyine bakına. Bakar ama biraz bahsettiğim gibi erkeğin bir özelliği diğer vasat üstü özelliklerini kapatıyorsa o erkek beğenilir.

Kadınlar cinsellik konuşur mu?

Niye konuşmasın, ama biraz daha romantize edilmiştir bunlar.  İnternette erkeklerin yorumlarını okuduğumda gerçekte de erkeklerin neler konuştuklarını tahmin edebiliyorum.  Erkekler gibi kızlar porno düşkü değildir, genelde de tercih etmezler,  bilgisayarların gizli bir yerinde porno arşivleri yoktur. Bizler için cinsellik özeldir, bir kişi vardır kendimizi ona adarız.  Her kadının bu şekilde olduğunu söylemek de yersiz olur tabi.

Nasıl bir erkek? Komik erkek tercih edilir mi?

Komik erkek değil, eğlenceli erkek tercih edilir. Her kelimeden bir espri çıkaran, yersiz şakalar yapan hem kendisini hem de sevgilisini utandırabilecek erkekler tercih edilmez. Aslında nasıl bir erkek sorusu kişiden kişiye değişir. Ama genelde bir erkeğin referansı iyi olmalı. Referansından kasıt bu adamın kendi çevresi ve sizin ortak çevreniz tarafından takdir görüp görmediği, hareketlerinin tasnif edilir olmasıdır. Bir erkek kadına gelecek için güven vermeli, güven vermeyen bir erkek ağzıyla kuş tutsa amacı ciddi olan bir kızı etkileyemez. Bir kadın kendi tarzında giyim tercihi olan erkekleri tercih eder, özellikle üniversite gençliğinde salaş giyinen bir erkeğe, giyimine dikkat eden bir kadın şans vermez.

Fazla uzatmadan bitireyim. Birileri kadınları övdüğümü düşünebilir. Kesinlikle kadınları övmek değil amacım, sadece bir kadının gözünden erkeğin nasıl görüldüğünü paylaşmaktı.

Sevgiyle Kalın.