Naçizane

TRAVMA TEORİSİ

2 Mins read
Naçizane

TRAVMA TEORİSİ

2 Mins read

Mir Dengir Fırat’ın sözünü ettiği travma niçin bu kadar tepki yarattı anlamak kolay değil. Onun ve çevresinin bu Kemalist devrimler nedeniyle sarsıntı geçirmesi normal sayılmaz mı?

Tekke ve zaviyelerin, şeriat düzeninin hâkim olduğu; her şeye biat eden bir toplumda çağdaş ve uygar kurallar getiriyorsunuz. Tabii ki tepkiler ve rahatsızlıklar olacaktır. Düşünün ki sadece belirli bir kesimin kullandığı, yüzyıllardır kullanıldığına inanılan yazı değiştirilmekte, giyim kuşamda köklü değişiklikler yapılmakta, aile hukuku yepyeni temellere oturtulup kadın-erkek ilişkileri yeniden düzenlenmektedir.

Yobazlar, dinciler, şeriatçılar, Arapçılar travma geçirmişlerdir. Esas travmayı ise, Atatürk devrimlerinin etkisiyle sömürgeci, emperyalist ve işgalci Avrupa yaşamıştır.

Fırat, travmanın sürüp gitmekte olduğunu ima ediyor. O zamandan beri toplumda ne kadar çok insanın değişmiş olduğunun farkında değil mi? Bundan daha vahimi, Cumhuriyet’i geriye doğru çekme çabalarının, bu travmayı iyileştirmekten daha çok bir karşıdevrim niteliğine bürünmüş olmasıdır.

Şeyh Sait’in torunu olduğu ileri sürülen Fırat, Şeyh Sait isyanında haykıranlara benzer bir tavırla devrimin dini yok ettiğinden, halkın dinsel yollarının dağıtıldığından söz etti ilk olarak. Ardı sıra, halkın dilinin ve kıyafetinin bir gecede yok edildiğinden yakındı. Fırat, dil ve harf devriminin bir gecede değil, iki yıl gibi uzun bir süreye yayılıp gerçekleştirildiğini bilmiyor mu? 1925’te “Din elden gidiyor, şeriat isteriz!” haykırışlarıyla Cumhuriyet’i sarsan Şeyh Sait ve yandaşlarının İstiklal Mahkemeleri’nde son bulan isyanlarının, isyancı başının ailesinde yarattığı travmanın günümüze dek sürdüğü anlaşılıyor.

Atatürk devrimleri mazlum milletler için emperyalizme karşı ellerinde tutulan bir meşale olmuştur. Hindistan’dan Cezayir’e, Nâsır’dan Fidel Castro’ya her millet ve kişi bu devrimleri gönlünden benimseyerek bu devrimlerin ışığında yollarına devam etmişlerdir.

Suudi Arabistan, Kuveyt gibi rejimlerin başında bulunanlar, ABD ve AB de Atatürk devrimlerine karşı. Türkiye Cumhuriyeti’ne özgürlük ve bağımsızlık kazandırıp Türk halkının ulusal çıkarlarını uluslararası alanda koruduğu için Atatürk’ü hiç sevmezler. İşte bunlardan dolayı içimizdeki işbirlikçi dincileri kullanarak ılımlı İslam devleti modelini Türkiye Cumhuriyeti yerine getirmek istiyorlar.

Günümüz iktidarı, Cumhuriyet rejimi sayesinde iktidara gelmiş olduğunu unutmuş bir şekilde Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet’in kurumlarına saldırısına devam etmekte ve yetiştirdikleri Atatürk ve laiklik karşıtı kuşakların kinlerini, nefretlerini tazelemeye devam etmektedir. Bu kin ve nefretle gerçekleri göremeyenlere, özgür ve güzel bir ülkede yaşadıklarını fark edemeyenlere üzülüyorum, acıyorum.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: