57. SayıGündem Takibi

Tercih Meseleleri

4 Mins read

Ülkemizi günden güne kavuran sıcaklar, politika kazanını da oldukça ısıtmış durumda son zamanlarda. Fazlasıyla zengin olan gündem konularımızın içerisinden her akşam haber kanallarının ekranlarını üç ya da dörde bölerek aktardıkları kritik olayların üzerinde duracagız bu ayki sayımızda.

Askeri okul sınavlarında başarıya ulaşmış ve mülakat aşamasına çağırılmış genç, zeki ve çevik Türk gençlerinin aynı kıdemlerde olmayı  hayal ederek isimlerini ezberledikleri Genel Kurmay Başkanlarımızdan 26.sı Org.İlker Başbuğ 30 Agustos 2010 tarihinde görevini yeni seçilecek olan TSK personeline devredecek. Gelecek dönem Genel Kurmay Başkanının kararlaştırılması işlemi kamuoyu tarafından YAŞ olarak bilinen Yüksek Askeri Şura toplantıları ile gerçekleştirildi. İlk oturum sonucunda “Yaş” tahtaya basmak istemeyen hükümet üyeleri ve TSK mensupları (Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, Milli Savunma Bakanı, Jandarma Genel Komutanı, TSK bünyesindeki Orgeneral ve Oramiraller, T.C.Başbakanı) uzun ve stresli bir mesaide buluşmuşlardı. 27. Genel Kurmay Başkanının belirleneceği ilk görüşmeler sürpriz bir şekilde sonuçsuz kalmış neticeyi heyecanla bekleyen Türk halkının ise aydınlanmayı bekleyen zihinleri tamamen karışmıştı. “Balyoz” davasının gümbürtüleri eşliğinde gerçekleşen bu görüşmenin yanı sıra Başbakanın Konutunda gerçekleşen özel görüşmeler ise haber kanallarından eksik olmayan stratejistler için kaçırılamayacak bir fırsata dönüşüp, yeni komplo teorileri üretmelerine zemin oluşturdu. Birçok komuta kademesinde değişikler olurken Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirilmesi beklenen Org.Atila Işık’ın emekliliğini istemesi ise yeni bir polemik başlatmıştı. Onurlu bir ayrılıkm ıydı bu yoksa bir tepki mi? Sonuç olarak 1945 İzmir doğumlu Sebahattin Işık Koşaner Cumhurbaşkanı Gül’ün onaylaması ardından gelecek dönemin Genel Kurmay Başkanı olarak seçildi. Bir diğer tartışılan konu ise Jandarma Genel Komutanlığına getirilmesi  beklenen 1.Ordu Komutanı Hasan Iğsız Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün  ilgilendiği internet andıcı soruşturmasıydı. Hasan Iğsız da görevinden emekliliğini vererek TSK’dan ayrıldı. Güçlü ordu Güçlü Türkiye sloganını hatırlatarak ordumuza ve milletimize yapılan atamaların hayırlı olmasını diliyoruz.

Gelelim gündemin en temel taşlarından olan referandum meselesine. Referandum Başbakan Erdoğan tarafından milletin, 12 Eylülde eziyet çekmiş, göz göre göre ölüme götürülmüş gençlerin meselesi olarak ele alındı. Kimilerine göre ise onları göz yaşları içinde anmanın meselesidir aslında. Kulaklarımızın yeterince meşgul edildiği referandum sloganları il meydanlarından ve bazı taraflı  kanalların ekranlarından eksik edilmiyor. Önemli olanın zihniyet olduğunu savunan kesimin dinlemekten sıkıldığı bu sloganların esasında hiçbir etkisinin olmadığı da gayet açık. Bir çok kişi henüz içeriği konusunda yetersiz bilgilere sahip olmasına rağmen oy verdiği partinin kararını otomatik bir mekanizmayla kabul etmiş durumda. Hararetli tartışmalar ve bir sürü polemikle gerçekleştirilen seçim gezilerinde liderler birbirlerine hesap sormaktan hiç çekinmiyorlar. İki gruba ayrılan seçmen profiline baktığımızda son güne kadar mücadelelerine ve düşüncelerine meydanlarda oluşturdukları kalabalıkla seçim sürecinin ne kadar çetin geçeceği de aşikar. Tercihini hangi yönde kullanacağına karar veremeyen kesim ise her gün ayrı kuzeyi gösteren pusulalarından medet ummakta. Bir tahminde bulunmak gerekirse %56 ya %44 oranla ayrılabilir oylar. Amma velakin kesin sonuçları 13 Eylül sabahı tüm Türkiye öğreneceğiz.

Günden yazımızın son bölümünde ise karma ve magazinsel bir tutumla gündem konularını dile getirmek istiyorum. Şöyle ki;

Her yıl olduğu gibi pivot santrafor arayışlarını sürdüren 5 büyüklerde Spor Toto Süper Liginin başlamasına kısa süre kala Pasfotogolmaç  gazetesinden iyi haberler geldi. Taraftarların dört gözle beklediği transfer haberlerine hergün bir yenisini ekleyen gazeteye, boy polemiğini başlatan Manisasporlu ve Kasımpaşasporlu genç futbolcular önemli olanın boy değil soy olduğunu ayrıca takımlarındaki arkadaşlığın, soyun sopun yüksek derecede olduğunu ve iyi bir kamp dönemi geçirdiklerini ifade ettiler. Önümüzdeki referanduma odaklandıklarını söyleyen top cambazlarımız Brezilya’dan ithal edilen etlerin ise futbolun ve etin marka değerini etkilemeyeceğini düşünüyorlar. Mr.Yes filmini izleyerek motive olduklarını anlatan sporcularımız yargının üzerindeki baskıya değindi ve HSYK’yı da verecekleri kararlarda dikkatli ve özenli olmaları konusunda uyardı. Öte yandan Emekli Sandığı ve SSK’dan gelen haberlere göre havuzlu villalarına kavuşan emeklilerimizin alacaklarının gecikmesi nedeniyle villarını satışa çıkardıkları öğrenildi. İlk bakışta güçlü ve sağlam görünen Tunceli üzerinden gelen Gandi rüzgarlarının kısa süre sonra yurdun farklı kentlerinde hafifleyerek estiği ancak referandum sonuna kadar tamamen kaybolmayacağı bildirildi. Leman ve Penguen’in yakında siyasete girecekleri ise güçlü kaynaklardan alınan yeni bir bilgi. Güney Doğu Anadolu bölgesinden Ankara ve İstanbul haber ajanslarına geçilen bilgilerde ise bazı kesimlerin özerk bölgelerin oluşturulması konusundaki istekleri ve ‘Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan bu memleketin’ içinde çok başlılığın sağlanmasını isteyerek demokrasinin ne kadar acınası hallere düşürüleceğini gözler önüne serilmesi halk tarafından tepkiyle karşılandı.

Bu sıcak günlerde, kaynayan gündem kazanının içinde neler olup bittiğini  sergilemek için kaleme aldığım gündem yazımı, uzun saatlerce oruç tutulan Ramazan ayı bereketinin sofra ve gönüllerimizden eksik olmaması temennisiyle tamamlıyorum. Tüm okuyucularımıza ve Dünya alemine hayırlı ramazanlar diliyorum..

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: