68. Sayı

UYKUDAN ÖNCEKİ YAĞMUR

1 Mins read

Bakışlarımda aziz bir hatıranın yorgunluğu taşınırdı sen bilemezdin. Su şişelerinde küçük balıkların yosunu tanımaması gibi, yaşam alanlarımda dar, sarp geçitler sunulmuştu ve  mücadelemi tanımazdın. Aslında çok şey değildi sana anlattıklarım; bir seviyi paylaşmış, bu uğurda savaşmış canlılardık sadece. Gün kızıla boyalı, yüzün bana dönüktü. Günebakanlar vardı boynu bükük, su yolunda kırılan testilerimiz vardı. Bir yaz yağmuru yükleniyor şehrimize bu gece. Sen yine kuytularda sağanak bir hüznün saklandığı yerdesin. Beni sorma uykudan önceki yağmurum ne seni bulur ne de yalpalar dururum. Atlı süvarilerim dört nala hücum eder, kaçmak için yenilgiden. Varılan menzil olur bir öteki yerleşke, böyle düşünüp dururum arpacı kumrusu gibi. Dilimin ucunda sana söylemediklerim, sevmeseydim seni keşke…

 

61. SayıNaçizane

SAMİMİ MİYİZ?

2 Mins read

Bir gün bir veli bir insan karşı komşunun evine meleklerin dua ettiğine şahit olur. Bu veli kişi, ben her gün Allah’ı anar, zikrederim, Allah’a olan ibadetlerimi eksiksiz yaparım neden benim evime değil de karşı komşunun evine giderler bu melekler?  Diye ksamimi miyizsamimi miyizendine sorar ve cevabını öğrenmek için gidip komşunun kapısını çalar.  Kapıyı genç bir delikanlı açar. Veli kişi sorar evladım dün akşam evinize melekler inip inip dua ediyorlardı. Siz ne yaptınız da meleklerin duasına layık görüldünüz diye sorar. Genç: Biz öğrenciyiz ve birbirimize karşı çok samimiyiz. Birbirimiz hakkında zerre kadar kötülük düşünmeyiz ve kötü söylemeyiz. Dün akşamda hep birlikte yastık savaşı yapıyorduk, derler. Veli kişi durumu öğrenip anladıktan sonra evine döner. İbadetlerine, işine-gücüne daha da bir samimiyet kazandırmaya çalışır.

Buradan şunu öğreniyoruz. Bizim için Allah’ı anmak, O’nu zikretmek ve O’na ibadet etmenin yanında arkadaşlarımızla aramızdaki ilişkilerdeki samimiyette önemlidir.

Arkadaşlarla aramızdaki samimiyetten bahsetmişken bu kavramın yanlış kullanıldığından bahsetmek istiyorum. Yukarıdaki hikayede samimi olan gençler birbirleri hakkında kötü söylemez ve kötü düşünmezlerdi. Ancak ben bunu bizim gençlerde göremiyorum. Gençler samimiyetin, birbirlerine olan yakınlığın gereğiymiş gibi birbirlerine hakaret ederek birbirlerine karşı argolu kelimeler kullanarak samimiyetlerini ifade ediyorlar. Samimi olmaları bunu mu gerektiriyor? Bu işe bir türlü anlam veremiyorum. Samimiyetle argolu konuşmayı, küfürlü konuşmayı karıştırmamalıyız.

Argo, küfür yetmezmiş gibi, arkdaşımızın en ufak bir açığını, yanlışını büyütmede inanılmaz çaba sarf ediyoruz. Arkadaşımızın arkasından gıybetler yapmaların ardı arkası kesilmiyor. Niye böyle diyorsun arkadaşının ardından diye sorduğunuzda da biz samimiyiz gelsin yüzüne de derim, cevabını alıyoruz. Bence insan olumsuzlukları dostunun yüzüne söyleyebilirse gerçek dosttur. Gerçek dost arkadan olumsuz değil olumlu konuşandır.

Arkadaşlarımızla argolu ve küfürlü bir konuşmanın yerine daha saygılı ve seviyeli bir konuşma şeklini tercih etmeliyiz. Kalp kırıcı sözlerden uzak durmalıyız. Samimiyet budur. Nitekim iyi ya da kötü söz canlılar üzerinde pozitif veya negatif etkiler bırakır.   Bilim adamlarının su molekülleri üzerinde yapmış oldukları deneyde, yanında güzel söz söylenen, güzel müzik dinletilen suyun molekülleri güzel şekiller alırken, buna karşılık yanında kötü söz ve anlamsız müzikler çalınan suyun molekülleri de anlamsız bozuk şekiller aldığı görülmekteydi. Bu deneyden anlaşılan güzel veya kötü sözlerin ve seslerin bir tek insanlar üzerinde değil tüm canlılar üzerinde olumlu-olumsuz bir tesir bıraktığı tezine varırlar.

 Kur’an-ı Kerim de: Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan çekinin, çünkü zannın bazısı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin! Sizden biriniz kardeşinin ölü halindeki etini yemek ister mi hiç? Demek tiksindiniz! O halde Allah’tan korkun, çünkü Allah, tevbeyi çok kabul edendir. Çok bağışlayıcıdır. (Hucurât/12). Başka söze ne hacet.

 Hayatta arkadaşlarınızla, dostlarınızla gerçek samimiyeti bulmamız ve konudan ders çıkarmamız ümidimle. Sağlıcakla kalın