Naçizane

VAKİT, YILBAŞI VE GAZETECİLİK ÜSTÜNE

2 Mins read
Naçizane

VAKİT, YILBAŞI VE GAZETECİLİK ÜSTÜNE

2 Mins read




İsrail Gazze’de. Savaş Türkiye’nin dokunamayacağı; ama hissedeceği kadar yakında. İslami Medya TSK dua Filistin’e sahip çık nidalarıyla gaza getiriyor herkesi. Günlerden 31 Aralık. Yeni yıl Türkiye’nin her yerinde kutlanıyor ve İslami Medya bunun ümmete ihanet olduğuna karar veriyor. Kanal 24 ve belirli muhafazakar kanallar hariç tüm kanallar çok önceden hazırladıkları programları banttan da olsa yayına koyuyorlar.

Ankara’dan 7 üniversite öğrencisinin ölüm haberi geliyor. 2009 hiç hoş merhaba demedi Türkiye’ye; oysa Vakit gazetesi başta Hasan Karakaya olmak üzere bu haberle ilgili "YILBAŞI FELAKETİ" başlığı altında "Kutlarsanız böyle olur. İçkinin sonu işte." gibi ithamlara varan bir üslupla çıktı. 4 Ocak 2009 Pazar günü de Vakit gazetesi’nde Karakaya imzalı "Kartel Medya Neden Vakit’e Saldırdı?" başlıklı bir yazı yayınlandı.

Birincisi olay partiyi veren çocuk ve annesi evlerinde uyurken gerçekleşseydi “DOĞALGAZ FELAKETİ” adını alıdı; ancak doğalgaz Vakit mantığına göre yılbaşında zehirleyiciliğini arttırmış olacak ki Vakit böyle bir başlıkla çıkmayı gazetecilik etiğine sığdırmış.

Vakit Türkiye’de dönem dönem 75.000’i bulan okur sayısıyla önemli bir gazete. Gazete olarak değerini tartışmak gereksiz, objektiflikten her daim sınıfta kalan ve özellikle isim konusunda telif problemleri yaşayan bu gazetenin sadık bir kitlesi oluşu gerçeği ortada.

Sadık okur kitleleri yönlendirilebilir kitlelerdir. Fikirleri normal şartlarda demokratik toplumlardaki gazetelerde tam olarak değiştirilemez gibi görülür; ancak eğilimli kişiliklerin dönemin şartları göze alındığında her haberi yutması mümkündür. Yılbaşı ve doğalgazı bağlayan zihniyet bilindiği gibi 17 Ağustos’u da ordu tarafından düzenlenen baloya bağlamış “Çıplak, alkollü üst üste öldüler.” diyerek gazetecilikle ilgisizliğini ortaya koymuştu. Aslına bakasanız o dönemki Akit şimdiki Vakit’in öz babasıdır denebilir.

Kısacası gazeteler ve isimleri değişse de arkalarındaki zihniyet ve sizi götürmek istedikleri yerler değişmiyor. Ölen gençler için “Çıplaktılar.” açıklamasını yapan Veysel Karani Demir bile istifa etmişken Vakit bu konuyu geçiştiriyor ve tek bir savunma yazısıyla atlıyor o yazıda da kartelci medyanın Konya’da yıkılan kız yurdu ve oradaki kızlar hakkında yazdıkları.

Dönemin gazetelerine dönüp baktığımızda tek gördüğümüz ailelerin tutumuna dönük eleştiri. Yasal olmayan bir şeyin eleştirilmesi sanırım çok da sıradışı değil. Üstelik ailelerin kurumdan davacı olmayışı tek kelimeyle susturulmuş ve sindirilmişlik göstergesi. Döneme ilişkin tek hata ise Konya ve muhafazakarlık kelimelerinin sık sık tekrar edilmesi.

Vakit haber yapıyorum ayağına şeriat şakşakçılığına ve modernleşme düşmanlığına devam ediyor. Onlardan olmadıklarına inandıklarının dramını bile bir rant aracına çevirebiliyor. 2009’un ilk büyük ayıbı basın adına Vakit’ten geliyor.


 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: