Etiket arşivi: yeni

BİR BAKIŞ İŞTE!..

Yazar ResmiHani bakarsın ya bazen semalara, uzaklara…
Ne kimseler bilebilir gördüklerini, ne gözlerin şekil verebilir onlara.
Ama sen görürsün o uzaklara bakarken zihninde dolaşan düşünceleri, hayalleri…

Baktığın uzak diyarlar gibi hayallerinde uzaktır çoğu zaman sana.
Bazen yaklaştığını hissedersin onlara, bazen de imkansızlaşır aklında yer ettikçe.
Ve o bakış belirler çoğu zaman gideceğin yolu, atacağın her adımı…

Hatta kimi zamanlarda o da çaresiz kalır, kafan karışır.
Bakışına engel olmaya başlar göz kapakların.
Ve kapanır bazen hayallerine giden bütün yollar.

Bir bakış işte…
Kimi zaman şair eder aşığı; ak sayfasına bakarken düşündükleriyle, kimi zaman deli eder insanı aynaya bakarken canlanan korkularıyla.

Yunus LEKESİZ

Kaktüs Çiçeği!

Geçtiğimiz yazın en çok dinlenilen parçalarından olan “Tuttu Fırlattı” ile dinleyicilerini kendine biraz daha bağlayan Gökçe, yeni albümü “Kaktüs Çiçeği” ile sevenleri ile buluştu. “Tuttu Fırlattı” adlı parçasının yanında, yine aynı şarkının remixi ve 8 ayrı şarkıdan oluşan albüm toplamda 10 parçadan oluşuyor. “Böğürtlenli Reçel” ve “Beş Kuruş Yok” adlı albümlerinde olduğu gibi, bu albümdeki bir çok şarkının da söz ve müziği yine Gökçe’ye ait. Hatta Kaktüs Çiçeği’nin çıkış parçası olan “Ne Yapardım”ın videosu şimdiden müzik kanallarında dönmeye başladı bile! Keyifli dinlemeler!

MERHABA!

Es-Selamu Aleyküm!..

Benim için yeni bir yol, yeni bir tecrübe, yeni bir tebessüm kapısı aralama şansı. Herkese merhaba…

Heyecanlı olduğumu varsayalım; çünkü hayatta her adım özeldir, her yaptığınız yenilik size bir şey ya da şeyler
katar. Mutlu olmak için bahane aramaya gerek yok, yahut heyecanlanmak için… Hemen
ilk yazıdan gıcıklığım tutsun istemiyorum. Gıcık da sayılmam pek. Beni çok seversiniz.

Yaşımın verdiği
toyluk, acemilik ve cahilliğin kuru cesaretiyle söylemek istediğim, söylenmesi
gereken ve söylenirse iyi olurları kendi çapımda saygı çerçevesinde dile
getirmeye çalışacağım. Allah’ın izniyle…

Şimdi bir giriş
yapma zamanı…

Madem bu bir giriş,
o halde her insanın hayata nasıl girdiğini düşünelim derim. ‘Bebeklik…’  (Yan odada ağlayan bir bebek olduğu için bu
konuyu seçmem kolay oldu)

O bir  dünya… Yalnızca dokuz aylık bir oluşma evresinin neticesinde güneşe gözlerini
açan, ilk bakışının tedirginliği ve bulunduğu ortamı yadırgamanın verdiği
huysuzluk ile gözyaşlarını kullanmadan ağlayan biricik dünya özeti… Bu mucizenin
ötesidir. Eti ile kemikleri ile bir canlıdır. Canlıların en masumu, en
savunmasızı getirilip elinize verilir.

Ahh o nokta… Bebek ya da evlat ne derseniz; emanettir… Biricik Yaradanın bize verdiği
emanet. Yalnızca ona iyi bakıp, fıtratını müdafaa edebilelim, onu hayata en
hakikatli şekilde hazırlayalım diye…

Günahsız, masum ve tertemiz… Yüzünde bir yol
haritası gizli. Satır satır takip edip, satır satır yürümek için. Bakan göze,
gören göze verilen yol haritası… Yürümek isteyen?..

Dünyama hoş geldin
biricik yeğenim ve hoş geldiniz Türk e-dergi …

Dipnot: Saf iman, 20 günlük bir bebeğin Kur’an-ı Kerim
okunduğunda yüzünde beliren tebessümdür…