Naçizane

ULUSLARARASI TİCARET VE FİNANSMAN

8 Mins read
Naçizane

ULUSLARARASI TİCARET VE FİNANSMAN

8 Mins read

      Merhaba sevgili, bir yıl harıl harıl ders çalışıp 195 dakikalık bir sınavda ter döken, kardeşlerim; Sınav artık geride kaldı ve üzerinizde çok büyük bir rahatlık var fakat esas stres bundan sonra başlıyor. Puanlar açıklanacak ve tercihler için 2 haftalık yarış başlamış olacak. Tercih yapmak en az sınav kadar önemlidir; çünkü sınav öncesinde ve sınav sırasında verdiğimiz en ufak emeğin bile boşa gitmemesi için dikkatli davranmalıyız. Tabi ki herkesin kafasında yapmak istediği bir meslek,  okumak istediği bir bölüm vardır. İlk önce okuyacağımız bölümü gerçekten isteyip istemediğimizi düşünmeliyiz ve iyi karar vermeliyiz. İstemeyerek okunan bölümden hiç kimseye hayır gelmez. İyi düşünüp bölümü belirledikten sonra hangi üniversite sorusu karşımıza çıkıyor. Sıralamada hangi üniversiteyi daha önce yazacağımıza hem puanımız hem de üniversitelerin sağladığı eğitim alanında ve sosyal alanda sağladığı imkânlar önemli rol oynuyor. Lafı daha fazla uzatmadan 2008 yılında mezun olduğum İzmir Ekonomi Üniversitesinden(vakıf üniversitesi)  ve Uluslararası Ticaret ve Finansman(lisans) ve Lojistik Yönetimi (yan dal)  bölümlerinden bahsetmek istiyorum.

   Ben İzmir Ekonomi Üniversitesini tercih ettiğimde henüz 3 yaşında bir üniversiteydi. Böylesine genç ve yolun başında bir üniversiteyi tercih etmek büyük cesaretti(bence). Kiminiz şimdi puanın yetmemiştir de özel üniversite seçmişindir ya da yeni üniversite parayla rahat rahat okurum diye içinizden yorum yapıyor olabilirsiniz. Buna da açıklık getireyim, puanım iyi di ve çoğu devlet üniversitesine yetiyordu, para mı battı öyle bir durumda yoktu ama alanınız eşit ağırlık ise Türkiye de çok fazla nitelikli bölüm seçme şansınız yok. Zaten eşit ağırlık birçok dezavantaja sahip bir bölüm, hem sayısal hem de sözel alandaki öğrencilerde sizin çoğu bölümünüzü seçebiliyor. Bu yüzden kendimi farklılaştırabileceğim bir okul seçmek zorunda hissettim. Neredeyse Türkiye de ki çoğu üniversiteyi inceledim. Bir üniversiteyi seçerken bulunduğu şehirde çok önemli çünkü 4 ya da 5 yıl o şehirde yaşayacaksınız. Ailem Kocaeli’nde ikamet ederken ben İstanbul yerine İzmir’i tercih ettim. Kiminiz ne kadar aptalca diyebilir. Ama kendimce haklı sebeplerim var fakat, hepsini burada anlatıp sizi sıkmak istemem birkaçını söylemek gerekirse, İzmir modern bir şehir, sakin, öğrencilere maddi açıdan uygun ve çok güzel bir kordon’u var :). Konumuza dönelim İzmir Ekonomi Üniversitesi eğitim açısından öğrenciye güzel imkânlar sunuyordu. Bunlardan en temeli yüzde yüz İngilizce eğitim veriliyor ve aynı zamanda ikinci bir yabancı dil de zorunlu olarak öğretiliyor ve bu sayede iki dil bilir hale geliyorsunuz. Her öğrenciye dizüstü bilgisayar veriliyor, bu sayede her öğrenci çalışmalarını rahat rahat yürütebiliyor. İkinci sınıftan itibaren başka bir bölümden çift ana dal ya da yan dal yapma imkânı sunuluyor. Bu da bence önemli bir imkân, çift diplomayla mezun olabilirsiniz. Eramus, yani öğrenci değişim programıyla yurt dışına gidip hem yeni yerler görebilirsiniz hem de İngilizcenizi geliştirebilirsiniz, tabi ki gittiğiniz ülkede bölümünüzü okumaya devam edeceksiniz. İzmir ekonomi üniversitesinin kötü bir özelliği geniş bir kampüsünün olmayışı, ben girerken güzel bir kampüs projesi vardı ama mezun oldum ama halen hayata geçirilememişti. Üniversiteden bu kadar bahsetmek yeterli, nasıl olsa okulların web sitelerinde yeterli bilgi bulunuyor. Bu web sitelerinde yazılan tanımların yeterli olmadığı bölümlerden bahsedeyim. Daha doğrusu kendi bölümlerimden bahsedicem.                                                                                                                 

 

   İlk olarak lisans yaptığım bölüm olan Uluslararası Ticaret ve Finansman bölümünden başlamak istiyorum. Başka üniversitelerde değişik formatları bulunuyor. Bölümün isminde Uluslararası Ticaret daha heybetli durmasına rağmen Finansman ağırlıklı bir bölümdür. İlk sene İşletme ve Ekonomi bölümleriyle dersler aynıdır. İkinci senede biraz benzer fakat birkaç farklı ders vardır. Esas olarak 3. ve 4. sınıflarda alan dersleri ağırlıktadır.  Finansmandan da anlaşılacağı gibi matematik, istatistik, ekonomi ve finans dersleriyle sayısalı ağır basan bir bölümdür. Rakamlarla biraz haşır neşir iseniz zevk alacağınız bir bölümdür. Eşit ağırlık alanına layık bir bölümdür. Çoğu bölümde olduğu gibi burada da teoriden öteye geçmek biraz zor ancak finans alanında çalışmak istiyorsanız çoğu bölümden bir adım önde olacaksınızdır. Ticaret alnında bildiğiniz gibi insan ilişkileri ve pratik bilgi çok daha önemlidir ve bunun için teoriden fazlasına ihtiyaç duyulur. Bu yüzden stajlar bu açığı kapatmak için en iyi fırsattır. Bu bölümün iş alanı bayağı geniştir. Bankacılık, ithalat ve ihracat, kamuda hazine müsteşarlığında, Spk(Sermaye Piyasası Kurulu)  ve benzeri kuruluşlarda görev alma şansı yüksektir. Tabi ki iş bulmak denildiği kadar kolay değildir ancak kendinizi geliştirir ve mümkün olduğunca çok staj yaparsanız iş bulmanıza yardımcı olacaktır. Hem İngilizce bilmemiz hem de ikinci bir yabancı dil bilmemiz firmaların tercihinde öne çıkmamızı sağlayacaktır. Ticaret yüzyıllardır yapılıyor ve dünyadaki son güne kadar devam edecektir. Uluslararası ticaret ya da ithalat ve ihracat alanında yetkinlik kazanmak küreselleşen dünyada etkin bir oyuncu olmamızı sağlayacaktır. Hemen hemen her alanda ticaret yapılmaktadır, bu da seçeneğimizin çok olduğu anlamına gelir. Bu bölümde Dünya Ticaret Örgütü hakkında bilgiler verilmektedir,  dış ticaret yönetimi dersi ile ticaretin temeli öğretilmektedir, Uluslararası İşletmecilik dersi ile uluslararası şirketlerin nasıl yönetileceği konusunda temel bilgiler gösterilmektedir ve bunlara benzer birçok ders ile dünya ticaretinde etkin bir oyuncu olarak mezun oluyorsunuz. Şunu da belirtmek istiyorum mezun olduğunuzda kimse sizi müdür yapmaz, ilk olarak işe ya yönetici yardımsı ya da asistanı olarak başlarsınız.

   Yan dal yapmış olduğum bölüm olan Lojistik Yönetimi’nden bahsetmek gerekirse,  zevk aldığım bir bölümdü. Bu sözüm diğerinden zevk almadım anlamına gelmesin bu iki bölümü de severek okudum. Bu bölümde yan dal yapmakta ki amacım,  lojistik olmadan ticaret düşünülemez ve ben bu iki alanda uzmanlaşarak işimi en iyi şekilde yapmaktı(diğer sebebini daha sonra söyleyeceğim). Lojistik Yönetimi bölümü bir eşit ağırlık öğrencisinin okuyabileceği kıymetli bölümlerden biridir. Çünkü lojistik sektörü gelişmekte olan ve hayatın her alanında ihtiyaç duyduğumuz bir alandır. Bu bölüm sayısala biraz daha yakındır. Bir nevi iktisadi ve idari bilimlerin Endüstri Mühendisliği gibidir.  Bölümde birçok planlama ve modelleme tekniği öğretiliyor, değişik programlar öğretiliyor, Tedarik Zinciri Yönetimi, Stok ve Envanter yönetimi ve Taşımacılık Yönetimi gibi günümüzde üretim sektörünün ve ticaretin ihtiyacı olan konularda öğrencilere yetkinlik kazandırılıyor. Lojistik Yönetimi bölümünden mezun olanlar taşımacılık sektöründe, üretim yapan firmaların lojistik bölümlerinde, hipermarket zinciri bulunan firmaların dağıtım merkezlerinde ve daha aklıma gelmeyen birçok yerde çalışma imkânı bulacaklardır.

   Şimdi diyeceksiniz iyi, güzel, hoş da bu kadar şey anlattın bu bölümler şöyle imkân sağlar, böyle imkân sağlar sen şimdi neler yapıyorsun?  Hemen söyleyeyim; akademik bilgi birikimimi bir üst seviyeye taşımak için İstanbul Teknik Üniversitesinde, Deniz Ulaştırma Mühendisliği bölümünde yüksek lisans yapıyorum, hatta şuan tez aşamasındayım. Aynı zamanda Türkiye’nin köklü firmalarından birinde(isim vermeyeyim reklama girmesin) ihracat bölümünde yönetici yardımcısı olarak çalışmaktayım. Bu arada içinizden bazılarının neden denizcilik sektörü dediğini duyar gibiyim. Hemen buna da açıklık getireyim; biz ailecek denizciyiz ve bende bu alanda çok çalışmak istiyordum fakat lisansta olmamıştı, anacak yüksek lisansta bunu başarmayı kafama koyduğum için Lojistik Yönetiminden yan dal yaparak altyapımı oluşturdum ve Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden birinde yüksek lisans yapma şansı buldum. Bence bir şeyi başarmak için çok ister ve inanırsak yolun yarısını bitirmiş oluruz. Sevgili kardeşlerim, hepinize hayatta başarılar. İnancınızı ve umudunuzu hiç yitirmemeniz dileğiyle…

 

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: