TÜRK E-DERGİ: YENİ DÖNEM, YENİ UMUTLAR




Alternatif medya akımları tarihin çeşitli dönemlerinde, alternatif siyaset akımlarının ihtiyaçlarından doğmuştur. Bu akımların ürünleri de çoğunlukla azınlıkta olan ideolojilerin kendilerini ifade etmelerine aracı olmuştur. Bolşevik İhtilali de Faşist İtalya da medyanın (o dönem için radyo) iyi kullanılmasıyla amacına ulaşmıştır. Elbette tarihsel materyalizm açısından bakıldığında medya bu konuda sıradan bir araçtır; ancak medya görüldüğü kadar da önemsiz olmamalı.

 

Türk E-Dergi bünyesinde bir senedir yazıyorum. Bu bir sene bana Genel Yayın Yönetmeni gibi altında ezilmenin oldukça mümkün olduğu bir pozisyon kazandırdı. Durum elbette CV’de yazıldığı kadar konforlu değil. Herkesi memnun etmek zorundasınız ya da zorunda hissediyorsunuz. Ocak 2009 (No 43) sayısı çıktığından beri aldığım tepkiler genellikle dergimizin somut bir duruşunun olmaması üstüne.

 

Burası Yeniçağ gazetesi değil. Zaman gibi belirli beklentileri olan bir kitleye de yazdıklarımızı yansıtmıyoruz. Posta gibi ajansları derleyip ortaya bir şeyler de koymuyouz. Biz aylık, interaktif bir elektronik dergiyiz. Dergi yazarlarına "Kendinizi tanımlayınız, ideolojik yelpazede neredesiniz…" gibi sorular sorarsanız alacağınız cevapların birbirine uymaması sizi şaşırtmasın. Ne yazık ki Türk E-Dergi’de siyah ya da beyaz yoktur. Biz yazarlarımıza ne yazmaları gerektiğini söylemek zorunda değiliz. Çünkü dergiden ekonomik bir gelir elde etmiyoruz. Aramızda ihaleye giren, devletle meselesi olan yok. Türk E-Dergi yazarları akademik kariyer sahibi ya da öğrenciliğe devam eden insanlar. Türk E-Dergi, yazarlarını tanımlayan, onlara nasıl yazmaları gerektiği konusunda brifing veren bir oluşum değildir. Üstelik bizler bunu kişilik haklarına yapılan bir saldırı olarak değerlendirmekte de hiçbir sakınca görmeyiz. Kısacası Türk E-Dergi faşizan olan her türlü eyleme karşıdır; ancak faşizmin dillendirilmesi için yer açabilecek kadar da demokratiktir.

 

Ortak bir dil oluşturmanın gereğine inanmıyorum. Çünkü tanımımız “Geniş içerikli elektronik dergi”. Geniş bir içeriği dar bir perspektife sığdırmanın yanlış olacağını düşünüyorum. Tek eksiğimiz derdimizi henüz yeterince anlatamamamız.

 

Aramıza katılacak olan yeni yazarlar ve onların sunacağı bakış açılarıyla Türk E-Dergi derdini anlatır hale gelecektir ve yazı kategorizasyonuyla da görüşsüzlük olarak nitelendirilen şeyin aslında çok görüşlülüğe açık, özgürlükçü ve demokrat bir çizgi olduğu açıkça ortaya konacaktır.

 

Burası Türk E-Dergi’dir. Aynı sütunda en iyi iki dost birbirinin tam zıttı fikirleri hiç düşünmeden savunabilirler. Çünkü burası Türkiye ve bir şeyleri tartışmanın tam zamanı. Sizin zamanınız da geçmeden içeriğe göz atın. Biz sadece size değil, sizinle birlikte bu toplumda yaşayan herkese, her ideolojiye değer veriyoruz. Beğenmediğiniz içerikleri okumamakta ya da eleştirmekteki sonsuz serbestliğinizin ve bir yazıyı beğendiyseniz görüşlerinizle destekleyebilecek olmanın, sansürlenmemenin tadını çıkarın.

 

 

Bir Cevap Yazın